Hoş bir başlık olmadı, biliyorum.
Peşinen de özür dilerim…
Ancak artık herkese gına geldi.
Hani, “artık burama geldi” derler ya…
Öyle bir şey.
Bu ülkede, üç alan var ki, tüm yatırımları tehdit ediyor…
Çünkü üçünde de “yazılı kurallar” uygulanmıyor.
Uygulanmadığı için de başımıza gelmeyen kalmıyor…
Gece kulüpleri, “konsomatris” çalıştırabilir ama bu konsomatrislerin “para karşılığı ilişkiye girmesi” yasak…
Öyle mi?
Kumarhaneler var… Yasa gereği KKTC vatandaşlarının girmesi yasak…
Öyle mi?
Bet ofisleri var…
18 yaşından küçüklerin girmesi yasak…
Öyle mi?
Herkes de biliyor ki, öyle değil…
Unutmadan bir de “her isteyenin ruhsatlı- ruhsatsız belinde silah taşıdığı bir ülke” oldu burası.
Kimin cesareti var?
Bu memleket turizm ve üniversiteler adası.
Yani, bakınca öyle…
Peki nasıl tarif ediliyor?
“Öğrenci olarak oğlumu yolladım ama parayı karıda- kızda- kumarda yedi…”
“Ne yollayacağım kızımı, oralar hep pislik yuvası…”
Bu var maalesef.
Ciddi bir öğrenci girişi olmasına rağmen, bir o kadar da gelmiyor aslında.
Aileler bu gerekçelerle göndermiyor.
Havaalanından başlıyor
Karı- kız pazarlığı havaalanından başlıyor.
Daha geçenlerde, Başaran Bey’in adaya gelen misafirine takside yapılan teklif, “Katalog ister misiniz?” oldu.
Kataloğa bakın, envai çeşit gece kulübü ve envai çeşit ülkeden kadın pazarlanıyor.
Daha taksiciden başlıyor “gece kulübü” muhabbeti.
Artık içimize sinmesin
Her gün yakalanan kilolarca uyuşturucu…
Uyuşturucu batağındaki onlarca genç…
“Açlıktan- sefaletten” hırsızlık yapanlar…
Son kuruşuna kadar her şeyini kumara yatıranlar…
Çaresizlik içinde intihar edenler…
Ve fuhuş…
Resmen kadın pazarı
Evet fuhuş…
Dünyanın farklı yerinden geliyor kadınlar…
“Konsomatris” adında.
“Sadece dans edecekler ve masada içki içecekler” yetkisi ile.
Öyle mi?
Değil…
“200 TL saati”…
“400 TL” geceliği hesabı.
Resmen kadın eti pazarlanıyor.
İçki masalarına meze kadın bedenleri…
İçkinin dozunu kaçırıp “nasıl olsa parasını ödedim” diyerek kadına hayvanca davranan tiplerin elini kolunu sallayarak gezdiği bir ortam…
Kimde var o yürek?
Kimsenin yaşadığımız ortamı bu hale sokmasına hakkı yok.
Ama yasaların olup uygulanmadığı, suç işleyenin cezasını bulmadığı bu ortanda, ne olacak ki başka?
Adam beline silahı takacak, “geliyorum” diyecek…
Sıkacak…
Diğer, 18 yaşından küçük çocukları bet ofislerine doldurmaktan imtina etmeyecek…
Ama maalesef bu durumu içine sindirenler var.
“Vergini ver, istediğini yap” diyebilir mi bir devlet gece kulübü sahibine…
O zaman, “pezeveklik yapıyor devlet” dediği zaman, kızmayacak kimse.
Hiç kimse yasaların üzerinde değildir.
Vergi veren de dahil.
Peki, bu ülkeyi yöneten daha kaç hükümet buna göz yumacak?
Nerede insan hakkı?
Nerede baba yüreği?
Nerede ana yüreği?
“Vergi verir” diye tamamdır?
Bu ülkenin, kara paracıdan, pezevekten, beli silahlıdan, eli uyuşturucuya bulaşanlardan korkmayan yürekli yöneticilere ihtiyacı var.
İnşallah, onu da göreceğiz…
































