KıbrısManşet

Plan endişesi


Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi Bölgesi İmar Planı’nın bölgede emlak ve inşaat alanındaki gelişmenin önünü tıkayacağından endişelenen bölge halkı, yetkililerin bu konuda hassasiyet göstermesini bekliyor

 

“YENİDEN DÜZENLENMELİ”: İskele’de vatandaşlar, Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi Bölgesi İmar Planı taslağının mevcut şeklinin bölgedeki yatırımları durduracağından endişe duyduklarını kaydetti. Bölgenin yatırımcılar sayesinde ivme kazandığını söyleyen vatandaşlar, plan taslağının yatırımcının önünü kesmeyecek şekilde, bölge halkının da görüşü alınarak yeniden düzenlenmesini istedi

 

“İSKELE İÇİN BÜYÜK KAYIP”: İskele’de esnaf, bölgeye yapılan yatırımların sadece turizme değil, bölge ekonomisine de olumlu katkısı olduğunu belirtti. İskele esnafı, “İmar Planı ile kısıtlamalar getirilip yatırımcıyı ürkütmek,  bölgenin cazibesinin azaltılması İskele için büyük zarar. Bu yanlıştan bir önce dönülmelidir” dedi

 

“YATAY VE DİKEY BÜYÜME”: Bölge halkı, plan taslağında yer alan kat sınırlandırmalarının da yeniden değerlendirilmesi istedi. Mevcut taslağa göre, birçok arazinin değer kaybedeceğini belirten halk, yatay ve dikey büyümenin hangi noktalarda yapılması gerektiğinin enine boyuna bir kez daha düşünülmesi gerektiğini söyledi

 

Melin DOBRAN

Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi Bölgesi İmar Planı taslağı bölge halkını tedirgin etmeye devam ediyor. Vatandaşlar, plan taslağının mevcut şeklinin bölgedeki emlak ve inşaat sektörünün önünü tıkayacağını ileri sürdü.

Yatırımcılar sayesinde bölgenin ivme kazandığını ifade eden vatandaşlar, plan taslağının yatırımcının önünü kesmeyecek şekilde, bölge halkının da görüşü alınarak yeniden düzenlenmesini istedi.

Bölgedeki iş insanları ise yapılaşmanın bölge esnafını hareketlendirdiğini, ancak imar planı taslağının yatırım yapma noktasında kendilerini ürküttüğünü ifade etti.

 

Seymen Yılmaz: İmar planı nüfusu engelleyecek

Ben 11 yıllık esnafım. Yaklaşık 3 yıl öncesine kadar kendi kendimizle yoğrulurduk. Yabancıların bölgeye gelmesiyle iş imkânı arttı. Bölgede popülasyon ve nüfus artışı var. Okullarda okuyan yabancı çocuk sayısı da arttı. Esnaf olarak istediğimiz nüfustur. İmar planının bu nüfusu engelleyeceğini düşünüyorum. Bu iş için geç kalındı ve bu saatten sonra bizi olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Konuyla ilgili net bir bilgi bilmiyoruz. İskele’de zaten gençlere iş imkânı açıldı, kesinlikle işsizlik yoktur. Biz gelişimin devamını istiyoruz. Yatırımcılar gelsin, tüm esnaf memnun olur.

Sermet Nereli: Yatırımdan yanayız

Biz kontrollü yatırımdan yanayız. Bölge esnafına bunun her zaman faydası vardır. İş imkânının olması ve bölgenin gelişmesi için yatırımcılara ihtiyaç vardır. Bu yatırımcılar sayesinde bölge ivme kazandı. Alt yapı gibi sıkıntı varsa da bunu yönetim, belediye çözecek. Biz yatırımdan yanayız. Bölgedeki büyük yatırımcıların (emlak vs.) önünün açılmasını istiyoruz. Zaten bölgenin esas kaynağı turizmdir.

Savaş Kara: Neden bu plana gerek duyuldu?

İmar planı ile ilgili yapılan toplantılara 2 kez katıldım. Bölgedeki isyanları duyuyoruz. Tabi ki bu duruma karşıyım çünkü detaylı bir bilgimiz yok. Bölgede gördüğümüz kadarıyla 10 numara bir yapılaşma var. Neden bu imar planına gerek duyuldu? Bölgede çarpık yapılaşma var dediler. Öyle bir şey yok. Birçok site temiz, düzgün, düzenlidir. Özel güvenliği de var.

Halil Küçük: İmar planı yatırımları boşa çıkardı

Bölgemde gördüğüm yapılaşma sayesinde iş hacmimi büyütüp, personel sayımı artırmaya karar verdim. Elimi taşın altına koyup, kaliteli hizmet verebileceğim makineler getirttim. Yeni fabrika açtım. Bu kadar yatırımı yaparken, kredi alarak, önümüzü görerek bu riski aldık. Bu imar planı maalesef bütün yatırımlarımızı boşa çıkardı. Çalıştırdığım bu kadar personeli işten çıkarmak zorunda kalacağım.

Kubilay Âşık: Düzelme olmaz

Özellikle Long Beach bölgesinde ipin ucu kaçmış durumda. Zamanında yapılan yapılar kontrol altına alınmış olsaydı, bugün böyle olmazdı. Bundan sonra da düzelme olmaz. Bugün, dünyanın bildiği sayılı yerlerden biri Kapalı Maraş’tır. 6-7 kilometre boyunca tüm sahil, yüksek otel ve apartmanla doludur. Sahildeki bu hazır olan yapıların düzeleceğine inanmıyorum. Bundan sonra yapılacak olana da tedbir alınsın.

Orhan Evlat: Kat sınırı verilmeli

İmar planı konusu bizim için kötüdür. Bence serbest bıraksınlar, isteyen istediğini yapsın. Yapılara örneğin, 15 değil de 6-7 kat sınırı verilmelidir.

 Osman Kırşan: Yasaklarla gelişmesin

Ben imar planı olmasına değil emirnameye karşıyım. İskele’nin durumu diğer ilçeler gibi değil. Kalkınmaya ihtiyacı var. Kalkınmasını isteriz ama yasaklarla gelişmesin. İskele, önümüzdeki yıllarda alt yapı sektöründe gelişecektir. Bölgede hızlı bir şekilde yatırımcının da önünü kapamayacak biçimde imar planı çıkarılmasını isteriz. İnşaat firmalarının daha ciddi yapılar yapması engellendi. Aralık ayında açıklanacak olan bu plan, firmaların işlerini durdurdu. Arazilerin kısıtlı olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Kullanılacak olan arazilerin, daha verimli kullanılması gerekiyor.

 Metin Güllü: Bu gayrı menkule el koymaktır

Tüm imar planı, Long Beach bölgesine döndü. Sonsuz katlar anayola kadar verildi. Sayın Bakan Ayşegül Baybars’ın yaptığı imar planı ile ilgili hiçbir şey görmedik. Emirname ile elimizdeki tüm hakları aldılar. Deniz kenarındaki arazileri, tarım arazisi olarak ilan ettiler. Bu işi kim nasıl düşündü? İmar yapılmadı, emirname geçiyor. Bu plan değil, gayrı menkule el koymaktır.

Erhan Bolkan: En çok etkilenen inşaat sektörüdür

Bu belirsizlik bölgeye ciddi şekilde sıkıntı yaratıyor. Tüm yatırımcılar, yatırım yapmaya çekiniyor. Bu konuya çözüm bulunması gerekir. Bu olaydan en çok etkilenen inşaat sektörüdür. Ardından da demirci, marangoz ve hırdavatçı gibi yan sektörler kötü bir şekilde etkilenir. Bu belirsizliğin ortadan kalkması gerekiyor. Yapılacak olan, uygulanabilir ve yatırımcının önünü açacak olmalıdır.

Uğur Süzen: Bir belirsizliktir gidiyor

Yapılanmalar devam etsin ancak uygun bir şekilde. Bölgedeki birçok kişi emirnameye karşıdır. Bir belirsizliktir gidiyor. Yapılan toplantılara katılanlardan duyuyorum, detaylı bilgi edinemiyorlar.

Murat Çetin: Plan, gelişmenin önünü açmalı

İskele’deki şubemizde yaz ayının bitişiyle yabancı nüfusta azalma oluyor ve işler de ciddi şekilde azalıyor. Bu da yabancıların ekonomiye ve ticaretin büyümesine ne kadar etki ettiğini gösteriyor. İskele bölgesi gelişmeye çok açık bir bölge. Bu nedenle yatırımların önünü açmalıyız ki bölge kalkınsın, gelişsin. Bölge için hazırlanan plan, gelişmenin önünü açmalı. Ne kadar yatırım yapılırsa o kadar çok insan ve turist çekeriz ama gelen insanın kaçmasına neden olursak gelişemeyiz. Yani 100 hane yapılabilecek yere 20 hane yaparsak hem alanı değerlendirememiş oluruz hem de büyüyemeyiz. Her yere değil elbette ama belli yerlere yüksek kat izni verilmelidir diye düşünüyorum.

Güner Aylanç: Yabancının önünü kesmeye çalışıyorlar

Ben 15 yıllık esnafım. 15 yıl önce İskele’ye yatırım yaptığımda bana güldüler ama ben İskele’nin potansiyelini görmüştüm. 15 yılda yapılan yatırımlarla bölge gelişti ve hala büyük potansiyeli var. Yerli firmalarımız bölgeye yatırım yapıp, yabancıyı çekmeyi başardılar. Bölgeye giren yabancılar da bölge esnafına katkı sağladı. Bölgedeki restoranlarda yediler, marketlerden ve mağazalardan alışveriş yaptılar. Bölgeler böyle gelişir. Bunun daha da teşvik edilmesi gerekirken gelen yabancının da önünü kesmeye çalışıyorlar. Bölgenin alanı belli, küçük bir bölge, toprağı sınırlı. Bu nedenle, gelişmenin da durmaması için dikey büyümenin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Umarım ki bölge halkının fikrini görmezden gelerek iş yapmaya çalışmazlar.

 Cemil İnançoğlu: Çok mantıklı bulmuyorum

Bence yüksek kat sınırlaması getirmek için çok geç kalındı. Zaten bölgeye yüksek binalar yapıldı. 15-20 katlı binaların dibindeki araziye 2 kat sınırı getirseniz ne olacak? Sadece o arazinin değerini düşürürsünüz. Çok mantıklı bulmuyorum.

Mehmet Sabancı: Yatay ve dikey büyüme kaçınılmazdır

Herkes gibi ben de ülkede yapılan planlamanın en iyi şekilde olmasını temenni ederim. Yaşanabilir bir ülke hepimizin arzusudur. Yapılan planlama ‘Yaptık, oldu bitti’ ile olursa herkes için sıkıntılar yaratır.

Yatay büyüme – dikey büyüme üzerine tartışmalar oluyor. Bence tartışılması gereken hangi bölgelerde yatay hangi bölgelerde dikey büyümesi gerektiğidir. Toprağımız kısıtlıdır, bu nedenle hem yatay hem dikey büyüme kaçınılmazdır. Umarım ki imar planı ile kimse zarar görmez. Düşünün ki ev yapmak için bir arsa alırsınız ve arsanızın bölgesine yüksek kat izni verirler. Bir anda apartmanların arasında kalırsınız. Ya da tam tersi, yatırım amaçlı bir arsa alırsınız ve kat sınırlaması getirirler, büyük zarar edersiniz. Dileğim, sürecin yatırımları sekteye uğratmayacak şekilde sonuçlanmasıdır.

Ali Mirillo: Haksızlık olarak değerlendiriyorum

İmar Planı çalışmalarından yetkililerin halkla birlikte yürüdüğünü düşünmüyorum. Bazı kısıtlamalara gittiklerini duyuyoruz. Bazı yerlerde kat sınırlamaları gibi. Bunu haksızlık olarak değerlendiriyorum. İnsanların mallarının değerini düşürüyorlar, umarım bu hatadan dönerler.

Cem Kanat: İmar planı bizleri ürkütüyor

Bölgenin düzenlenmesi ve hayat kalitemiz açısından imar planı çıkmasını istiyoruz ama bu planın ne şekilde çıkacağı da önemlidir. Yapılaşmalar burada önceden başladı. Bu yapılaşmalara göre de bölge esnafı hareketlendi. Esnaf kendini geliştirmek için belli krediler aldı. Bu nedenle imar planı bizleri ürkütüyor çünkü krediler aldık, işlerimizi büyüttük. İmar planı ile yatırımcıyı ürkütüp bölgenin cazibesinin azaltılması bizlere çok büyük zarar verir. İskele’deki bu yapılaşmalarla birlikte işsizlik azalmıştır. Yapılan yatırımlar turistleri çekiyor. Gelen turist bölge esnafına, pazarına çarşısına para bırakıyor. Bölgeye katkı yapıyorlar. Dünyada da özellikle küçük ülkelerde dikey büyüme gerçekleşiyor çünkü yeterli arazi yoktur. Bugün dikey büyümeyi önlersek yayılacağız demektir. Yapmamız gereken sahili, doğayı koruyarak gelişmeyi sürdürmektir ama yasaklarla bölgeyi öldüremeyiz. Hükümet, inşaatları durdurmak yerine altyapı sorunlarını çözsün.

 Erman Esentuna: Kat sınırlamasını mantıklı bulmuyorum

İmar planı şart, bu konuda herkes hemfikirdir. Her yere 10 kat, 20 kat çıkılması tabii ki yanlış ama hâlihazırda o şekilde gelişen bölgelere sınırlama getirilmesi büyük bir kayba, zarara neden olacaktır. Örneğin Long Beach bölgesinde birçok yüksek katlı bina yapılmıştır ve 29 kata kadar imar izni almış projeler olduğunu da biliyorum. Bu aşamada buralara kat sınırlaması getirilmesini mantıklı bulmuyorum. Aynı şekilde Mağusa’da da yükselebilecek yerler var. Dünyanın her yerinde belli bölgelerde dikey gelişmeye izin veriliyor. Londra’ya da İstanbul’a gittiğinizde bazı bölgelerde gökdelenler görürsünüz. Bizde de dikey büyüme bazı bölgelerde gereklidir. Bu bölgeler, altyapıları da tamamlanarak belirlenmeli. Yani pilot bölgeler seçilerek, altyapılarını da tamamlayarak dikey büyüyecek yerler belirlenmeli.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı