Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

Pandemiyle herkes değişecek

Pandemi sürecinde ekonominin birçok süreci belirlediği gerçeği iyice açığa çıktı.

       Ekonomik yıkımlar dünyayı da siyasi olarak derinden değiştirecektir.

       Pandemi , tüm dünyanın sorunu olmanın yanısıra, globalizmin de pandeminin hızla yayılmasının alt yapısını oluşturduğu gerçeği yeniden gözlemlendi.

       Dünya artık “ESKİ  DÜNYA OLMAYACAK” söylemi, bu dönemi karakterize edecek ana slogan olarak hafızalara kazınacak. Ancak bazı beyinler bunu anlamamakta ısrar edecekler.

       Milliyetçilik, sadece kendi çıkarını gözetmenin kılıfı olarak yine kullanılmaya devam edecek. Ancak bu söylemin artık kesinlikle güç kaybedeceğini hep birlikte göreceğiz.

       Kıbrıs’ta, liderlerin milliyetçilik söylemleri artık uzun vadeli bir etki gösteremiyor.

       Kuzey Kıbrıs’taki milliyetçi liderler, AB nin gönderdiği aşının Rum tarafı üzerinden gönderilmesini kabul etmezken, birkaç gün içerisinde bu söylemlerinin havada kaldığını gördüler.

       Kuzey’e, Rum kesimi üzerinden ve Rum Sağlık Bakanlığı arabalarıyla BİNİN ÜZERİNDE AB aşısı gönderildi. Aşı gönderme olayı gelecek günlerde yine aynı şekilde devam edecek

 Keskin sloganların sahipleri ise bu durumu seyretmekten başka bir şey yapamadı.

       Güney Kıbrıs’ta yaşanan PARASKOS!UN AÇIKLAMALARI süreci de, globalizm çağında sadece kendisini düşünen liderlerin yaptıklarının yanlarına kalamayacağını gösterdi.

       Yabancılara AB pasaportu olan ALTIN PASAPORT skandalının içinde Anastasiadis ve kızının da bulunduğunu açıklayan Paraskos, bu yolla Anastasiadis!in 300 milyon EURO kazandığını ve bu parayı ŞEYSEL ADALARINA kaçırdığını yazdı.

         PARASKOS’a göre, Anastasiadis, ALTIN PASAPORTU, ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK’a benzeterek, Kuzey Kıbrıs ile yetki paylaşmamak için, Montana sürecini baltaladı.

       Skandal, globalizm çağından faydalanarak, para kazanmak uğruna Maraş ve Güzelyurt’un antlaşma ile iadesine bile, yok diyen bir lideri herkesin gözüne soktu.

       Rum toplumu zaten, COVİD yüzünden zor  günler yaşamaktadır.

       Ekonomiyi ayakta tutmak için TURİZMİ ve DIŞ ÜLKELERLE BAĞLANTIYI açıkta tutan Rum kesimi, bunun bedelini PANDEMİNİN YAYILMASI ve ÖLÜMLERLE ödemektedir.

       Böyle bir dönemde Anastasiadis’in kendi çıkarını düşünen dar menfaatçi yapısının ortaya çıkması, BM nin başlatmayı düşündüğü YENİDEN GÖRÜŞME sürecinde, Rum tarafını daha UZLAŞICI BİR ÇİZGİYE sürükleyecektir.

       Türkiye de, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni söylemlerinde Pandemi sürecinde YENİ SİYASETLERE yöneleceğinin işaretlerini vermektedir.

       Erdoğan ve ekibi, AB’ye  çatma söylemleri yerine, AB HEDEFİNİ daha sık söylemeye başladılar.

       Pandemi süreci, Türkiye’de AB’nin ekonomik ve siyasi yardımının gerekliliğini herkesin beynine yeniden soktu.

       Türkiye , EKONOMİK VE HUKUKİ reformları en erken zamanda açıklayacağını söylerken, DIŞ YATIRIMCIYI ülkeye çekmeyi hedeflediğini göstermektedir.

       Pandemi sğrecinde, DAR MİLLİYETÇİ söylemin Tayyip’e de bir şey kazandırmayacağı gerçeği ,Türkiye’yi yeniden DEMOKRATİKLEŞME çizgisine çekmektedir.

       Türkiyenin yeniden AB’yi hedeflemesi, Kıbrıs Sorununda BM nin başlatacağı yeni girişimin BAŞARI ŞANSINI ARTTIRMAKTADIR.

       Pandemi insanların yalnızca ülke içerisindeki yaşam şartlarının değişimini değil, Ülkeler arasındaki ilişkilerin de daha doğru bir temele oturmasını sağlayan bir faktör olarak gelecekte hatırlanacaktır.