KıbrısManşet

Resim karanlık


KKTC’de kadına şiddet hız kesmeden devam ediyor. Sadece resmi makamların kayıtları dikkate alındığında bile rakamlar, erkek şiddetini önleme noktasında ne kadar aciz olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor

10 YILDA 21 KADIN CİNAYETİ: KKTC’de son 10 yılda 21 kadın, çok büyük bir oranla erkekler tarafındandan katledildi. İstatistiklere göre 2009 yılında hiç kadın cinayeti işlenmezken, 2010’da 1, 2011’de 2, 2012’de 1, 2013’de 1, 2014’de 3, 2015’te 2, 2016’da 1, 2017’de 5, 2018’de 3, 2019’un ilk 6 ayında ise 2 kadın öldürüldü

DAYAK HAKARET, TEHDİT: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’ne bağlı “ALO 183 İhbar Hattı”na, Ocak Mayıs 2019 tarihleri arasında toplam 19 başvuruda bulunuldu. PGM Kadına Karşı Şiddetle Müdahale Şubesi’ne 26 Kasım 2018 – 5 Mart 2019 itibari ile ulaşan şikayet sayısı ise 15

LTB BÜNYESİNDE 77 KADIN, 73 ÇOCUK: Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) bünyesinde Kasım 2016’da faaliyete başlayan sığınma evi bugüne kadar 77 kadın, 73 çocuğa ev sahipliği yaptı. Ülkenin tek sığınma evi olan LTB Kadın Sığınma Evi’nde şu anda şiddet mağduru 4 kadın, 5 çocuk var

GENELDE EŞ VE SEVGİLİ: Şiddete uğradığı gerekçesi ile devlete veya polise ihbarda bulunan kadınların çoğunun eşi veya eski eşi, erkek arkadaşı veya da nişanlısı tarafından şiddet gördüğünü ifade etti. Babasından, oğlundan, kardeşinden şiddet gördüğünü söyleyerek ilgili kurumlardan yardım talebinde bulunan kadınlar da var

Pınar BARUT

 

Özellikle geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerde var olan, genelde ise tüm dünyada yaygın biçimde görülen ve toplumların kanayan yarası haline gelen şiddetin en sık görülen biçimi, erkeğin, kadına uyguladığı şiddet.

Kadına yönelik şiddet, kadınların yaşam, sağlık, beslenme, eğitim, gelişim, toplumsal ve ekonomik yaşama katılım gibi temel insan haklarını ve özgürlüklerini ihlal eden büyük bir sorun.

Kadına şiddet denildiğinde ilk akla gelen fiziksel şiddet olsa da kadınlar, en az fiziksel şiddet kadar yaygın olan cinsel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet ve sosyal şiddete de maruz kalıyor.

Eğitimsizlik, öz güven eksikliği, yetersiz hissetme, öfke kontrolünün sağlanamaması, madde ve alkol bağımlılığı, hayatın önceki dönemlerinde yaşanmış istismar vakaları gibi birçok sebebe dayandırılan kadına ve çocuğa şiddetin aslında evrensel olarak hiçbir geçerli mazereti de yok.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 yılında açıkladığı rapordaki rakamlar ise ürkütücü boyutta. Rapora göre dünya da her yıl 5 bin kadın “namus” adı altında işlenen cinayetlere kurban gidiyor.

Ülkemizde de özellikle son yıllarda yaşanan kadına şiddet olaylarındaki artış, içinde cinayet, yaralama, darp, tecavüz ve taciz gibi şiddetin tüm kollarını barındırıyor.

 

6 ayda 2, 10 yılda 21 kadın cinayeti

KKTC’de 2009-2018 yılları arasında 19 kadın cinayete kurban giderken 2019’un ilk 6 ayında 2 kadın katledildi.

Havadis’in resmi makamlardan edindiği verilere göre, 2009 yılında hiç kadın cinayeti işlenmezken, 2010’da 1, 2011’de 2, 2012’de 1, 2013’de 1, 2014’de 3, 2015’te 2, 2016’da 1, 2017’de 5, 2018’de 3, 2019’un ilk 6 ayında ise 2 kadın hunharca öldürüldü.

Yüzlerce kadın polise, devlete sığındı

Şiddet mağduru birçok kadın, yaşadığı cehennemden kurtulma umudu ile polise şikâyette bulundu birçok kadın da devlete sığındı.

Havadis, son 6 ayda şiddete maruz kalan kadın sayısına ulaştı. Havadis’in resmi makamlardan elde ettiği verilere göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’ne bağlı “ALO 183 İhbar Hattı”na, “kadına şiddet” konusunda Ocak ayında 4, Şubat ayında 3, Mart ayında 4, Nisan ayında 6 ve Mayıs ayında da 2 olmak üzere 2019 ilk 5 ayında toplam 19 başvuruda bulunuldu. PGM Kadına Karşı Şiddetle Müdahale Şubesi’ne 26 Kasım 2018 – 5 Mart 2019 itibari ile ulaşan şikayet sayısı ise 15.

Sığınma evi 77 kadın ve 73 çocuğa yuva oldu

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) bünyesinde Kasım 2016’da faaliyete başlayan sığınma evi bugüne kadar 77 kadın, 73 çocuğa ev sahipliği yaptı. Ülkenin tek sığınma evi olan LTB Kadın Sığınma Evi’nde şuanda şiddet mağduru 4 kadın, 5 çocuk var.

Babasından, kardeşinden şiddet gören de var

Şiddete uğradığı gerekçesi ile devlete veya polise ihbarda bulunan kadınların çoğunun eşi veya eski eşi, sevgilisi veya da nişanlısı tarafından şiddet gördüğünü ifade etti.

Babasından, oğlundan, kardeşinden şiddet gördüğünü söyleyerek devletten yardım talebinde bulunan kadınlar da var.


Perde arkası meçhul

Ülkede son 6 ayda yüzlerce kadının şiddete maruz kaldığı gerekçesi ile devlete veya polise başvurdu. Zanlıların birçoğu tutuklanarak mahkemeye çıkarıldı. Kimi hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderildi, kimisi teminat koşulu ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Perde arkasında yaşananlar ise bilinmiyor.

Hakaret duyan, tehdit edilen, ekonomik ve psikolojik şiddet gören birçok kadın şiddeti sadece dayak yemekten ibaret sanarak, durumunun farkında bile değilken şiddet mağduru birçok kadın çevre ve aile baskısı veya zanlısının korkusundan yaşadığı vahşeti saklı tutuyor.


Düzgün: Ev İçi Şiddet Yasası yok

İnsan Hakları Derneği Başkanı, Avukat Deniz Düzgün, kadına yönelik şiddet davalarının her geçen gün artış gösterdiğini ve endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.

Bu gibi olaylarda mahkemenin, Sosyal Hizmetler’in ve polisin daha ciddi önlemler alması ve var olan tüm yetkilerini kullanmaktan kaçınmaması gerektiğini belirten Düzgün, bu gibi birim ve kurumlarımıza çok önemli görevler düştüğünün altını çizdi.

Şiddete uğrayan kadınların çoğu zaman polise başvurduktan sonra mahkemeye giderek koruma emri aldırdıklarını fakat koruma emirlerinde yaşanan tebligat sıkıntısından dolayı bu emirlerinde yetersiz kaldığına dikkat çeken İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Deniz Düzgün:

“Polisin içinde Kadına Yönelik Şiddet Birimi’nin kurulmuş olması olumlu bir adım olsa da kadınlar çoğu zaman ne yapacaklarını veya nereye başvuracaklarını bilemiyor ve mağduriyetleri iki katına çıkıyor. KKTC Meclisi, 2011 yılında Avrupa Konseyi’nin Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddeti Önleme ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Sözleşmesi onaylamış ve bu sözleşmeye göre iç hukukumuzdaki yasal düzenlemelerin yapılması öngörülmüş olmasına rağmen Ev İçi Şiddet Yasası’nın eksikliği bir kez daha su yüzüne çıkıyor” dedi.

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı