Röportaj

“Organlarınızı toprağa değil, insana verin”

Tuzla Cami İmamı İbrahim Yazıcı böbrek hastalığından bağışla kurtuldu ve herkese çağrı yapıyor: 

Tuzla Cami İmamı İbrahim Yazıcı böbrek hastalığından bağışla kurtuldu ve herkese çağrı yapıyor:

Nezire Gürkan

“Telefon gece 12’de çaldığında kalbim duracak gibi oldu. Mutlaka iyi bir haberdi, umudumu hep korumuştum. Gerçekten öyle oldu, böbrek bağışı vardı. İki denemede uymamıştı, bir şans daha doğdu. Ve bu kez hayat kaynağım oldu. Ameliyattan uyandığımda yeniden doğmuştum. Üstelik bir de böbrek kardeşim vardı…”

Yaklaşık 10 yıl böbreklerinde sorun yaşayan, bir yıl diyalize bağlı kalan İbrahim Yazıcı, kadavradan böbrek nakliyle hayat bulanlardan. Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde böbrek nakli olan 20 kişiden biri. Şanslı olan hastalardan, çünkü 200 civarında nakil bekleyen var.

O bir din adamı

İbrahim Yazıcı, İlahiyat mezunu bir din adamı. Tuzla Camii’nin imamı. 48 yaşında. Yaklaşık 21 yıldan beri KKTC’de.

Böbrek sorunu 10 yıl önce başlamış. Son bir yılda da hemodiyalize bağlı geçmiş hayatı.

“İki böbreğim de iflas etmişti. Son bir yıl artık diyaliz makinesine bağlı olarak sürdürebiliyordum hayatımı. Tüm hayatınızı etkileyen bir süreç. İşe gidemezsiniz, sosyal ortama çıkamazsınız, hayatınızı tek başına idame ettiremezsiniz. Beslenmeye çok dikkat etmek zorundasınız. Suyu fazla içerseniz makinede zorlanırsınız. Diyalizle birlikte tansiyon sorunu ortaya çıkıyor. Bazılarında şeker de oluyor. Ve diyaliz aslında ayakta kalmanız, ölmemeniz için. İyileştirmiyor. İyileşmek için böbrek naklinden başka imkân yok.”

Böbrek kardeşi de var

Yakınlarından böbrek nakli için yapılan testlerden sonuç alamadıklarını ve tüm böbrek hastaları gibi organ bağışı beklemeye başladığını anlattı İbrahim Yazıcı…

“Her bağış olduğunda 8 hasta çağrılır. 2 böbrek için uygun 2 aday aranır. Uygunluk önemli çünkü. Ben iki kez çağrıldım, uymadı. Sonuncu hayatımı kurtardı. Gözümü açtığımda yanımda böbrek kardeşim de vardı, diğer böbreği alan, aylarca beraber tedavi aldığımız arkadaşım. Hastalık arkadaşımdı, artık böbrek kardeşim olmuştu.”

Yaşamayana anlatmak zor

Nasıl oldu, neler yaşadı?

“Yaşamayana anlatmak zor. Gece yarısı telefonum çaldığında kalbim duracak gibi oldum. Zaten hep bekleyiştesiniz. Gerçekten beklediğim gibi, bir beyin ölümü üzerine aile organ bağışında bulunmuştu ve uygunluk testi için davet almıştım. Sabah nasıl oldu, bilmiyorum… Organ bağışı ilk heyecan, uygunluk da önemli. Ertesi gün testlerin ardından uygun bulundu, 4 saatlik ameliyatla böbreğim oldu. 20 gün yoğun bakımda kaldım. 12 çeşit ilaç aldım. İlaçlar yavaş yavaş azaldı, şu an naklin 9. ayındayım ve 6 çeşit ilaç içiyorum. Gittikçe azalacak. Hiçbir şikâyetim yok, her gün doktorlarıma ve bağışçıma dua ediyorum.”

Yeniden doğuş, doğum günü

Böbrek naklinin yapıldığı 12 Şubat 2018’i doğum günü olarak anan 48 yaşındaki Yazıcı, duygularını gözyaşları arasında anlatmaya çalıştı…

“Çaresizliğinize çare, mutluluğun adı. Yaşamla ölüm arasındayken can simidi. Zaman duruyor sanki. Yeniden doğuyorsunuz ve ilk doğumdan daha önemli. Çünkü hayat alışkanlıklarınız, işiniz, aileniz, beklentileriniz, gelecek planlarınız var. Yeni bir dünya gözü… Kuş olup uçmak istersiniz. Dünyanın iyilerin hürmetine ayakta durduğuna inancınız artıyor. Her gün her şeye ve size can verenlere şükredersiniz.”

Dünyada cennet bıraktı

Geçtiğimiz şubat ayında hayatını kaybeden Nurten Aykıç’ın böbreklerinden biriyle hayat buldu İbrahim Yazıcı. Aykıç’ın diğer böbreği de Tugay Kavuzkoz’a nakledilmiş. Bu nedenle Kavuzkoz’u böbrek kardeşim diye niteliyor Yazıcı.

Bağışçı aile ile görüştü mü?

“Evet, ziyaret edip teşekkür ettim. Nurten Aykıç’ın beyin ölümü üzerine organ bağışı için onay veren eşi Mustafa, oğlu Mehmet, kızı Emine ile görüştüm. Onlar benim dünyada ve ahirette manevi ailem. Bana can veren insanlar. Karşılıksız iyilik. Bir insana bundan büyük iyilik yoktur. Candan cana en büyük sadaka. Nurten Aykıç’ın mekânı cennet olsun. Dünyada cennet bıraktı, biz de o cenneti yaşıyoruz. O da ahirette cennette.”

En büyük sadaka, bağışçı olun, bağışlayın

“Siz aynı zamanda din adamısınız. Nasıl bir mesaj vermek istersiniz” diye sorduk…

“Duyarlılıklarımızı geliştirelim, dünya gözüyle bakalım. Organ bekleyen, yaşaması bu bağışlara bağlı çok insan var. Sadece böbrek nakli bekleyen sanırım 200 kişi. Yakınların, yani canlıdan bağıştan daha önemli kadavradan bağış. Organ bağışı olmayınca insanlar yakınlarına böbreğini vermek zorunda kalıyor. Oysa en büyük sadaka organ bağışı. Bağışçı olun ama kâğıt üzerinde kalmasın. Beyin ölümü halinde aile yakınları da onay versin. Korkulacak, çekinecek hiçbir şey yok. ‘Dost dost diye nicesine sarıldım, beyhude yaşadım, benim sadık yârim kara topraktır’ der Aşık Veysel. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Tüm bedenimiz toprak olacak. Toprak olurken başka bir insana hayat verin. Organlarınızı toprağa değil insana verin. Dünyada cennet bırakın.”

Doktorlara, meclise, bakanlığa minnet

Organ nakliyle ilgili yasanın yaklaşık 4 yıl önce çıkarıldığını anımsatarak Cumhuriyet Meclisi’ne, ilgili tüzük ve protokolleri çıkaranlara, Sağlık Bakanlığı’na teşekkür eden İbrahim Yazıcı, Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin ilgili bölümünden de övgüyle söz etti. Nefroloji uzmanları Dr. Duriye Deren Oygar ve Ahmet Behlül ile Dr. Salahi Ataç’a; nakil hemşiresi Meral Yükseliş’in şahsında tüm bölüm hemşirelerine minnet duygularını ifade etti.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı