Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

O kriz yönetilemedi…

UBP-DP seçim ittifakını önce “etik, ahlak” kavramlarından yola çıkarak karşılamaya çalışan CTP, “İttifak kurulursa hükümet biter” diyerek kendini bağladı. Bu, en çok milletvekiline sahip, halkın görev yapmak için seçtiği bir parti için büyük hataydı…
Bunu kısa sürede anladılar. O nedenle de “kurumsal” kelimesini birçok kez vurgulayarak esneme payı bırakmaya çalıştılar. Ancak baktılar ki bu da sökmedi… DP kararlılığını ortaya koyunca, ittifakın nasıl olduğunun hiç bir önemi kalmadı…
CTP için hükümeti bırakmak da kolay değildi. Bakmayın siz Kutlay Erk’in “herkes bize mahkum” çıkışlarına… Karşılarında en az 26’lık bir ittifak hazır. Bu da Hüseyin Ekmekçi’nin dün yazdığı gibi, cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Eroğlu’na yeter… Zira Eroğlu, kurultaylarda da delege sayısının yarıdan bir fazlasına oynamıştır.
O zaman ne yapılacaktı? Başka bir kıvraklık düşünüldü ve “hükümet programına bağlılık, icraat, hizmet” gibi büyük laflar öne çıkarıldı. Bu defa da, “DP reformların zamanında yapılmasını engellerse, hükümet bozulur” dendi…
Bu gel-gitler, beklendiği gibi CTP’nin kendi içindeki kutupları karşı karşıya getirdi.
Kurultay’ın, sorunları sadece halının altına süpürdüğünü biliyorduk. Nitekim ilk krizde, halının yüzüne çıkıverdiler…
Kurultay’da başkan adayı olan, Yorgancıoğlu’na muhalif kanadın başkan adayı ve milletvekili Asım Akansoy  önceki gün Radyo Havadis’te parti yönetimini yerden yere vuruyordu…
Akansoy,  kim ne derse desin, hükümetin meşruluğunu yitirdiği inancında. Ve her an bozulabileceğini düşünüyor. CTP’nin güçlü bir “birinci parti” görüntüsü veremediğini iddia ediyor. Kendilerine “icraatlara bakın” dendiğini, oysa halkın algısının icraatlarla ilgisi olmadığını söylüyor. Hükümet programında öngörülen “reformların” yapılacağına da inanmıyor. Son olarak da TDP ile görüşmenin gereksizliğinden bahsediyor…
Bunlar sadece Akansoy’un görüşleri. Daha kaç kişinin paylaştığını bilemiyoruz. Ancak kamuoyu önünde açıkça dile getiriliyor olması, ciddi bir rahatsızlığın ifadesi…
Diğer yandan, Mehmet Ali Talat’ın şu meşhur “ciğer sökme” olayı da, Genel Sekreter’in canını sıkmış görünüyor.  Kutlay Erk, “DP’ye ciğerimizi kaptırmayız” dese de, onun da söylediklerinden, hükümetin geleceğinin belirsiz olduğu çok net anlaşılıyor…
Aklı başında herkesin söylediği bir şey vardı, “CTP krizi iyi yönetemezse, kabak başına patlayacak”. Ben birkaç hafta önce, Radyo Havadis’teki bir porgramda daha da ileriye giderek; bu kriz yönetmedeki yanlışlıkların, hükümetin bir türlü söz verilen icraatları yapamamasının ve yerel seçimlerde olası bir yenilginin, CTP’de yeni bir Genel Başkan krizinin doğmasına neden olabileceğinin altını çizmiş, “Sonuç olarak, olağanüstü bir kurultaya bile gidilebilir” demiştim. Birkaç hafta öncesi için belki fazla iddialı bir öngörü olabilirdi bu söylediklerim ancak, son hükümet kriziyle birlikte sadece benim değil, birçok CTP’linin dahi bu senaryonun gerçekleşebileceği düşüncesinde olduklarını görüyor ve duyuyorum.
Ve anlıyorum ki, CTP’de yaşanan bu yönetim sorunları, CTP’yi sadece hükümetten etmekle kalmayıp, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de bir boşluğun içinde bırakabilir…

