Köşe Yazarları

Psikolojik tedavi gören çocuklar…


Dünya çapında yapılan birçok araştırmaya göre her 5 çocuktan birisi teşhis edilebilir bir psikolojik rahatsızlığa sahip olduğu belirtiliyor.  Türkiye’de yılda iki milyon çocuğa depresyon tanısı konuluyor.

Ülkemizde de artık bu konuda endişelenmemiz gereken bir durum var. Geçtiğimiz hafta içinde Kanal Sim’de Hıfsiye Ruh’un sunduğu Haber Ajansı programında konuşan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uz. Dr. Ayşe Zeki Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin polikliniğinde günde 20-30 arasındaki hastaya baktığını söyledi. Bu konuda beş doktorun poliklinikte görev yaptığını ve hepsinin de aynı sayılarda çocuk hastaya bakmak zorunda kaldıklarını açıkladı. Bu da yaklaşık günde 100 çocuğun psikolojik tedavi gördüğü anlamına geliyor. Üstelik de bu sadece Lefkoşa’da… Diğer bölgelerdeki hastaneler ve özel kliniklere giden çocukları da düşündüğümüzde bu rakam belki de iki katına çıkıyor. Bu ülkede her gün bu kadar çocuğun psikolojik tedavi gördüğünü düşündüğümüzde artık sorunun ciddi olduğunu anlamamız gerekiyor.

Bu sorun elbette direkt olarak eğitimi de etkiliyor. Düşünün ki bu çocuklar her gün okula da gidiyor. Öğretmenleri ve okul arkadaşları ile sürekli iletişim halinde. Olumlu veya olumsuz bu iletişim sürüyor. İşte burada özellikle ilkokullarda ciddi bir eksiklik ortaya çıkıyor. Ne yazık ki ilkokullarımızda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti verilmiyor. Ortaöğretimde bu hizmet yeterli olmasa da en azından var.

Düşünün ki ilk ve ortaöğretime giden 50 bin civarında öğrenci var. Bu kadar öğrenci arasında elbette psikolojik anlamda sorunlu öğrenciler olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu direkt olarak sınıftaki öğretim faaliyetlerini de etkiliyor. Doğal olarak öğretmenler bu tür çocukların sorunlarını çözmede yetersiz kalıyor. Biz bu çocuklara ne kadar rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti verebiliyoruz? Doğru dürüst veremiyoruz. Çünkü okullarda yeterince Psikolojik Danışman ve Rehberlik hizmeti veren yok. Buna karşın ülkede 500’ün üzerinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun kişi var ve işsiz olarak yaşamlarına devam etmektedirler.

Bugünün çocukları ve bugünün ebeveynleri 20-30 yıl öncesine göre çok farklı… Bugünün koşullarında okullardaki çocuklardan kaynaklı sorunlar da başkalaşmıştır. Bunun için bu sorunların çözümünde mutlaka okullarda Rehberlik ve Psikolojik danışmanlık servisi verilmelidir. Çünkü her gün devlet hastanesinde rehberlik hizmeti alan bunca çocuk varken, okullarda elbette sorunlar çıkacaktır.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’e buradan çağrı yapıyorum. Özellikle ilkokullara psikolojik danışman ataması yapılması gerekiyor. Her geçen yıl sorunların daha da büyümesine neden oluyor. Bu iş bakanlıkta bulunan rehberlik ve psikoloji danışma birimi ile çözülemiyor. Zaten o birim de seyyar değil, ofiste bekliyor.

Vizyon 2030 çalışmasını dört gözle bekliyoruz. Umarım bu konu da bu projenin içerisinde yer almaktadır. Bu konuda bir çalışma yapılmayacaksa, yakın gelecekte okullarda bu konu ile ilgili yaşanacak sorunların çözümü de çok daha zor olacaktır. Elbette çocukların psikolojik sorunlarının sebeplerinin ne olduğu aile-okul-sağlık bakanlığı- eğitim bakanlığı arasında yaratılacak işbirliği ile ortaya çıkarılmalı ve çözümler üretilmelidir.

Yoksa biz daha çok çocuğun hastane kapılarında psikolojik tedavi görmesine tanıklık edeceğiz. Bu konuda ciddiyetin farkına varmazsak yaşanacaklardan toplum olarak daha çok üzüleceğiz. Bu gidişat iyiye giden bir gidişat değil ne yazık ki…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı