Köşe Yazarları

Okullar kalabalık; Ne yapmalı?






Okullar geçen hafta açıldı. Pandemi’den çok, okulların kalabalık olması konuşuldu. Bazı okullarda vakalar görülmüş olmasına rağmen toplumda bir panik havası yok. Bu iyiye işaret… Okulların açık kalmasına yardımcı olacak bir etken…

Şu anda okulların kalabalık olması hem eğitimin sürdürülemez kılıyor hem de bulaş riskini artırıyor. Toplumda aşılanma oranının %50 civarında olması bu riski tetikliyor.  Okullardaki yoğunluk daha çok liselerde olduğu gözlemleniyor. Sınıf sayıları 40’ın üzerinde olan çok sayıda şehir merkezlerinde okullar var.



Pandemi öncesi dönemde sınıflardaki öğrenci sayısı 40’ın üzerinde olduğunu sanmıyorum. Olsaydı bugünkü gibi şikayetler artmış olacaktı. Demek ki bu iki yılda ciddi bir öğrenci artışı oldu. Bu elbette ki ülkedeki nüfus artışı ile de orantılıdır.

Basına yansıyanlardan anladığımız sınıflardaki öğrenci sayısı 40’ın üzerinde olan liseler Lefkoşa Türk Lisesi, Namık Kemal Lisesi ve Lapta Yavuzlar Lisesi olarak görülüyor. Her üçü de “genel lise” veya “düz lise” diye tanımladığımız okullar… Ülkedeki nüfus artışı dışında bu okullarının öğrenci sayısını artıran başka ne gibi sebepler olabilir diye bir düşündüm. Birincisi meslek liselerine giden öğrenci sayısı azalmış olabilir, bir diğeri de özel okullara giden çocukların ekonomik sebeplerden dolayı devlet okullarını tercih etmek zorunda kalmasıdır. Bunun dışında okullardaki bu nüfus artışını açıklayabileceğimiz bir durum yok…

Lefkoşa’ya bir bakalım. Lefkoşa’da Atleks Sanverler Ortaokulu, Bayraktar Ortaokulu, Şht. Hüseyin Ruso Ortaokulu, Demokrasi Ortaokulu ve İrsen Küçük Ortaokulu’ndan mezun olan her çocuk eğer Lefkoşa’de genel bir liseye gidecekse gidebileceği tek okul Lefkoşa Türk Lisesi’dir. Mağusa’da da durum bundan farklı değildir. Orda da sadece Namık Kemal Lisesi vardır. Bu iki tarihi lise mevcut kapasiteyi artık kaldıramamaktadır. 46-47 kişilik sınıflarda yapılan derslere eğitim dememiz mümkün değildir. Kaldı ki bu durum pandemi koşullarında gerçekleşmektedir. Bu kadar yüksek sayıya pandemi öncesi dönemde bile ulaşılamamıştır. Şimdi pandemi içerisinde bu sayılar ile sınıflarda olmak risklidir ve covid-19’a davetiye çıkarmaktır.

Peki bundan sonra ne yapmalı?

… Evet! Birçok kişinin sesini duyar gibiyim. “Bu işlerin çözümü pendemi ile geçen, okullara birinin gitmediği dönemde planlanıp yapılması gerekirdi” diyen çok… Üzgünüm ama yapılmadı. Bırakalım böyle mi kalsın yoksa bundan sonra da bazı adımlar atılabilir mi?

Ben kendi adıma LTL’deki yoğunluğu ortadan kaldırabilecek bir öneri yapayım. LTL’de Fen Bölümü’nde okutulan dersler ile 20 Temmuz Fen Lisesi’nde okutulan dersler arasında pek bir fark yoktur. Kullanılan kitaplar hemen hemen aynıdır. Pandemi koşullarını da dikkate alarak LTL’deki Fen Bölümlerinden bazı öğrencilerin geçici olarak 20 Temmuz Fen Lisesi’ne kaydırılması mümkündür.

Seyrekleştirilmiş eğitim belki kalabalık sınıfları önleyebilir ancak öğrenmenin süresini uzatır. Uzun vadede çocukların yararına olan bir durum değildir.

Sorunun çözümünde niyetli olanlar farklı öneriler de geliştirebilir. Önemli olan bu sorunu çözmeye niyetli miyiz? Yoksa “bir süre sendikalar ve veliler şikayet eder, 46-47 kişilik sınıflara alışırlar” mantığı içerisinde miyiz?

Kalıcı çözümler için yarından tezi yok planlamaya başlamak gerekmektedir. Eğer niyetimiz 20-25 kişilik sınıflarda ders yapmak ise daha fazla okul yapmak ve ciddi bir planlama kaçınılmazdır.

…Ve elbette ülkeye gelen nüfusu kontrol etmektir… Yoksa bu küçük ülke, bu okullar bu nüfusu kaldıramaz.







Başa dön tuşu