Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Pazar Sohbetimdir: (Derviş Güryel-Bülent Feyzioğlu: “Mağusa Müzik Toplulukları)

Bir gün okumak için elinize aldığınız bir kitapta, kendinizi görüp kendinizi hatırladığınızda, şaşırırsınız   önce… Sonra Allahın o insana bahşettiği başka hiçbir doğasal olayın, makinenin, canlının başaramayacağı hızla, kırk dört yıl öncesine gidersiniz göz açıp kapayınca!

Oysa çoktan unutmuşsunuz! Çoktan çıkmış hayatınızdan! Bu nedenle sözünü bile etmiyorsunuz, sohbetlerinizde bile!

FAKATTT! İşte bir gün  geçmişle geleceğe yürüyen bir vefalı şair, bir Mağusa sevdalısı çıkar… Ve kökü Güney’in İskele’sinden olmasına karşın, Mağusa’ya terini akıtan bir müzisyen bir sanatçı bir Tv. Programcısı  bir müzik sevdalısıyla  birlikte; unuttuğumuz o yılları, “işte ben, sen o; biz siz onlar” diyerek gözlerimizin önüne sererler!

       ELİMDE iki kitap var. Birisi “Garajdaki Akülerden Türksat-1C Uydusuna…”               Anladınız tabi Bayrak Radyo Televizyonunun ilk 20 yılını anlatıyor kitap.. Yazarı şair Bülent Feyzioğlu. “Eyvallah” diyor her selam verene ve verirken selamını, “eyvallah” diyor elini hafiften götürürken göğsüne… O, “vicdanı her an ağlamaya hazır bir insan…”

Fakat bugün, bir diğer kitaptan söz etmek istiyorum.. Hani beni alıp 44 yıl öncesine götüren… Kapağında, “Kıbrıs Türk Halkının Milli Mücadele Yıllarında(1964-1974) Mağusa Müzik Toplulukları” yazıyor.                          Yazarları Derviş Güryel ve Bülent Feyzioğlu… Biri bir zamanların müzisyeni diğeri şair… “Müzik ve şiir” ayni kitapta yan yana gelen bu iki insana çok yakışmış diye düşünüyorum çünkü onların hayatları…

(İZNİNİZLE 44 yıl gibi yarım asra yaklaşan bir geçmiş zamana gideyim ben de fırsatını bulmuşken. Ki biz eskiden “mazi” derdik! Şimdi “geçmiş” diyorlar da insan yaşadığı sürece “mazi” hiç geçmez! Yaşadığınızca yaşar sizinle…)

YIL  1964 Kanlı Noel’in hemen ertesi. Mağusa halkı bir kez daha Rum saldırıları nedeniyle Mağusa’da “kalebent” kalmış.. Sağa dön kale, sola dön kale, mazgal, burç, hendek…    Başınızı bile  ne Mağusa kapısından  ne Canbulat ne de Yeni kapıdan uzatamazdınız dışarı, yerdiniz Rum’un kurşununu…

İŞTE öylesi karanlık günlerde Rahmetlik Kotak ve arkadaşlarıyla  “Cambulat Radyosunun Haberler Merkezini kurmuşuz..” Bir yandan da Rahmetlik Hasan İskeleli (Korudağ)  ve diğer arkadaşlarla eski kilise bozması Sinan Paşa Camiini  (Buğday Camisi)  “Sanat Severler Derneği” haline getirmiş seksen kişilik devasa sahnesinde de ilk kez 1964’lerde “Fatih” piyesini oynamışız ki elliyi  aşkın oyuncusu ile…

“Mağusa Surlar” içinde dönbaba olmuş Mağusalı’ya azıcık nefes aldırmak, Rum saldırılarından bunalan ahaliye moral vermektir amacımız..

       (Ki hatırlatayım. Kıbrıs’taki Türk halkı bünyesinde ilk kez hendekte “fuar-panayır” tertipleyen, ilk kez  Mağusa’nın ve Kıbrıs’ın fetih gününü o yıllarda “görkemli” kelimesiyle ifade edilecek  gösterilerle kutlayan Mağusa halkı; bir diğer  “ilk”e de tüm adadaki Türk müzik gruplarının katılımıyla gerçekleştirdiği “jürili ödüllü yarışma” tertipleyerek attıydı imzasını..)

“O mücadele yıllarında, üstelik  Rum’la savaşırken, müzik ne arardı” demeyin!  Ve salık veririm.  O “mücadele” ve  diğer tanımıyla “karanlık yıllarda” tarihimize  kazınmış “müzik toplulukları etkinliklerimizi” Derviş Güryel’le Bülent Feyzioğlu’nun söz konusu kitabından okuyun.. Bir kez daha anlayacaksınız ki biz bu günlere “layık olduğumuz” için geldik. (Fakat şimdi ne kadar layık olduğumuz tartışmalıdır yazık ki!)

HER zaman yazarım. Bir kitabı doğru dürüst tanıtmak kolay değildir. Çünkü “kitap” bir eserdir ve her eser gibi “bütündür.

Bülent Feyzioğlu ile Derviş Güryel sağ olsunlar..  1974’lerde Mağusa’da susuz kalmış balıklar gibi kendimizi çaresizlikle  sağa sola atarken, ağabeylerimizle, arkadaşlarımızla oluşturduğumuz “Sanat Severler Derneği” ile “Cambulat Haber Merkezi” Mağusa halkına moral yönden büyük katkı sağladıydı.. Hatta güç verdiydi..  Ki o  dönemde her Mağusa’lının her Kıbrıslı Türk’ün buna çok ihtiyacı vardı.

       GENÇLERİN oluşturduğu o müzik toplulukları, o heyecanlı yarışmaları, hatta arada “sanat” kaygısı taşıyan besteleri ile “plaklarını” bile basmaları…

Tüm bu anlatılanlar  sahnelenen tiyatro eserlerini de yanlarına alarak   Mücadele tarihimizde  hayatlarımıza kazınmış etkinliklerdi. Feyzioğlu ile Güryel’in “Mağusa’da Müzik Toplulukları” kitabı, o etkinlikleri       o günlerin fotoğraflarıyla zenginleştirerek  belge haline  getirdi. (Tabi kitap Samtay Vakfı yayınlarından. Bu vesile ile rahmetlik Suna Atun’u rahmetle anıyorum.Kitabın arkasında Mağusa Belediye Başkanımız İsmail Arter’in kitapla ilgili bir de takdimi yer  almakta..)

TABİ kitapta geçen o günlerin etkinliklerinin başını çeken arkadaşlarımızın  tek tek  isimlerini veremiyorum.. “Niceleri vardı” diyorum…                                                          (Kitapla ilgili anlatımlarımı bitiremedim. O müzik topluluklarının adlarını yazmak akde vefa olacak.. Mağusa’da Müzik Toplulukları kitanından dolayı Feyzioğlu ile Güryel’i tebrik ediyorum.  Gelecek hafta kaldığım yerden devam edeceğim…)