Köşe Yazarları

Özdil Nami’nin temaslarına dikkat…


Gazetecilik yaşamım boyunca, her dönem yanlışı eleştirdim.
Oy verdiğim hükümetleri de vermediklerimi de…
Ama doğru yapılanları, hükümetler içinde fark yaratan Bakanları ve onların icraatları da alkışlamaktan geri kalmadım…
Son dönemde, yakından izlediğim bir Bakan, Özdil Nami…
Kavgasız gürültüsüz, sessiz sedasız işini yapıyor.
Partisinin içindeki bir takım çevrelerin bağnazlıklarına inat, gerçeklerden söz ediyor…
Nami’nin son yaptığı Suudi Arabistan, Umman ve Katar ziyaretlerinde de, sadece siyasi konularla değil, ticari ilişkilerle de ilgili mesai harcadığını gördüm…
Geçtiğimiz ay sanayici ve işadamlarımız Dubai Gıda Fuarı dönüşlerinde “Talep çok” diyorlardı. Ancak devletin kendilerine yardımcı olmasını da istiyorlardı.
Ben de yazdığım yazıda “Devletin yapacağı çok şey var… çalışmak, çaba göstermek, vizyon sahibi olmak gerek” demiştim…
Nami, KKTC’de üretilen malların pazarlanması, turist akışı sağlanması ve yatırım gelmesi için yapılabilecekler olduğunu söylüyor.
Bu amaçla üst düzey görüşmeler yapmış. Bu ülkelerin siyasi yöneticileriyle, Ticaret ve Sanayi Odaları ile toplantılara katılmış, onlara somut projeler sunmuş. Onlar da “Sizin bizim için yeriniz ayrıdır, ticaret adamlarınız, sanayicileriniz buraya bir heyet olarak gelsinler, biz onlara buradaki alıcılarla doğrudan temas imkanı sağlarız” demişler…
Nami bu verileri derhal Bakanlar Kurulu’na getirmiş, Ticaret ve Sanayi Odasıyla temaslara başlamışlar, yakında  da o ülkelerin iş çevreleri KKTC’ye geleceklermiş. Bakan, nakliye ile ilgili sıkıntıların Türkiye ile çözülebileceğini, yatırımcıların bürokrasiye takılmak istemediklerini, turist akışının THY’nin yeni destinasyonlarıyla kolaylaştırılacağını de vurguluyor ve “Konuşulanlar havada kalmayacak, somut yatırımlara da dönüşmesi için adımlar atılacak. Bu ziyaretler biraz hızlı gelişti, bundan sonraki seyahatlerde programı önceden netleştirme imkanı olacağı için Ticaret Odası ve Sanayi Odası’ndan da katılım sağlayacağız” diyor…
Serdar Denktaş’ın dün akşam başlayan Ankara ziyaretinde yanında Ticaret Odası Başkanı’nı da götürmesi ve ele alınacak konular arasında ülke turizminin geliştirilmesi ile yerli ürünlerin pazarlanması konularının da bulunması, aynı amaca hizmet eder görünüyor…
İstersek aşabileceğimizi bildiğimiz, ama kolayımıza geldiği için şikayet etmekten başka bir şey yapmadığımız bir konudur şu izolasyon-ambargolar meselesi…
İşte hem iş çevreleri, hem devletin bir bakanı o olanağın orada olduğunu görüyor. İşadamları, sanayiciler kendi çaplarında ufak ufak ilişkiler geliştirmekteler. Örneğin, uzun yıllar arpa üreten bir iki arkadaşım, şimdilerde tüm dünyaya narenciye ve patates ihracı yapmaktalar. “Bir bu kadar daha olsa onu da satarız” diyorlar. Demek ki istenirse oluyor.
Özellikle Arap ülkelerinin, ürettikleri hiçbir şey yok. Petrol geliriyle her türlü ihtiyaçlarını dıştan alıyorlar. Üstelik oralarda ABAD kararı falan da sökmüyor…
Kurtuluş yolumuz tektir; üretime dayalı ekonomi…
Ekonomik refahla birlikte, tüketime ve üleşmeye dayalı rezil sistem kendiliğinden bitecek, bu da siyasetten sosyal yaşama her şeyi, bir domino etkisi yaparak iyileştirecek.
Bence devlet, tüm organlarıyla bu fırsatların peşine düşmeli.
Gerisi hikaye…

