Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Rapor magazin mi?..

Asım Akansoy gibi düşünmüyorum. Aslında eğer bu rapor başka bir partiye ait olsaydı, o da böyle düşünmezdi herhalde… Bakın ne diyor; “Bu kadar açık şekilde evin içindeki tartışmaların kamuoyuna yansıtılmasının da gazetecilik başarısı olduğunu düşünmüyorum. Siyaseten de magazinsel olan bu durum, toplumun veya CTP’nin işine yarayan bir şey değil…”
Yok bence öyle değil. Rapor, bir kere Siyasi Partiler ve Seçim Yasası’nın çarpıklığını bir kez daha açık seçik ortaya dökmüştür… İkincisi, sırf kazanmak uğruna, insanların ne parti, ne ideoloji, ne disiplin tanımaksızın başka partilerden insanlarla iş birliğine gittiklerinin bir belgesi olmuştur. Yasa dışı olmasa da, ahlak dışı ayak oyunları, yani adamcılık, bölgecilik, “ben kazanayım da, parti ne isterse olsunculuk”, siyasetimizi kanser gibi sarmıştır. Ve son seçimlerde de bu çarpıklık, tavan yapmış durumdadır… Hele böyle bir olay, CTP gibi bir partide olmuşsa, durum daha da vahim demektir. Yani malum virüs, CTP’yi de sarmışsa… Siyasetin bu düzlemde devamına izin verildiği sürece, ne partilerin, ne de ortaya koydukları ideallerin bir anlamı kalacaktır.
Bencillik, siyasetin temel gerçeği olma yolundadır. Hele seçimde başka partilerle el altından yürütülen işbirliklerinin bir sonraki adımının, partiler arası transferler olduğu düşünülürse… O bakımdan ben, bir musibet bin nasihatten iyidir düşüncemi tekrar edeceğim. Akansoy’un olaya nasıl olup da bir “magazin” boyutu getirebildiğini de hiç anlamayarak…

//////////////////////////////////////////
KHK Yasası hazır mı?..
Toparlanıyoruz Hareketi hatırlattı da aklımıza geldi.
Maliye Bakanı Zeren Mungan’ın, “Artık geçici istihdamı yapılmayacak” açıklamasına dikkat çeken Toparlanıyoruz Hareketi, bu tedbirin hak edenin kadrolu olarak işe alınacağı yeni bir Kamu Hizmeti Komisyonu modeli ve sınav sistemi ile desteklenmesinin şart olduğunu açıkladı… CTP’nin seçimler öncesindeki en büyük vaatlerinden biriydi Kamu Hizmeti Komisyonu Yasası. Hükümet Programında da “Kamu Görevlileri Yasa Taslağı gözden geçirilerek ve gerekli değişiklikler yapılarak hayata geçirilecektir. Bununla eş zamanlı olarak, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun şeffaf, adil ve etkin çalışabilecek bir yapıya kavuşturulması yönünde gerekli yasal değişiklikler yapılacaktır” ifadesiyle yer almaktaydı… Sahi ne oldu o konu? Seçim, Halkoylaması ve Siyasi Partiler Yasası’nda yapılacak değişikliklerle birlikte gündeme geleceği açıklanıyordu.
UBP’nin seçim bildirgesinde de yeni bir KHK Yasası’ndan söz edildiğine göre, gerekli çoğunluğu sağlamak zor olmamalı. Meclis’te bir an önce bu konu için de bir komite kurulup, dört dörtlük bir yasa çıkartılabilir…
Eğer süratle gereği yapılmazsa, CTP de, DP de KHK’nın sınav şaibelerini, Başbakan imzasını taklit iddiasıyla suçlanan üyenin sorumluluğunu ve kurultay istihdamlarının suçunu paylaşacaklar demektir…

YERİN KULAĞI VAR
KURULTAY FIRSAT OLABİLİR: İçin için kaynayan CTP’de kurultay tarihinin açıklanması, parti içi huzursuzlukları da durdurabilir. Özellikle seçim süresi ve sonrası yaşananlar, Havadis Gazetesi’nin yayımladığı “rapor” sonrası parti içinde artan tansiyon ve karşılıklı suçlamalar, kurultay ile birlikte durağanlaşabilir. CTP yönetimi bu fırsatı iyi değerlendirmeli…
KAYBEDEN BİZ OLACAĞIZ: CTP-DP hükümetinin TC ile tüm bağları kesik. Erdoğan hala daha yeni hükümeti kutlamadı. TC bu hükümeti muhatap almıyor. Böyle olunca da protokolde yer alan birçok madde hayata geçirilemiyor. Sonuçta hükümetin de eli kolu bağlanmış oluyor. Bir iki bakanın dışındakiler, Türkiye hava sahasından bile geçemiyor. Yorgancıoğlu hükümeti, artık bu kopukluğa bir son vermeli. Yarın hem onlar, hem de bizim için çok geç olabilir…
UZAK DEĞİL: Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, geçmişte hükümette olup halka zarar verenlere halkın hesap sorduğunu söylemiş. Aman sayın başkan dikkat. İki aydır hükümettesiniz, 3 ay da geçiş hükümeti dönemi, etti beş ay. Hala daha elle tutulur bir icraat yok… Hesap sorulan olmayın da…
MAKSAT VAZİFE OLSUN: Sendikalar Başbakan’a 24 maddeden oluşan taleplerini sunmuşlar. Kıbrıs konusundan, asgari ücrete, yüzde 40 fakirleşmeden, ayırımcılığa, çevreden, belediyelere, nüfus aktarımının durdurulmasından, özelleştirme çalışmalarının durdurulmasına. Daha, bildik birçok mesele. Hem maddi hem idari açıdan batmış bir yapı var ortada. Öyle olunca da, iktidar kim olursa olsun, bu talepleri özgürce yerine getirmesi çok zor. O nedenle ben de eminim ki sendikalar da sadece görevlerini yerine getirmişler, o kadar…
2015’E NE KALDI: Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, mart ayında bitmiş bir bütçeyle faaliyet sürdürdüklerini belirterek, 2015’ten itibaren rahatlama sağlanacağını bildirdi. Vatandaşa, sendika yetkililerine ve artış bekleyenlere duyurulur. Yani bir yıl daha cehennem azabı çekmeye devam edeceğiz. Neyse ki sayılı günler kolay geçer derler, şunun şurasında 2015’e ne kaldı ki?.. Rahatlama bekleyenlere duyurulur, özellikle de sendikalara…
CANLARI SAĞ OLSUN: Milli Eğitim Bakanı Arabacıoğlu, “Okullar açılmadan önce yapılması gereken öğretmen atama ve nakilleri, okulların açılma dönemine rastladı. Öğretmen eksikliklerinin tamamlanması için çalışmalarımız sürüyor” demiş. Bu hızla yaz tatilinden önce öğretmen atamaları yapılır inşallah. Olmazsa da canları sağ olsun, önümüzdeki döneme hallederler…
ALLAH BİZE ACISIN: Lefkoşa Belediyesi’nde işler yine karıştı, grevler pek uzakta değil. Yeni toplu iş sözleşmesi konusunda ipleri koparan Fellahoğlu ile sendika, uzlaşı sağlayamazsa Lefkoşalıyı yine zor günler bekliyor. Şimdilerde bile doğru dürüst hizmet vermeyen belediye, bu ikinci grevlerle artık dibe vurur. Aslında belki de doğru olan bu, onlar da bizde kurtuluruz…

ZİRVEDEKİLER
Özer Raif: “Şeker lokum gibi bir sabah, komşunun köpeği iyi ki havlıyor, sonra kendimi Mars’ta zannedecektim. Üçüncü king size sütlü kahvemi de yuvarladım ve Ahmet Tolgay dostumun bloğunu okudum, ama benim gazetem daha gelmedi! İlk defa olaylara ideolojik açıdan bakmayan, sadece sendikaların ve belirli sektörlerle çıkar gruplarını savunmayıp halka, yani bize yönelik yayım yapan HAVADİS’imi dört gözle bekliyorum. Artık, Düzgün, Moreket, Ekmekçi ve Doğan’ın yazılarını okuduktan sonra, oh be! Daha var deyip Eşref’i de okuyacağım. Hem de koltuğa fog balığı gibi uzanaraktan!!!”

DİPTEKLER
Hasan Taçoy: KTHY’nin kurtarılması için Türkiye’den 30 milyon bulduklarını, ancak para harcanamadan kurumun battığını söylüyor. Gerekçe “Uygulama aşamasındaki zorluklar”mış. Aradan 3 yıl geçince, o uygulamadaki zorlukların neler olduğunu unuttuk sanıyor… Unutmadık. Hani Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde CAS’a devredilen personelin sırf seçim kazanma adına geri çağrılmasıyla, paranın da kanatlanıp Türkiye’ye geri gittiğini. Sorumlularının kimler olduğunu biliyor bu halk ve o sorumluların alnındaki KTHY lekesi hiçbir zaman silinmeyecek. Seçim kazanmış olsalar bile…

FOTO GÜNDEM…

Girne-Alsancak yolunda meydana gelen kazada 32 yaşındaki İsmet Bahtiyar hayatını kaybetti