Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Emirkanı öğretmenliğe devam edecek… Öyle mi?

Emir Emirkanı, üstün hizmetleri karşılığında, “üst makamlarca” korunmaya devam ediliyor.

Hatırlarsınız değil mi?
Kamu Hizmeti Komisyonu’nda görev yaptığı dönemde, neredeyse tek bir şaibesiz sınav yok.
El attığı her işi hısım, akraba, dost ve bağlı olduğu siyasi merkezlerin lehine kullandı ve yüzüne gözüne bulaştırdı.
Müdürlük sınavı mahkemeden döndü, 20 müdürü rezil rüsva etti.
Yetmedi…
UBP kurultayına müdahale etmek isteyenlere alet oldu.
Başbakan’ın imzasını sahteledi.

Sonuçta adalet, bunca olaya kayıtsız kalamadı.
Emir Emirkanı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı eski Müsteşarı Mustafa Tokay ile birlikte, aylarca cezaevine gönderildi.
Mahkeme koridorlarındaki o mahcup halleri yanında, “Aman beni meslekten atmayın, emekli olsun olmamı sağlayın” diyerek dönemin Başbakanı İrsen Küçük’ün elini öptüğü…
El pençe divan durduğu o fotoğraf da hafızamızda.

KHK da yargıladı ama
Emirkanı, yargı kararının ardından, Kamu Hizmeti Komisyonu’nda da yargılandı…
Ancak halen daha cezası açıklanmadı.
Belli ki, Kamu Hizmeti Komisyonu’nu etkisi altında tutan Cumhurbaşkanlığı, burada da devrede.
Cumhurbaşkanı, prenslerinden Metin Gültekin ve Kamil Kayral aracılığı ile Emir Emirkanı’yı “öğretmenlik gibi kutsal bir meslek içerisinde” tutma gayretinde.
Öyle…
Bakınız…
Öğretmenler Yasası, 85’inci madde “Disiplin cezalarının süreleri ve ceza uygulanacak eylem ve davranışlar” kısmını düzenliyor.
Hangi hallerde, bir öğretmene ne ceza verileceğini düzenliyor.
85’inci maddenin 5’inci maddesi, bir öğretmenin hangi halleder meslekten uzaklaştırılacağını düzenliyor…
İşte o madde ve meslekten men gerekçeleri:
  (5) Öğretmenlik görevinden ve kamu görevlerinden çıkarma cezası: Öğretmenin, öğretmenlik görevinden sürekli olarak çıkarılmasıdır. Bu cezaya çarptırılan öğretmenler, öğretmenlik görevine ve herhangi bir kamu görevine bir daha alınamazlar. Öğretmenlik görevinden ve kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren eylem ve davranışlar şunlardır:
   (a) Okul içinde veya dışında toplumun ahlak görüşlerine ya da öğretmenlik haysiyet ve onuruna ciddi biçimde aykırı eylem veya davranışlarda bulunmak; uyuşturucu madde alışkanlığını kazanmak ve/veya kazandırmak ve/veya uyuşturucu madde üretmek ve/veya satmak amacıyla bulundurmak;
   (b) Bir yılda toplam otuz iş günü izinsiz veya özürsüz olarak görev yerine gelmemek.
   (c) Görev başında iş arkadaşlarına veya üstlerine eylemli saldırıda bulunmayı alışkanlık haline getirmek;
   (ç) Bir siyasal partiye üye olmak;
   (d) Rüşvet, hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma gibi öğretmenlikle bağdaşmayan yüz kızartıcı bir suç işlemek ve hukukun yüz kızartıcı suç saydığı diğer suçlardan birini işlediği mahkemece saptanmış olmak;
   (e) Yasa dışı yollardan çıkar sağlamak;
   (f) Başka iş yapma yasağına aykırı davranışlarda bulunmak ve uyarılara karşın bu tür etkinlikleri sürdürmek;
   (g) Olağanüstü hallerde yasal bir hakkın kullanılması dışında görevini gereksiz biçimde terk etmek;
   (h) Okul içinde veya dışında devletin kurulu düzenini yıkmayı amaçlayan eylem ve davranışlarda bulunmak;
   (ı) Bu yasanın 9’uncu maddesinde öngörülen nitelikleri yitirmiş olmak.

Yeterli değil mi?
D maddesini bir daha yazıyorum…
“(d) Rüşvet, hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma gibi öğretmenlikle bağdaşmayan yüz kızartıcı bir suç işlemek ve hukukun yüz kızartıcı suç saydığı diğer suçlardan birini işlediği mahkemece saptanmış olmak…”
Peki bu gerekçe yeterli değil mi?
Sahtekarlık var…
Yüz kızartıcı bu suç nedeniyle hapis de yatılmış…
Sahtecilik yüz kızartıcı suç değil mi?
Aldığım duyumlar, Emirkanı’nın “kademe ilerlemesi durdurulması…” gibi…
“Meslekten bir süre men” gibi “idare-i maslahat” ile durumu geçiştirme eğilimleri var.
Öğretmen camiası buna nasıl bakacak, bilmem…
Emirkanı’yı hiç tanımadım…
Ancak, bu süreci imza sahteleme olayının ta öncesinden takip eden biri olarak…
Öğretmen sınavlarında yapılan hukuksuzlukları…
Telefon kayıtlarını…
Tehditleri…
Korkuları…
Sınav sorularının sızdırılmasını talep eden biri olarak…
Emirkanı’nın öğretmen camiasında olmasını içime sindiremiyorum…
Komisyonun kararını merak ediyorum, bekliyorum…
Göreceğiz…