 

 

YERİN KULAĞI VAR
SONUÇLAR SÜRPRİZE AÇIK:
Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimleri ve sonuçlar öyle görünüyor ki, her türlü sürprize gebe… Eroğlu ve CTP’nin yaptırdığı anketlerde, ikinci tur için Derviş Eroğlu ve Sibel Siber’in yarışacağı sonucu çıkıyor. Ancak sokak, Mustafa Akıncı diyor. Durum böyle olunca da, bu işe akıl sır erdiremiyorlar. Dedim ya, sonuçları tüm adaylar için, sürprize açık bir seçim olacak…

KÖHNEMİŞ KAFALAR:
Bazen öyle konuşmalar oluyor ki, insanın isyan edesi geliyor. Hele de bunu yapanlar, bizi temsil ettiğini iddia eden siyasiler olunca. Toplum için olumlu tek bir icraat yapamayacaksın ama, hala daha halkın zayıf noktası bayrak ve dini inançları üzerinden politika yapıp kendine siyasi rant sağlamaya çalışacaksın. Yıllardır bu toplumun başına ne geldiyse, bu tür politikacılardan geldi…

SAĞLIKTA SINIFTA KALDIK:
Sağlık Bakanı Ahmet Gülle, “KKTC olarak aşı, aşılama programlarında Türkiye’nin de önündeyiz. Avrupa standartlarındayız” demiş. Hastane hizmetleri, araç- gereç konusunda neredeyiz keşke onu da söyleseydiniz sayın bakan.

ÖDEYELİM DE NE İÇİN:
Genel Sağlık Sigortası da bir yıla kadar yürürlüğe girecekmiş. Bu durumda vatandaşa da “sağlık kesintisi adı altında ek mükellefiyetler gelecek. Yapılacak, çaresi yok. Ancak hangi sağlık hizmeti için? Aylar sonrasına gün verilen MR, tomografi için mi, asansörü çalışmayan hastane için mi..?

YA TERSİ OLURSA:
İki genç akademisyen. Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili olarak birisi, “gelenek bozulmayacak” diğeri ise, “Derviş  Eroğlu, yılların deneyimini bu seçimde de gösterip yarıştan bir kez daha lider çıkacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor. Merak ettiyseniz, bir tanesi DP’nin kurucularından, diğeri ise iktidarı döneminde İrsen Küçük’ün yanından ayrılmayan birisi. Akademik kimlikleri ile değil de, sanki siyasi görüşleri ile değerlendirme yapmış bu iki arkadaş…

ZAMMA KIZMADIM:
Bir içici olarak, sigaraya yapılan zamma kızamadım. Eğer tabii bu kuruşlar damlaya damlaya ülke ekonomisine, devletin kasasına biraz destek olabilirse… İçiyorsan ödeyeceksin ve yapılan zamma kızmayacaksın. Neye kızıyorum biliyor musunuz, verdiğimiz bu kuruşların her fırsatta eylem yapan ve talepleri hiç bitmeyenlere dağıtılmasına… 

ZİRVEDEKİLER
Ayak-Yorgan Meselesi: Hükümet son 6 aydır maaş ödemelerini yerel gelirlerden yapıyormuş. Yerel gelirlerde, yani toplanan vergilerde az da olsa artış olmuş.  Sanırım 1990’daki Asil Nadir yatırımlarından sonra maaş ödemeleri ilk kez yerel kaynaklardan yapılmıştı. Hatta o yıl bütçe fazlası da çıkmıştı ve seçimlerden önce memura fazladan bir maaş verilmişti… O günden bugüne, sürekli gerileme gösterilen 25 yıl geçti. Ne yalan söyleyeyim, duyunca gerçekten sevindim…

DİPTEKİLER
KTOEÖS: Sendika, dayatma paketlere, özelleştirmelere dur demek, eşelmobilin, hayat pahalılığının kaldırılmaması ve göç yasasının kaldırılması için birçok okulda eyleme gidiyormuş. İyi de sevgili hocalarım, çocukların suçu ne söyler misiniz..?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı