Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

Okullar açık ama…

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı temsilcileri ile Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin 23 Aralık’ta yaptığı toplantıda okullarda çıkan covid-19 vakaları masaya yatırıldı. Tabii bu arada Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, öğretmen sendikaları ile de görüştü. Elbette eğitimin ortak paydalarının görüş alışverişinde bulunması iyi bir şey… Ancak bu görüşmelerin sonuç odaklı ve sorun çözücü olması gerekir. Bu konuda yavaş hareket edildiği kanısındayım. Bürokrasi bu konuda bazı şeylerin sonuca bağlanmasının önünde ciddi bir engel olarak duruyor.

Gelelim okullardaki covid-19 vakalarına… Geçen hafta birkaç okulda vaka görüldü. Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın iddiası, gereken tedbirlerin alındığı yönünde…

İyi güzel de durum buysa, niye bazı okullarda öğrenciler okula gitmiyor veya aileler çocukları okula göndermiyor?

Örneğin Alasya İlkokulu!nda bir vaka görülür, Mağusa’daki diğer okulların bazılarında çocuklar okula gönderilmez. Gönyeli İlkokulu’nda bir vaka görülür, o gün okulda olmayan çocuklar ertesi gün okula gelmedi.

Elbette insanların tedbirli olması, korunmak istemesi önemli ve anlaşılabilir bir durum… Ancak bu panik ve abartı düzeyinde de olmamalı. Böylesi bir durum çocuklarımıza yarar yerine zarar verdiğini de bilmeliyiz.

Peki vatandaşın bu hali neden böyle? Kabul etmek gerekir ki vatandaş devletin olanakları ve yönetenlere olan güvensizliği, bu davranışın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Buna biraz da panik eklenince, okullarda seyrekleştirilmiş devam eden eğitim daha da sekteye uğruyor.

Peki bu güven nasıl sağlanacak? En önemlisi şeffaflık… Devlet vatandaşına şeffaf olacak. Covid-19 konusundaki tüm verileri en açık şekli ile vatandaş ile paylaşacak. Eğitimde ortak paydalar birlikte çalışacak. Toplumdaki güvensizliği ortadan kaldırmak için neler yapılabileceği üzerinde kafa yormak gerekiyor. Bunun başka yolu yok. “Ben yaptım oldu” anlayışı günümüz dünyasında karşılık bulmuyor. Okuldaki uygulayıcıları dikkate almadan okullarda covid-19 salgını ile mücadele etmek imkansız gibi bir şey…

Okullardaki covid-19 meselesinin yönetiminde Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı biraz daha aktif olmak ve inisiyatif almak zorunda… Her konuyu Sağlık Bakanlığı’na bırakmak doğru değil…

Geçtiğimiz hafta okullarda yaşanan covid-19 vakaları okullara giden öğrenci sayısını ciddi oranda düşürmüştür. Bu işler “okullar açıktır” demekle olmuyor. Gönyeli İlkokulu’nda olayın ertesi günü okula gitmesi gereken 250 çocuktan sadece 30 kişi gidiyorsa veya Karakol İlkokulu’nda hiçbir vaka yokken 150 çocuktan sadece 50 çocuk okula gidiyorsa, adım atılması gereken bir durum vardır demektir. Zaten seyrekleştirilmiş eğitimden dolayı ağır aksak giden okullardaki öğretim, çocukların okula gelmemesi dolayısı ile daha da sekteye uğramaktadır. Böyle bir ortamda öğretimin ilerlemesi mümkün değildir. “Okula gelenlerle eğitim devam eder” anlayışı bizi bir yere götürmez. Mutlaka vatandaşı ikna edip çocukları okula göndermelerini sağlamak gerekiyor. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı haftalık olarak okullardaki öğrenci katılımlarını gösteren istatistikleri kamuoyu ile paylaşırsa, belki vatandaş da bu şeffaflık karşısında yönetenlere güven duygusunu artırabilir. Yine ayni şekilde okullardaki önlemler artırılırsa vatandaşın güveni kazanılabilir.

Kısacası bir şey yapmak lazım… Eğitimde “mış” gibi yaparak ilerleyemeyiz. Eğitim öğretimin sekteye uğradığı her an çocuklarımızın zararınadır.