90’lı yılları yaşayanlar hatırlayacaktır. Dönemin Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan, ESKA inşaatın sahibi Selim Edes’ten aldığı iddia edilen rüşveti reddetmiş ve “Belgesi var mı?” demiştir. Buna karşılık Edes de Civan’a atfen tarihe geçen o meşhur sözleri söylemiştir: “Rüşvetin belgesi mi olurmuş, p…vk.”
Rüşvetin belgesi olmaz genellikle. Ama bu garip KKTC’de yetkili makamlar siyasi rüşveti öylesine pervasızca dağıtmışlar ki, bu rüşveti resmi belgelere de aktarma fütursuzluğunu göstermişler. Nasıl olsa bir hesap soran çıkmaz düşüncesi göstere göstere seçim rüşvetini yasaları çiğneye çiğneye dağıtmışlar…
Gerçekten de iki gün üst üste kamuoyunu meşgul eden “karavan rezaleti”nde ortaya saçılan belgeler bir büyük skandalı da kamuoyunun gözleri önüne sermiştir.
Gelin bu ortaya saçılan resmi belgeler üzerinden göstere göstere yasaların hiçe nasıl sayıldığına bakalım…
Ermiye Tayyarecioğlu, geçtiğimiz yıl İskele Kaymakamlığı’na başvurarak Yeni Erenköy’de bir araziyi “karavan alanı” olarak kullanmak üzere kiralama talebinde bulunur. Arazi “Karpaz Bölgesi Planlama Sınırı İçerisinde Denetim ve Geliştirme Emirnamesi” kapsamında olduğu için kaymakamlık, kendinin de bağlı olduğu İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’na bağlı Şehir Planlama Dairesi Müdürlüğü’ne İ.K. Hal/1532-445 sayı ve 12/3/13 tarihli bir yazı ile konuyla ilgili görüş talep eder. Yani kaymakam, söz konusu arazinin Emirname kapsamı içinde olduğunun bilincindedir…
Şehir Planlama Dairesi Müdürü, Ş.P.D sayılı ve 10 Nisan, 2013 tarihli bir yazı ile kaymakama görüşünü iletir. İlgili yazıda, arazinin Emirname kapsamında ve “tarımsal alan” içerisinde olması nedeniyle ancak tarımsal amaçlar doğrultusunda kullanılabileceği ve “karavan alanı” olarak kullanılmasının UYGUN OLMAYACAĞINI yazar…
Şehir Planlama Dairesi’nin olumlu görüşü olmaksızın Emirname kapsamındaki bu arazinin kiralanması yasalara aykırı ve usulsüzdür.
Ama öyle anlaşılıyor ki, o dönem siyasete iyice soyunan İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz, yasaları zerre kadar dikkate almamaktadır. Olumsuz görüşü masasının üzerinde bekletir. 28 Temmuz’da yapılacak seçimler için yasakların başlangıç tarihi 1 Haziran’dır. Seçim yasaklarının yürürlüğe girmesinden iki gün önce yani 30 Mayıs 2013 tarihinde İcar Takdir Komisyonu’nun alelacele aldığı 68/2013 sayılı bir karar ile arazinin, Ermiye Tayyarecioğlu’na kiralanmasına karar verilir ve seçim yasaklarının başlamasından bir gün önce, 31.5.2013 tarihinde Kaymakam’ın imzasıyla tarımsal arazi 1 yıllığına ve “karavan alanı” olmak üzere kiralanır…
Olumsuz görüş, tam iki buçuk ay, masada durur ve tam seçim yasaklarından bir gün önce kiralama yapılır. Yasaları bir yana bırakalım. Olumlu görüş olsa dahi seçim yasaklarından bir gün önce yapılan işlem etik olur mu? İşlem, buram buram “seçim rüşveti” kokmuyor mu? Üstelik o aceleyle imzalanan sözleşmede icar bedeli rakam ile 2100.00TL olarak gösterilirken, yazı ile iki yüz elli TL olarak gösterilmiş. Ciddiyetsizliğin biri bin para..!
Yasaların açıkça çiğnenmesini biryana bırakalım. Kaymakam Merhametsiz, Havadis Gazetesi’nin kendisiyle yaptığı röportajda açıkça “yalan” da söylüyor. Araziyi “o bölgeye karavan konulmasının yetkili mercilerce uygun bulunması halinde bu karavanların konulabilmesi için konu araziyi tarım arazisi olarak kiraladık” diyor. Oysa, “yetkili mercilerin” karavan konulmasını uygun bulmadığına ilişkin önünde kapı gibi resmi yazı var. Buna rağmen sözleşmeyi “tarım arazisi” olarak değil, kira sözleşmesinde de açıkça yazıldığı gibi “karavan alanı” olarak yapmıştır. Ortada resmi belgeler dururken, hem yasaları çatır çatır çiğnemek hem de pişkinlikle yalan söylemek nasıl bir kamu görevi anlayışıdır..?
Kepazelik bununla da bitmiyor. Yeni Kaymakam Ahmet Musaoğulları’nın, Ermiye Tayyarecioğlu’na yazdığı 14 Temmuz 2014 tarihli yazıda, kiralanan arazi üzerinde sözleşmeye aykırı olarak hafriyat faaliyetleri, toprak düzeltme ve doğal yapıyı bozucu faaliyetlerde bulunulduğu tespit edildiği ve sözleşmenin bir yıllık süresinin de dolması nedeniyle iptal edildiği yazılıyor. Ancak yeni seçilen Yeni Erenköy Belediye Başkanı Mesut Yıkıcı, “Yapılan denetimler neticesinde karavanların çevreye herhangi bir zarar verildiği tespit edilmemiştir” diye gazeteye demeç veriyor. Bölgeyi korumakla görevli bir Belediye Başkanı Kaymakam’ın “doğal yapının bozulduğuna” ilişkin tespitlerini siyaset uğruna göz ardı edip popülist davrandığı da ayrı bir kepazelik…
İlgili kişiler Ermiye Tayyarecioğlu ve eşi Vedat Tayyarecioğlu’nun, resmi belgeler ortaya saçıldıktan ve ortada tipik bir siyasi rüşvet vakası olduğu ortaya çıktıktan sonra bile gazetelere çarşaf çarşaf beyanat verip “haklılıklarını” (!) kanıtlamaya çalıştıklarını görünce, işte memleketin hali diyor insan.
Peki, önündeki olumsuz görüşe rağmen yasalara ve usullere aykırı işlem yapan kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem yapılacak mı..?
Bu sorunun yanıtını da Kamu Hizmeti Komisyonu ve Başbakan’a bırakıyoruz…
YERİN KULAĞI VAR
ÇÖZÜMCÜ ADAY KAZANIR:
İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, çözümün adayı olanın ilk turda kazanacağını iddia etti. Bilmece gibi açıklama. Talat çözümcü, Akıncı da çözümcü, Derviş Bey’e bakarsanız sizden de çözümcü bu günlerde. Bu durumda çözümcü aday dediğiniz kim oluyor…?
EYLÜLE NE KALDI:
“Kuzey Kıbrıs, eylül ayı itibarı ile büyük reklam kampanyası ile başlayacak şok eylemlere tanık olacak.” Bu sözler, Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı’ya ait. Bıçaklı, 30’un üzerinde sendikanın eylülde harekete geçeceğini iddia etti. Sendikalar eylemlerden önce halkı aydınlatarak, destek olmaya çağıracaklar. Ne diyelim hayırlısı olur inşallah. Ancak bu iddialı sözlere bu toplumun karnı tok. Önlerine ulaşabilecekleri bir hedef koyarsanız ne ala, yoksa yine elli kişiyle eylem yaparsınız…
İŞE ALMANIN KRİTERİ:
Milli Piyangolar Birimi Sorumluluğu’na yapmak istediği atamayla ilgili de açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, “bet ofislerle ilgili politikayı ve bet ofislerinin işleyiş biçimini” çok iyi bildiğine inandığı bir kişiyi bu makama atamak istediğini belirtti. Sayın Denktaş’ın atama konusundaki kriterine bakar mısınız, bet ofisler hakkında bilgi sahibi olmak, atanmak için geçerli neden oluyor..?
KEŞKE YDÜ GİBİ, BAKANLIĞI DA DİNLESEYMİŞ:
Cumhurbaşkanı, organ nakli konusundaki yorumunu, sadece basından ve YDÜ yetkililerinden duyduklarına dayandırmış. Bakanı ya da bakanlığı arayıp, bilgi almamış. Bu da Tıp-İş’in “Cumhurbaşkanı, bir özel hastanenin temsilciliğini yapmaktadır” sözlerine neden oluyor haliyle…
NE BÜYÜKLÜĞÜ KALDI Kİ:
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, CTP’nin büyüklük kompleksinden kurtulmadığı sürece, daha çok kaybedeceğine vurgu yapmış. İlahi Sayın Özyiğit, son bir yılda partide yaşananlar partide büyüklenecek kompleks mi bıraktı. Yaşananlardan ders çıkaramıyorlarsa, yakında parça pinçik olacaklar da, haberleri olmayacak…
SIRASI MI ŞİMDİ:
CTP Milletvekili Birikim Özgür’ün, Güney Kıbrıs’ta olduğu gibi bizdeki vekil maaşlarının da düşürülmesi konusunda, “Kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomiye kavuşmamız için toplumsal irade varsa ve yapısal reformlar etrafında kenetleneceksek bir milletvekili olarak bu çerçevede her türlü özveriye hazırım” şeklindeki çıkışı, eminim kendi partilileri dahil, birçok vekilimizin canını sıkmıştır…
ZİRVEDEKİLER
Ahmet Uzun: Maliye eski Bakanı Uzun: “Popülizm o kadar alıp başını gitti ki; ne oldu biliyor musunuz, gidip Asil Nadir’den özür dilediler, benim arkadaşlarım. O gün de yönetimdeydiler şimdi de yönetimdedir bu arkadaşlar. Bana ‘üzerine yürü’ deyip sonra da özür dilediler. Yoldaşlık kavramında bunlar sırıtan olaylardır. Bana ‘dur’ dedin, neden gidip özür diledin. Özür dileyecek bir şey varsaydı beni de götürseydiniz özür dilemeye”…
DİPTEKİLER
Kanserde Öncülüğümüz: Dünyada, bir günde 39 bin kişiye kanser teşhisi konuyor. Bunun 1’i bizim küçücük ülkemizden. Türkiye’de ise bu sayı 465… Türkiye’nin nüfusuyla bizimkini oranlasak, bizde durum felaket. Geçtiğimiz günlerde kanser hastası bir Rum hanımla konuştuk. Rum Yönetimi Kıbrıslı Türklere sağlığı paralı yapmadan önce kemoterapide, her on hastadan 8’inin Kıbrıslı Türk, ikisinin Rum olduğunu söyledi. O da dehşet içindeydi. Hastanenin temeli atıldı, güzel de, nedenlerini ortadan kaldırmak için de topyekun bir harekatla çaba gösterilmesi gerekiyor…


































