Köşe YazarlarıSürmanşet

Greenpeace bile çevre felaketinde samimi değil!






Dünya pandemiden sonra daha tehlikeli bir durumda olacak; Çevre Felaketi. Çevre felaketi pandemiden çok daha fazla insanın ölümüne neden olacak. Kip Anderson ile Keegan Khun’un, Cowspiracy adlı uzun metrajlı belgeseli, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle ilgili farklı nedenlere odaklanıyor*.

İklim değişikliğinin dev fırtınalara, orman yangınlarına, rekor kuraklıklara, eriyen buzullara, okyanusların asitlenmesine, ülkelerin sular altında kalmasına ve daha pek çok sonuçları olacağı belirtilmekte. Tüm bu sonuçlar insanların dünyadan talepleri nedeniyle ortaya çıkıyor.

Kip, insanların küresel ısınma için bireysel yapacağı önlemleri aktarıyor. Diş fırçalarken ve traş olurken musluğu kapama, düşük elektrik tüketen ampuller kullanma, kısa duş yapma, odalardan çıkarken ampulleri kapama, araba yerine bisiklet kullanma, çevre dostu arabaları tercih etme gibi. Ancak ne yazık ki bu tür bireysel önlemler dünyayı kurtarmıyor.

Kip, et ve sür ürünleri endüstrisinin tüm araba, kamyon, tren, tekne ve uçakların egzozundan daha fazla sera gazı ürettiğini, bir Birleşmiş Milletler raporundan okumuş. İnekler ve diğer çiftlik hayvanları, sindirimlerinin sonucunda önemli miktarda metan gazı üretir. İneklerin ürettiği metan, araçların ürettiği karbondioksitten 86 kat daha zararlıdır.

Birleşmiş Milletler ve diğer örgütlerin raporlarında, besi hayvanlarının küresel ısınmada rol oynadığı vurgulanır. Aynı zamanda kaynak tüketimi ve çevresel bozulmanın başlıca sebebi oldukları için de dünyayı mahvetmektedirler.

Kip, bu noktada bu bilgiden neden haberi olmadığını düşünüyor ve bu bilginin tüm çevreci örgütlere duyurulması gerektiğini belirtir. ABD’deki tüm çevreci örgütlerin web sitelerine girer. Greenpeace, 350 org., Sierra Club, Climate Reality, Rainforest Action Network, Amazon Watch ve hiç birinde hayvancılıkla ilgili hiçbir bilgi görmemiş.

Kip, bu duruma çok şaşırır; neden sayfalarında tek bir bilgi yok diye. Bu grupların ana odağı doğal gaz ve yağ üretimiydi. Su kullanımı ve kirlilik nedeniyle hidrolik kırma gündemlerindeydi. Hidrolik kırma yöntemiyle doğal gaz çıkarma, devası miktarda su tüketiyor.

ABD her yıl 378,5 milyar litre suyu bu amaçla kullanır. Hayvancılıkla karşılaştırıldığında devede kulak misali. Çünkü sadece ABD’deki besi hayvanları 128,7 trilyon litre su tüketiyor. Bu iki endüstrinin metan emisyonu da neredeyse aynı orandadır.

Kaliforniya gibi kuraklık ve su kesintileri olan eyaletteki insanlar için su kullanımı önemlidir. Kaliforniya’da sıradan bir insan günde ortalama 5700 litre su tüketir. Yarısı et ve süt ürünlerinin tüketimiyle ilgilidir. Et ve süt ürünleri yüksek miktarda su tüketir. Çünkü hayvanlar yoğun su kullanımı gerektiren tahıllar tüketirler.

100 gramlık bir hamburger köftesini üretmek için 2500 litre su tüketilir. Kip, bunun iki ay aralıksız duş almaya eşit olduğunu belirtir.

Evdeki su tüketimini azaltmaya dikkat edilebilir ancak ev tüketimindeki su ABD’deki su tüketiminin sadece %5’i, hayvancılıkta ise %55’i kadardır. Nedeni 450 gr sığır eti üretimi için 9500 litre su tüketilmesidir. 1 yumurta için 1800 litre, peynir için de 3400 litre.

Kip, Kaliforniya Su Kaynakları Dairesi’nin ‘Suyumuzu Kurtarın Kampanyası’nı incelemiş. Su tasarrufu için önlemler belirtilmiş (duş alma, tasarruflu tuvaletler, su tasarrufu araçlar gibi) ama hayvancılıkla ilgili hiç bir şey yok. Devletin tüm tavsiyelerini yapsa, günde 178 litre su tasarrufu yapar. Bir hamburgerin 2500 litresine yaklaşamadığını belirtir.

Kip, daha az et yemeyi niye önermiyorsunuz? Diye sorunca, Su Kaynakları ve Verimlilik Bölüm Şefi, ‘Bu bir davranış değişikliğidir, insanlara daha et tüketin diyemeyiz’ diyor.

Hayvancılık dünyadaki nitroz oksitin %65’ini üretir ve bu gaz karbondioksitte metreküp başına 256 kat daha çok küresel ısınma potansiyeli var. Enerji ile ilgili karbondioksit emisyonunda 2040’a kadar %20 artı beklenmekte. Ama tarımda 2050’ye kadar %80 artış beklenir. Bunun nedeni et ve süt ürünü tüketiminde beklenen global artıştır.

Dünya Bankası’ndan iki çevre uzmanının araştırmasına göre insan eliyle gerçekleşen iklim değişikliğinin %51’inden sorumludur. Yiyecek amaçlı hayvan yetiştirme dünyanın su tüketimin %30’undan sorumlu ve gezegendeki toprağın %45’ini işgal ediyor. Brezilya Amazon Ormanı’nın yok oluşunun %91’inden sorumlu. Okyanusun ölü noktalarının, habitat yok oluşlarının ve soyu tükenen hayvanların başlıca sebebidir. Hayvan otlatmak ve onları beslemek, soya fasulyesi yetiştirmek de nedenler arasında. Ayrıca ABD’de her saniye 52.600 kilo çiftlik hayvanı dışkısı okyanusları ve habitatları öldürüyor.

Problemin en ilginç ve üzücü yanını Kip, dünyayı koruduğuna inanılan en büyük çevre örgütlerinin ‘hayvancılıkla’ ilgili hiçbir açıklamasının olmaması olarak aktarmakta. Çevre örgütleri üyelik ve bağışlarla yönetilir. Et tüketimine karşı olurlarsa, fon toplama çalışmaları zarar görür: o nedenle çevre örgütleri sus pus. Şimdi sıkı durun Greenpeace Kip ile görüşmeyi reddetti. Sierra Club kabul etmiş ama o da hayvancılığın odak noktaları olmadığını vurguladı.

Dünyayı kurtarmak için alışkanlıklardan vaz geçmek şart. İnsanlar alışagelmiş davranış biçimlerini değiştirmeli; yeme alışkanlıkları dahil. Bunu için de okul öncesinden başlanarak sürdürülebilir bir yaşam için gerekli davranışlar yeniden ele alınıp, yeni nesli kazandırılmalı. Yoksa yaşlı Dünya yok oluşa sürüklenecek.

* https://www.youtube.com/watch?v=QBrk1miAYVk







Başa dön tuşu