Kıbrıs

Sadece 3 kadın bakan


SAYI ÇOK AZ: KKTC’de tarihinde seçimle Meclis’e giren sadece 3 kadın vekil bakanlık yapma imkanı buldu. Bakanlık görevi yapan Onur Borman, Şerife Ünverdi ve Gülsen Bozkurt dışında Sibel Siber 2013’te kurulan geçici hükümetin Başbakan’ı oldu

Seçimle Meclis’e giren kadın siyasetçilerden sadece Onur Borman, Şerife Ünverdi ve Gülsen Bozkurt bakanlık görevi yaptı. Siber Siber’de 2013’te kurulan geçici hükümet döneminde Başbakanlık yaparak “KKTC’de tarihinde ilk kadın Başbakan” olarak tarihe adını yazdı.
Havadis’e konuşan Şerife Ünverdi ve Gülsen Bozkurt Meclis’teki kadın sayısının neden bu kadar az olduğunu değerlendirdi. Gülsen Bozkurt, meclisteki kadın sayısının artması için siyasi partilerin kota uygulamasının şart olduğunu savunurken Ünverdi ise kota olmasa bile kadınlara siyasette daha çok yer verilip kademe kademe yükselmesinin sağlanması gerektiğini öne sürdü.

 

Bozkurt: Kadınlar siyasette olması gereken yerde değil
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Sağlık ve Çevre eski Bakanlarından Gülsen Bozkurt, 1990’lı yıllarda daha aktif bir kadın hareketi olduğunu anlattı. Son zamanlarda ise KKTC’de daha önce çok yaşanmayan tecavüz ve kadına şiddet olaylarının yaşanmaya başladığını kaydeden Bozkurt, “Ne yazık ki kadınlar siyasette de olması gereken yerde değil” dedi. Bozkurt şu şekilde konuştu:
“Ne yazık ki son 10 yılda Kıbrıs’ta başlayan kadın hareketinde bir ilerleme olmadı. 1990’lı yıllarda daha aktif bir kadın hareketi vardı. Fazla bir gelişme olmadığı gibi tam tersine tecavüz ve kadına şiddet olayları arttı.” 

“Kota şart”
Kadınların siyasette daha aktif rol alması için siyasi partilerin mutlaka ve mutlaka kadın kontenjanı koyması gerektiğini savunan Bozkurt, ancak sadece CTP-BG ve TDP’de bu uygulama olduğunu belirtti. Bozkurt, bazı ülkelerde yüzde 30 bazı ülkelerde ise 50’ye yakın kadın kotası olduğunu belirterek yasalarda kadınları siyasete teşvik edici maddelerin olması gerektiğini öne sürdü.

“Birçok engel var”
Kadınların siyasette yeteri kadar aktif olmamalarının birçok nedeni olduğundan söz eden Bozkurt sebepleri şu şekilde anlattı:
“Nedenlerin en başında siyasi partilerin kadınları oy toplayıcı bir unsur olarak görüp, ayak işlerini yapan biri olarak algılamasıdır. Bir siyasi parti içinde kadın bir söz söylediğinde de erkek kadını yetersiz görüyor. Özellikle bu durum sağ partiler için geçerlidir. Sol partilerde kadına ayrılan bir kontenjan vardır. İkinci bir etken ise kadınların ekonomik gücü olmamasıdır. Siyasete girerken hangi parti olursa olsun bir miktar para harcanması gerekir. Böylece ekonomik gücü olmayan ancak çok yetenekli kadınlar siyasete giremiyor. Birde kadınların siyaseti erkeğin egemen olduğu bir alan olarak görmesinin faktörü var. Tüm bunlar birleşince kadınlar istenilen oranda siyasette yer alamıyor.” 

“Yüzde 6 ile 8 arası değişiyor”
Bozkurt kadınların siyasette aktif olma oranının yüzde 6 ile 8 arasında değiştiğini kaydederek, “Kadınların aday listesine girmesi bir sorun, kazanabilmesi başka bir sorun” dedi. Bazı kadınların ise toplum tarafından tanınmadığı için seçilemediğini ifade ede Bozkurt, bir kişinin seçimde kazanması için toplum tarafından tanınmanın da önemli rol oynadığını belirtti.

“En güzel örnek İskandinav ülkeleri”
Kadınların siyasette aktif rol almalarında örnek alınacak ülkelerin İskandinav ülkeleri olduğunu kaydeden Bozkurt şu şekilde konuştu:
“Bu ülkelerde kandının siyasette aktif rol alması kendi kendine beklenmedi. Önce parti tüzüklerine kadın kotası konuldu ve ardından da kadınlar bilinçlendi ve talep etti. İsveç’i ziyaret ettim. Orada kadınlardan sorumlu bakan çok güçlü bir kadındı. Daha sonra başkan yardımcısı oldu zaten. İşçi partisinde çalışan kadınlar kadınlara yüzde 30 kotanın yetmediğini söyleyerek bir kadın bir erkek olmasını istediklerini partisine aktardı ve kabul ettirdi. Bu şekilde parti tüzüğüne konuldu. Özel sektörde de kadınların yöneticilikleri yüzde 4’ten yüzde 12’ye çıkarıldı ama hedefleri yüzde 25. Buna pozitif ayrımcılık denebilir. Bizde de bu yapıldığı sürece siyasette kadınların sayısı artacaktır.”

“Şu an kadın bakanımız yok”
Bozkurt şu anda kabine de tek bir kadın bakan bile bulunmamasının kendisi için çok üzücü olduğunu belirtti ve hükümetteki büyük ortağın sol parti olması nedeniyle de durumun daha da üzücü olduğunu ifade etti. Bu durumda umudu canlı tutmaktan başka bir çare olmadığını söyleyen Bozkurt kadınların Meclis’e daha çok katılımının sağlamanın yasal yolunun bulunmasını temenni etti.

***

Ünverdi: Siyasi partilere önemli görev düşüyor

2003-2005, 2005-2009 ve 2009-2013 dönemleri olmak üzere üç dönem milletvekili seçilen Şerife Ünverdi aynı zamanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yaptı. Havadis’e konuşan Ünverdi, Meclis’teki kadın sayısının yeterli olmadığını söyledi ve “Umarım önümüzdeki yıllarda kadın vekil görürüz” dedi. Ünverdi kadının siyasette daha aktif rol alabilmesi siyasi partilere de önemli görev düştüğünü belirtti.

“Kadınlar siyasete yeni bir vizyon katar”
Kadınların karakterlerinde hoşgörü olduğuna ve kadınların sezgilerinin güçlü olduğuna değinene Ünverdi şu şekilde konuştu:
“Kadınların karakterlerinde hoşgörü var ve sezgileri çok güçlü. Bu nenle siyasette çok şey katacaklarına inanıyorum. Kadınların siyasi yaşamda daha aktif olması için siyasi partilere de önemli rol düşüyor, parti yetkilileri gereken önlemleri almalı.”

“Fırsat verilmeli”
Kadınların siyasette daha aktif rol alması için kota olmasa bile, kadınlara en alt kademeden görevler verilerek kendilerine olan güvenlerinin artırılabileceğini ifade eden Ünverdi, “Kadınlara kendi donanımlarını siyasete yansıtmaları için fırsat verilmelidir” dedi. Ünverdi böylece kadınların kendilerini kanıtlamış olacağını ifade etti.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı