Köşe Yazarları

POLİTİKA YAPAN KİM ACABA?



Türk Dil Kurumu politikayı, devlet işlerini yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış olarak tarif ediyor. Aslında, herhangi bir amaca ulaşmak için kullanılan yöntem, izlenen yol…

Şimdi konumuz, devlet yönetimi… Bunun da özü, ülkenin ve halkın çıkarlarının, aynı zamanda refahının en üst düzeyde korunup, geliştirilmesi değil mi?

Bugünlerde herkes birbirini politika yapmakla suçluyor. Özellikle de iktidar gücünü elinde tutanlar, yani kendi politikalarını uygulayanlar. Peki halk bu izlenen politikadan memnun değilse? Demokrasi politikaların özgür eleştirisi değil mi? Sizin politik tercihleriniz bizi rahatsız ediyorsa, susalım mı? “Yanlış yapıyorsunuz” demeyelim mi? Ne yani demokrasiden de mi vaz geçtik? O da mı yasak kapsamında?

Kastettikleri şu, “siz bu eleştirileri, politik çıkarınız için yapıyorsunuz”… Ne kolay bir genelleme… Ben de döner size derim ki, asıl siz politika yapıyorsunuz. Partisel, ideolojik ve kişisel çıkarlarınız için… İzlediğiniz yöntem tam da budur. Sırf ilişkileriniz bozulmasın, sırf bir sonraki seçimde zarar görmeyesiniz diye yapılması gereken öncelikli işleri yapmıyor, hepimize zarar veriyorsunuz…

Faiz Sucuoğlu
Faiz Sucuoğlu

Dün baktım, iki bakan birden aynı şeyi söylüyor. Bir tanesi Çalışma Bakanı. Diyor ki, “İşten durdurmayı yasakladım, -olağanüstü durum ilan etmediği sürece, yasalara göre böyle bir yetkisi yok o başka- kafana göre adam durduramazsın, Çalışma Yasası’nın gereklerini yapmazsan, o çalışanlar işsizlik parası alamaz”… E, biz de ne diyoruz zaten, sen işsizlik parası yerine, 1500 lira vermeyi tercih ediyorsun. Bu kadar basit. Bunu söyleyenler politika yapıyormuş da, kendileri de gülüp geçiyormuş. Biz gülemiyoruz ama. Parasız pulsuz kalan insanlar, dükkanlarına kilit vuranlar gülmüyor.

Diğeri Turizm Bakanı. Onda da aynı laf. “Kimse toplum sağlığını politik malzeme yapmasın”. Yani durumun istismar edildiğini söylemeye çalışıyor. Böyle bir zamanda herkes en iyisi yapılsın diye feryat ederken, bunu politika yapmak olarak yaftalıyor. “Ramazan Bayramı’nda otelleri açmayı düşünüyoruz” dedi bu Bakan. Millet paniğe kapıldı. Karantina süreleri uzarken, virüsün canlı kaldığı sürenin 2 ayı bulduğu tespit edilirken, nasıl olacak bu iş? Savunmaya bakın, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Turizm Bakanı Sayın Ersoy’un açıklamalarına dikkat çekmek istiyorum. Bakan Ersoy, Ramazan Bayramında otelleri açmayı hedefliyoruz şeklinde yapmış olduğu açıklaması bir öngörüdür”… Yani almış, kopyalamış. Politikasızlık da var tabii…

Eleştiri yapılıyor, yapılacak da. Çünkü çok kötü bir yönetim sergilenmiştir. Hükümet bocalaya bocalaya krizin altında kalmış, güven derecesini sıfırlamıştır. İnsanlar artık korkmaktadır. Bunları söylemeye devam edeceğiz. Yanlış politikalarınızı elimiz tuttuğu, dilimiz yettiği sürece söylemeye devam edeceğiz. Demokratik hakları, istismarcılık ya da fırsatçılık gibi gösterip, toplumu susturamayacaksınız.

Ha, kastınız muhalefet partileriyse, onlar da yıkıcı olmamak adına yapmaları gereken muhalefeti yapmıyorlar, bunun da farkındayız.  Halk onları da gerektiği gibi muhalefet yapmamakla suçluyor. Yani bu iddianız da kesinlikle doğru değil. Zaten olmadığını siz de biliyorsunuz.


KARANTİNA 14+7 İLAN EDİLMELİ…

Bu virüsle ilgili her şeyi yaşayarak tecrübe ediyoruz. Bilinen ya da tahmin edilen her şey boş çıkıyor. Geçmişteki virüslerden edinilen bilgilerle, şu kadar gün yaşar, bu kadar gün bulaştırır diye hesaplar yapıldı ama hiçbiri tutmadı. Dokuz gün yaşar denilen yüzeylerde, 47 gün sonra virüs bulundu. Şimdi de, 14 gün karantinada kalmanın yeterli olmadığı ortaya çıktı. Limasol hastanesinde bir çalışan, 14 günlük karantinadan döndükten sonra, semptomlar göstermeye başlamış. Bu arada tabii yeni bulaşmalara neden olmuş.

Dr. Özlem Gürkut
Dr. Özlem Gürkut

Bilinmeyen her zaman korkutucu. Ama bu hepsinden daha korkutucu çünkü eldeki hiçbir verinin geçerliliği kesin değil galiba. Dr. Özlem Gürkut da açıkladı, 14 günlük karantina sürecinin 21 güne çıkarılması gerekiyor. Sağlık çalışanlarının bunca fedakarlığına, ekonomiyi sıfırlama pahasına evlere kapanmamıza rağmen tümümüzün bu hastalığa yakalanma tehlikesi var.

Onca bilim kurulu var, bu verileri bir an önce değerlendirmeliler. Dıştan gelen öğrencilere yapıldığı gibi, 14+7 karantina kararının bir an önce ilan edilmesi, geciktirilmemesi şart…

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı