Köşe Yazarları

PROTOKOLDE ÖZELLEŞTİRME KRİZİ






Hükümetin bozulacağına ilişkin çıkarılan dedikodu ve tartışmalarla geçirilen bir haftayı geride bıraktık.

“Hükümet ha düştü ha düşüyor” lobisi (TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun zamansız görüşme trafiğiyle) nerdeyse hükümeti sonlandırıyordu.

O kadar ki hükümetin istifa edeceği günü ve hatta saati bile yazanlar oldu.

Tabii ki hükümet partileri ve özellikle HP (ki Özersay nedense hep hükümeti bozacak şüpheli muamelesi görüyor) karşı operasyon yaparak hükümetin icraatlarına devam edeceği mesajı verdi.

Bunda da başarılı oldu.

“Hükümet ha düştü ha düşüyor” lobisi önemli ölçüde geriletildi.

Ve bu olay vesile oldu hükümet ortağı partiler birbirlerine daha sıkı sarıldılar.

Öyle ki eğer Türkiye ile ekonomik protokol imzalanmazsa ve Türkiye’den tek kuruş dahi gelmese bile hükümetin aynen devam edeceği kararı aldılar.

***

Hükümet düşecek gündemi aslında şuanda pazarlığı yapılan protokol görüşmelerini perdeledi.

Protokolü içeriğinin kamuoyu tarafından bilinmesini engelledi.

Ve öylesi bir hava yaratıldı ki içeriği ne olursa olsun protokol imzalanmalı ve para alınmalıdır mutlaka.

Halbuki protokolün içeriğiyle ilgili ciddi sorunlar yaşanıyor.

Dörtlü hükümet, pazarlık yaptıkları Türkiye kanadıyla anlaşamıyor.

Bu anlaşmazlık noktasını sadece CTP ve TDP değil DP ve hatta HP de yaşıyor.

Çünkü Türkiyeli bürokratların protokole sokmak istedikleri HP’nin düşünceleriyle taban tabana terstir.

HP’nin Türkiye’nin ortaya koyduğu protokolü onaylaması demek, kendi kendiyle ters düşmesi demektir.

Halka verdiği sözlerin tam tersini yapması demektir.

Şöyle ki;

***

Türkiye telefonun ve elektriğin tamamen özelleştirilmesini istiyor.

Telefonda yani haberleşmede HP’nin ortaya koyduğu, hükümet partileri tarafından da benimsenen “alt yapı devletin, süt yapı özel” formülü var.

HP, Telefon Dairesi üzerinden alt yapı yatırımlarının yapılması ve tamamlanmasını öngörüyor.

Alt yapı tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak hizmetlerin pazarlama ve satışının da özel sektöre bırakılması.

Protokol görüşmelerinde Türkiye kanadı HP’nin bu planına şiddetle karşı çıkıyor.

Türkiye kanadı haberleşmeden devletin çekilmesini ve bu alanın tümüyle özel sektöre bırakılmasını istiyor.

Elektrikte de benzer bir gerginlik yaşanıyor.

Elektrik, üretim, dağıtım ve tahsilat olarak üç bölüme ayrıldı.

Protokol görüşmelerini yürüten Türkiye kanadı tahsilatın özelleştirilmesini istiyor.

Tahsilatın akıllı sayaçlar nedeniyle çok iyi olmasına karşın bunda ısrarcı.

Protokol görüşmelerini yakından takip eden bir uzman bu durumu şöyle yorumluyor;

Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesini özel sektör yapacak. Haliyle dağıtım da ona geçecek. Geriye kalır tahsilat. Yani nakit para kaynağı. O da özelleştirilirse hükümetin kontrol ettiği büyük bir kaynak ortadan kalkmış olacak.”

***

Protokol pazarlıklarıyla ilgili son durum budur.

Ve sanıldığının aksine bu pazarlıkların anlaşmazlıkla sonuçlanması da mümkündür.

Peki o zaman ne olacak?

Türkiye’den para gelmeyecek mi?

Hükümet partileri o seçeneğe göre de tedbirler almaya başladılar.

Bu tedbirlerin neler olacağı yakında ortaya çıkar…







Başa dön tuşu