Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Ruh hastanesi SOS veriyor

TIP-İŞ, Barış Ruh ve Sinir Hastanesi önünde uyarı eylemi gerçekleştirdi. Eyleme Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği de destek verdi

Dünya Ruh Sağlığı Günü olan bugün Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde acil vakalar dışında hizmet verilmedi.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası(TIP-İŞ) ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Barış Hastanesi önünde bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamalarda, hastanenin insan iş gücü, fiziki koşullar ve alt yapı eksiklikleri ile boğuştuğu ifade edildi ve sadece iki uzman hekimle yılda 18 bin hastaya poliklinik hizmeti verildiği kaydedildi.

 

Zeki: İmdat çığlığı atıyoruz

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Ayşe Zeki, hastane önünde yaptığı konuşmada, Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu’nun bir projesi olarak başlayan “Dünya Ruh Sağlığı Günü”, her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 Ekim’de kutlandığını hatırlattı ve “Bu günün amacı ruh sağlığı sorunları hakkında farkındalığı artırmak, küresel ve ülke temelli ruh sağlığı politikaları geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmasını güdülemek ve yeniden kamuoyunun gündemine getirmek, ruh sağlığı bozuk kişilerinin haklarının savunuculuğunu yapabilmek, daha görünür olabilmelerini sağlamak ve psikiyatrik bakım ve tedavilerin geliştirilip iyileştirilmesini mümkün kılmaktır” dedi.

Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından 2017 yılı için belirlenen temanın da  “İşyerinde Ruh Sağlığı” olduğunu söyleyen Zeki, şunları bilgileri verdi:

“Bugün bu ada yarısının 180 yatak kapasiteli 2. en büyük hastanesi ve tek Psikiyatri dal hastanesi olan Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin önünde toplandık. Geçen yıllarda SOS veren KKTC Ruh Sağlığı Hizmetlerinin artık daha kötü bir noktada olduğunu sizlerin farketmesi için bir imdat çığlığı atmak için buradayız. Belki fark ediliriz diye, sorumlu yöneticiler bizi daha çok duyar diye olan umutla buradayız!

İki Erişkin Psikiyatri hekimi ile 180 yataklı bir hastane çalıştırılmaya çalışılıyor; ki bu arkadaşlarımızdan birisi hastanenin idari görevini yapmaktadır.  Yılda 18,500’ün üzerinde ayaktan hasta bakan bir klinikte Haziran ayından bu yana Erişkin Psikiyatri Poliklinik hizmetleri tek bir Erişkin Psikiyatri Hekimi ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Hastanenin ayrıca yatılı hizmet veren 3 servisi ve 100’e yakın yatılı hastası bulunmaktadır.

Hastanemizde yardımcı sağlık personeli olarak çalışan hemşire ve psikolog sayısında da ciddi sorunlar bulunmaktadır.”

 

“Yasalarınız 1930’lardan kalma”

Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi binasının ciddi fiziki sorunlarına dikkat çeken Zeki, bir yıldır mecliste bekleyen bir Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı’nın varlığına işaret etti.

Zeki, “Bu ülke ciddi ruh sağlığı sorunları bulunan bir ülkedir. Kaygı bozuklukları; depresyon; madde kullanım bozukluğu; kişilik bozukluğu geliştiren kişilerin sayısı gün geçtikçe artmakta; ülkeye göç eden kişi sayısı ve eğitim almak için gelen öğrenci sayısı hızla artmaktadır. Dolayısı ile de her geçen gün hastanemizin yükü daha da çoğalmaktadır. Bir ülke düşünün ki, toplum ruh sağlığı parametreleri Alarm Sinyalleri veriyor; koruyucu ruh sağlığı alanında verilen hizmetlerin hiç birisi yok; ülke sosyal hizmetleri yetersizliklerle boğuşuyor; çocuklar da dahil olmak üzere birçok psikiyatrik tanı konabilecek insanınız var; ülkenizdeki nüfus her geçen gün kontrolsüz bir şekilde artmakta, üretilmiş bir ruh sağlığı politikanız yok, yasalarınız 1930’lardan kalma, insanlarınız tabu olduğu için hastalansalar dahi son noktaya gelip kriz yaşamadan sağlık hizmeti almaya gelmiyor ve siz birisi idari, birisi poliklinik hizmeti veren 2 erişkin psikiyatri hekimi ile hastane döndürmeye çalışın. Üstelik 3 yataklı servisi bulunan bir hastanede yatılı hastalarınız da olsun” ifadelerini kulandı.

 

“Hekimler tükenmişlik yaşıyor”

“Bugün şunun unutulmamasını isteriz ki; ben de dahil olmak üzere bu hastanede hizmet veren 4 Çocuk Psikiyatristi hekim, Erişkin Psikiyatri Polikliniği’nin işleyişine yardım etmesek (ki Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şemasında Çocuk Psikiyatrisi 7 yıldır halen tanımlanamamıştır) sevgili ve değerli mesai arkadaşımız Haziran ayından hastalanıp hizmet verememeye başladığından beridir bu hastanenin polikliniği kapatılma noktasına gelecekti” diye konuşan Zeki, insana yardım etme ilkesi ile yetiştirilen bir meslek üyesi olarak, canla başla çalıştıklarını belirtti. Zeki “Hâlihazırda sorunlarımızın çözümüne az da olsa katkıda bulunacak yeni bir hekim alımı aylardır yapılamamıştır. Ağır iş yükünden dolayı hastanemiz hekimleri tükenmişlik yaşamaya başlamıştır. Ruh sağlığı alanında ciddi sorunları bulunan bir ülkede, imkansızlıklar içerisinde hasta tedavi etmeye çalışan bizlerin de ruh sağlığı bozulmuştur” dedi.

 

Arifoğlu: Doktor yok, hasta çok

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Kenan Arifoğlu, hastane önünde yaptığı açıklamada, “Hastanede doktor yok hasta çok” dedi ve birçok eksikliğe dikkat çekti. Arifoğlu, kadrolarda eksiklikler bulunduğuna işaret ederek, tüm sıkıntıları hekimlerin göğüslediğini belirtti. Barış Hastanesi’nde görev yapan hekimlerin tüm yaşamlarından fedakarlık yaparak, çoğu zamanlarını hastanede geçirdiklerini vurgulayan Arifoğlu, “Altyapı eksikliği var, kadrolar açılmıyor, iş yeri güvenliği de düzgün değil.  KKTC’nin tek psikiyatri hastanesinde iki hekim her şeyle mücadele diyor. Acil gelen hastalar oluyor ve vicdanlarıyla baş başa kalıyorlar. Hekimler bunları yaşarken, devlet yükümlüklerini yerine getirmiyor. Sorumluluk hekimin üstüne kalıyor. Ruh sağlığı terk edilebilir mi?” diye konuştu.

 

“Hemşireler battaniye dağıtıyor… Isıtma yok…”

Arifoğlu, hastanedeki servislerin ayrı olması gerekirken,  hastaların karmakarışık olduğuna da işaret etti ve bölümlerin düzenlenmesi, hekimlerin ayrılması gerektiğini söyledi. Önümüzün kış olduğunu da hatırlatan birlik başkanı, şunları kaydetti:

“Hastanede her yer buz gibi. Hemşireler, kalkıp üşüyen hastalara battaniye dağıtıyor. Savaş dönemi gibi… Doğru düzgün bir ısıtma sistemi yok. Yataklar, dolaplar kötü durumda. Güvenlik bir var, bir yok.  Bu hastanede güvenlik çok önemli. Her an bir saldırıya, hayati tehlikeye maruz kalabilirsiniz. Maalesef o da yok. Neden yok? Çünkü gerekli işlemler yapılmadı, ihaleler açılmadı. Planlı olmamız lazım. Gerekli yasalar var ama altyapı yok. Bu işler ciddiyet ister. Devlet ciddiyet ister. Ciddiyetsizlik bizi bu noktalara getirdi. Tükeniyoruz…Her alanda sıktı var. Ruh sağlığı gününde bizim ruh sağlığımız hiç de iyi değil. Devletten ciddiyet ve işbirliği bekliyoruz.”

 

İncirli: Bu ülkenin hali hal değil

TIP-İŞ Başkanı Dr. Sıla Usar İncirli ise yaptığı açıklamada, hastanede verilen hizmetlerin fazlalığına işaret ederek, bir başhekim ve bir uzman hekimin görev yaptığı hastanede, hemşire, idari personel ve psikolog eksikliği yaşandığını da vurguladı. “Varın bu ülkenin halini düşünün. Bu ülkenin hali hal değildir. Hali bir enkaz yığınıdır. Bu ülkenin hali savaştan çıkmış bir toplumun sarılmayan yaraları gibidir” diyen İncirli, Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, ülkenin tek psikiyatri dal hastanesinin halinin perişan olduğunu kaydetti. İncirli,  1981 yılında açılan ve savaştan çıkmış bir toplumun kendi elleriyle yoktan yarattığı bir ülkede, o koşullara göre oldukça modern bu hastaneye o yıldan bu yana el sürülmediğini söyledi.  İncirli, “Yıllar geçti ama gelen geçen hükümetlerin hiçbiri de ilgilenmedi ve hastane yapıldığı gibi kaldı. Altyapı yapılmadı, hekim alınmadı, hemşire alınmadı. İki tane psikiyatri uzmanı, yılda 18 bin hastaya bakıyor. Bu hastanede üç servide sadece iki doktor hizmet veriyor. Hemşire yok, idari işler yok. Devlet ruh hastalarının ihtiyacı olan hekimleri hemşireleri istihdam etmedi

Sağlığı planlama özürlü hükümetler psikiyatrist açığı için hiç bir şey yapmadı. Yeni psikiyatrist yetiştirilmesi için kılını bile kıpırdatmadı. Yetişip gelen psikiyatri uzmanları düşük maaşlar ve kötü çalışma koşulları nedeni ile ya istifa etti ya da barış hastanesini tercih etmedi. Hekim yok, hemşire yok, psikolog yetersiz. İdari personel yok. Fiziki koşullar berbat. Bu ülkeye reva mı bu hastane? Çocuk psikiyatri uzmanlarına kadro bile verilemiyor

Ruh sağlığını soyut bir kavram olarak algılıyor idare ve yok sayıyor. Hastanenin koşullarını iyileştirmeyerek yok sayıyor. Hekim istihdam etmeyerek yok sayıyor. Sağlık politikası yok. Ruh sağlığı politikası hiç yok. Nereye kadar. Siz koskoca bir hastaneyi iki hekimin sırtına bıraktınız Biz hekimler hastalarım için buradayız. Hastalarımızın ihtiyaçlarını haykırmak için buradayız. Ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yasalar yapma özürlü bir meclis, sağlık gibi bir konuda sorumsuz, kapıp koyuvermiş bir irade istemiyoruz. Sağlığı sırtınızda kambur gibi görüp elinizi eteğinizi sağlıktan çekemezsiniz” ifadelerini kullandı.

 

“Haykırmaya devam edeceğiz”

İncirli, devlerin az hekimle çok iş yaptırmayı istediğini de öne sürdü ve şunları dile getirdi:

“Bu devlet, hekimlerimizi özlük haklarından mahrum bırakıyor. İnsanların ruhunu tamir eden hastane çökmüş durumda. Meclis, toplumun ihtiyaçlarına göre güncel yasalar yapmak zorundadır. Bugünkü sağlık krizinden yalnızca bizler değil, hizmet alanlar da etkilenmektedir. Ancak hiç kimse sorumluluk almıyor, yasa yapmıyor. Biz yürütmenin ve yasamanın koy vermesine izin vermeyeceğiz. Hastaların ihtiyaçlarını haykırmaya devam edeceğiz. Mesleğimizin onurunu insan için, emeklerimizi korumaya devam edeceğiz.”