Kutlay Erk su konusunda konuştu.
Bazı Türkiyeli yetkililerin “Sizin deneyiminiz yok, bu işi yönetemezsiniz” şeklinde konuştuklarını belirtti.
Erk, bunun Kıbrıslı Türklerin zekasına ve yeteneğine saygısızlık olduğunu söyledi.
…
Erk doğru söylüyor.
Bize güvenmiyorlar.
Suyu bir tek denizde gördüğümüzden.
Şelalemiz yok, akarsularımız yok.
Yağmurumuz yok.
Soğuğumuz yok, kışımız yok, karımız yok.
Kanlı Dere de tekmil bütün kolları ile kurumuş.
Şimdi kalk bu ahaliye su getir.
Bir kaşık suda boğulur artık.
Nasıl idare edecek?
…
Öyle düşünüyorlar.
Bunlar yönetemez; idare edemez…
…
Halbuki en iyi yaptığımız şey idare etmektir.
Müsteşarı idare et.
Vekil küstü idare et.
Seçim kaybet, seçim kazan partiliyi idare et.
Bakanlık bekleyenleri, makam bekleyenleri idare et.
Partiyi idare et.
Evde çocukları
Kaynanayı,
Kaynatayı,
Sevgiliyi,
Dostu, arkadaşı,
İdare et.
…
İşçi ustayı idare eder,
Tezgahtar patronu.
Çoban koyunu.
Her yerde idare…
…
En iyi yaptığımız iştir idare etmek.
Ta Örfi İdareden beri.
İngiliz’i idare et,
Cemaati idare et,
Rum’u idare et,
Müdürü,
Memuru,
Askeri idare et.
Gelen giden elçileri idare et,
Arabanın benzinini, tüp gazın gazını.
Cebindeki üç kuruşu…
…
Eskiden Türkiye mi vardı?
İdare edilmiyor muydu?
Zeytin de, üzüm de, nar da, portakal da dalında mı kalmıştı?
Toplanıyor, pazarlanıyor, para kazanılıyor, idare ediliyordu.
…
İdarede sıkı zamanlar da oldu tabii.
Ama iş sıkı tutuldu.
Sadece Türk malı alınacak dendi.
Alındı.
Türk çarşısı öyle kuruldu.
İdare vardı çünkü!
Öyle ki,
Bir desteban kaç köye su bölüştürebiliyor, ne kavga ne kalaba çıkıyordu.
…
Bak,
Su gelmeden kavgalar çıkmaya başladı bile.
Bu idare-i maslahat değildir.
Olsa olsa idare-i kavga.
…
Onların idaresi başka.
Biz hayatı idare ediyoruz,
İmamlar parayı!..
…
Hiş kimse onurunu bir kaşık suda boğdurmamalı…
Allah bilir, bir de okunmuş sudur!
































