Rezalete bakar mısnız!

6 Aralık 2017 Çarşamba | 12:35
Köş, Moreket
Kıbrıs Town Houses

Çürümenin olduğu bir yerde, en kolay bozulan da siyaset olur…

Bunu demokrasiye geçtiğimiz ilk günden bu yana tecrübe ettik…

Siyaset sistemimiz, başta ganimet, dağıtım, istihdam üzerine yanlış kurulmuştu zaten. Hatta eve telefon bağlatmanın, sosyal konut almanın bile partili olmakla alakası vardı, o derece…

Ama yıllar içinde giderek daha da yozlaştı. İnanılmaz bir çıkar alanı haline geldi.

Dün iki ayrı rezalet vakasını izledik…

Serdar Denktaş, dün yine sansasyonel bir açıklama yaptı.

Gezici anket şirketi kendisinden, Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası 500 bin lira istemiş.

Ne için?

Genel seçimlere kadar parayı peyderpey  alıp, DP’yi anketlerde birinci çıkartmak için.

Serdar Denktaş, “Bende öyle para yok” diyerek reddetmiş…

Aman aman aman…

Serdar Denktaş bu açıklamayı basına bir video ile dağıttı.

Biz de buraya not düşelim yazılı olarak. Daha önce de para karşılığı oy teklif edildiğini söylemiş, sonradan “şakaydı” demişti ya, bu defa da öyle olmasın diye…

Çürüme artık top noktasına ulaştı.

Kızmasınlar bence.

“Etik olmayabilir, ama yasal” tekerlemesini onlar çıkarttı.

Öyle olunca da herkes herşeyi ister…

İkinci olay da en az birinci kadar iğrenç…

Yine dün oldu bu ikincisi de. TV programları yapan bir meslektaşımız, bazı adayların programa çıkmak için para teklif ettiklerini söyledi ve bunu yapanları açık açık kınadı…

Yıllarca tv programcılığı yaptım, ama böylesini görmemiştim.

Seçim zamanı partiler, tv’lere, gazetelere reklam verirler. Bu konular kurumlar arasında oturulur,  konuşulur.

Ama yok da adaylar…

Partiler bir yandan karmayı engellemeye çalışsınlar…

Adayları sırf seçilsin diye parayı konuştursun, şahsi propaganda yapsın…

Geçmişte kapı kapı gezip, “mühürü kır, bana bir tikcik ver” dilenciliğini çok gördük ama, benim param var, her şeyi yapabilirim” diyene çok rastlamadık.

Ta başından adaylara baktığımızda kaliteden şikayet etmiştik. Her şeyiyle tartışmalı olanlar var demiştik…

Bu genel bozulmanın bir parçasıydı tabii…

Partilerin para kaynaklarını bile şeffaflaştıramadık ki…

Demek artık, açıktan bir parti başkanına, bir gazeteciye böyle bir teklifi yapacak kadar pervasızlaşmışlar…

Neyse, duvara tosladılar. Her kuşun etinin yenmeyeceğini anladılar, fena deşifre oldular.

İyi ki, basında böyle ahlaklı meslektaşlarımız var; iyi ki Serdar Denktaş bu kadar açık sözlü de, bu rezillikleri ortaya döktüler…

Ya bilmediklerimiz..?

Kimbilir ne karanlık yerlerde ne dolaplar dönüyor… Paralı bu arkadaşlar, kimlere neler dağıtıyor…

Sistemi değiştirmek yeterli değil artık.

Topyekün kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor.

Geçmişte yapılan iddiaların, Meclis kürsüsünden sallanan dolarların üstü kapatılmamış olsaydı, bu hallere gelmezdik…

Madem ki denetleyemiyoruz, madem ki cezalandıramıyoruz, madem ki hesap soramıyruz, çürümenin önünü de alamayacağız.

Ve her seçimde fırsatçılar, yeni yeni çirkinlikler, yeni atraksiyonlarla çıkacaklar karşımıza…


YERİN KULAĞI VAR

CTP-HP KOALİSYONUNA YEŞİL IŞIK: HP Genel Başkanı Kudret Özersay, CTP-HP koalisyonu için yeşil ışık mı yaktı? Özersay, “Halkın Partisi ve ana muhalefet partisi tarafından yapılan açıklamalar birleştirildiğinde ortaya çıkan sonuç, UBP’nin hükümetten gideceği ve koalisyonla dahi hükümete gelemeyeceğini gösterir” değerlendirmesinde bulundu. Özersay’ın bu açıklaması, 7 Ocak sonrası olası bir CTP-HP koalisyonuna bir işaret olarak değerlendirildi…

PARAYI VEREN…:  Gezici’nin yaptığı son ankete ne yazık ki pek güvenen olmadı. Ama birileri algı operasyonu için geziciyle “duygusal” bir ilişkiye girmiş. Baksanıza DP Genel Başkanı Serdar Denktaş şirket sahibinin kendisinden 500 bin TL istediğini söylüyor. O vermemiş ama bir başkası vermiş ve yaptırmış. Denktaş, da parayı vermediği için, doğal olarak baraj altında kalıyor…

MEĞER ANKARA’DAN ALMIŞLAR: Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bu yıl 13. Maaşları yıl sonunu beklemeden ödeyeceklerini söylemişti. Ersan Saner de, Sosyal Sigortalıların 13. maaşlarının hazır olduğunu, ödemek için emir beklediklerini söylüyordu. Kaynağını söylemeseler de, kendi kaynaklarımızdan ödeyecekler sanıp, sevinmiştik. Öyle değilmiş. Önceki akşam Birikim Özgür, 13. maaşlar için bürokratların Ankara’ya gittiğini, yalvar yakar para istediklerini ve aldıklarını söylüyordu. Tipik, ‘ver dağıtayım’ politikası…

BİR BİR GELİYOR: Seçim öncesi gelen zamlar vatandaşın belini bükmeye devam ediyor. Akaryakıt, ekmek, tütün derken, kış öncesi tüp gaza gelen 3 liralık zam, domino etkisi yaparak piyasadaki birçok ürünün fiyatının artmasına neden olacak. Sırada uçak biletlerine yapılacak yüzde 10’luk artış var. Tüp gaza gelen zam, bir de milleti odun başta olmak üzere alternatif ısınma yönetemlerine yönlendirecek. Bu da var olan hava kirliliğinin daha da artması demek olacak…

DAHA DA FAKİRLEŞECEĞİZ: Bir tarafta dövizdeki artış, diğer yandan enflasyonda yaşanan yükseliş, hayatımızı cehenneme çevirdi. Devlet Planlama Örgütü’nün verilerine göre 357 maddenin fiyatlarında artış görülürken, enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16.19 artış göstermiş. 2018 yılı bu yıla göre çok daha zor geçecek…

GEREKÇESİ NE?: Adeta suç makinesine dönen ve sınır dışı edilenlerin, yeniden KKTC’ye gelmelerini sağlayan Bakanlar Kurulu, son olarak da Girne’de bir restoran sahibini ciddi şekilde darp ettiği için yargılanmadan sınır dışı edilen Serhat İnci’yi de affetmiş, o da  KKTC’ye giriş yapmış. Böylece işlediği suçtan dolayı yargılanmaktan da kurtulmuş mu olmuş acaba? Yeniden yargılanacak mı? Başbakan, bu kişileri affetme gerekçelerini toplumla paylaşmak zorundadır. Ülkeyi sorma gir hanına çevirdikleri yetmezmiş gibi, şimdi de kendilerini yargının yerine koyup, suçluları affediyorlar…


ZİRVEDEKİLER: Meltem Sonay (Yenidüzen):  Sonay arkadaşımız yazmış; “Mayıs ayında ‘UBP’deki erime ciddi boyutta’ yorumu yapan ve yüzde 23,4 ile Ulusal Birlik Partisi’ni ikinci sırada gösteren Gezici, Ekim’de yaptığı çalışmada % 31,1’de, bugün ise UBP 34,2 ile ilk sırada gösteriyor… Ulusal Birlik Partisi’nin 5-6 aydaki % 11’lik ciddi yükselişini ise, Ersin Tatar ve Derviş Eroğlu’nun partiye sahip çıkmaları ve parti ile uyumlu çalışmaları’na’bağlıyor”…  Anketçinin yorumuna bakın. Hangi soruyu sormuş da bu kanıya varmış, açıklasa da öğrensek…

 

DİPTEKİLER: Popülizmin Cazibesine Dayanamayanlar: Polisler, erken emeklilik eylemi yapmışlar. Baktım, popülizmin bir numaralı düşmanı olduklarını dillerinden düşürmeyen, eşitlik, adalet dendiğinde merteklerden tozlar düşürenler, destek veriyor. Bir tarafta TKPYG Başkanı Mehmet Çakıcı, bir tarafta TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit. Yahu, geçiciler yasasını, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır diye Anayasa Mahkemesine götürecek olan siz değil miydiniz? Hem polis GKK’ya bağlı olduğu için bu hakkı talep ettklerini söylüyorlar, hem de sivilleşmeyi savunuyorlar. Sivilleşirse, böyle bir hakkı hiç talep edemezler, bilmiyor musunuz. Bu ne çelişki yarabbi…