YERİN KULAĞI VAR
O DA ŞİKAYET EDERSE: CTP milletvekili Asım Akansoy, hükümetin 7 ayda yeterli heyecan yaratamadığı ve verilen reform sözlerinin yerine getirilmediğinden şikayet ederek, CTP’de “ben yaparım olur” mantığının hakim olduğunu ve böyle devam edilmesi halinde partinin yine oy kaybedeceğini söyledi. Demek ki CTP icraatlarından sadece biz değil, CTP’li vekiller de rahatsız…
BU DA BİR ŞEY:  Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş tarafından Serbest Liman’a yapılan geçici istihdamlar, CTP vekillerinin tepkisi ile geri çekilmiş. Peki ama, Afet Özcafer’in yeğeninin de içlerinde olduğu bu istihdamlar basına yansımasaydı ne olacaktı? Hemen söyleyeyim, Serdar bey önümüzdeki hafta, 6 partiliyi daha istihdam edecekti…

ZOR BIRAKIRLAR:  CTP milletvekili Birikim Özgür, parti MYK’sında alınan kararların vadesinin Mayıs ayı sonunda biteceğini söylemiş. Yani ortak Mayıs sonuna kadar icraat değil, engelleme yaparsa bu iş bitecek diyor Sayın Özgür. Ben de diyorum ki, zor bozarsınız bu hükümeti. Bugüne kadar işbirliği konusunda tüm söylediklerinizi yutmadınız mı? Bunu da yutarsınız, çünkü koltuk öyle tatlı geldi ki sizinkilere, kolay kolay bırakamazlar..
EKMEK ELDEN, SU GÖLDEN: Yıllar önce İlçe olmasına rağmen, itfaiyesi bile olmayan İskele’nin bu özlemi sonunda bitti. Binanın parası TC Büyükelçiliği’nden, araçlar Güvenlik Kuvvetleri’nden, sefasını sürmek de bizden. Yıllardır kolunu kıpırdatmayan siyasilerimiz ise, açılışa tam kadro katılıp, her zamanki gibi nutuk salladılar… Tam bize göre bir iş. Ekmek elden su gölden…

KAYNAK TAK:
Dünkü yazımda, bir haftalık trafik kazalarının maliyetinin “286 milyon TL” olduğunu yazmış, israfın büyüklüğüne dikkat çekmiştim. Miktar bana da korkunç görünmüştü, ancak haberi aldığım kaynak TAK ajansı bülteniydi. Dün Polis Basın Subaylığından aradılar ve “milyon değil, bin” dediler.  Anlaşılan TAK’ta Müdür değişikliği de dengeleri oturtamamış. Bizim için TAK her zaman en güvenilir haber kaynadığıdır. Aman dikkat arkadaşlar…. (https://www.turkajansikibris.net/popup.php/cat/249/news/148542)

KONU KIBRIS’IN DEĞİL, İSRAİL’İN GAZI:
Mathew Bryza röportajını değerlendirenler, olayı sadece Kıbrıs’ta çıkarılacak doğal gaza bağlamışlar. Oysa Bryza’nın söylediği başka bir şey. Kıbrıs gazının şu an için uluslararası şirketler için bir anlamı yok. Bryza üzerinde çalışılan ve halihazırda kar getirecek olanın, İsrail doğal gazının, Kıbrıs ve Türkiye üzerinden taşınması olduğunu vurguluyor. Kıbrıs’ın rezervinin yeterli olmadığını, olsa bile bulunup, çıkartılmasının yıllar alacağını, İsrail gazının ise bu yolla 2018’de akmaya başlayacağını, böylece Kıbrıs’ın ekonomisinin değişeceğini vurguluyor…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                              

Cemal Özyiğit: TDP Genel Başkanı Özyiğit,”Demek ki sorun işbirliğinde değil, koltukları bırakıp, bırakmamaktaymış” dedi. Özyiğit CTP’nin, hükümetin devamı için ‘Kıbrıs Sorunu ile reformlarda anlaşırsak tamamdır’ demesinin manidar olduğunu vurgulayarak, “CTP hükümete devam etmek istiyorsa bunu çıkar ve açık açık söyler ve hükümete devam eder. Samimiyet ve milletin tepkisi bu şekilde sınanmaz…” ifadesini kullandı.

DİPTEKİLER                                                                                                                                                               

Özkan Yorgancıoğlu: Başbakan Yorgancıoğlu önce, UBP ile DP arasındaki işbirliği ile ilgili olarak,”kabul edilemez”  dedi, ardından bu işbirliği “kurumsal” ise gereğini yaparız dedi. Şimdi ise çıkıp, hükümet ortağından reformlar konusunda “takvimlendirme” şartını kabul etmesini istiyor. Aslında Özkan bey ne istediğine karar verebilse, ortada kriz- mıriz kalmayacak ama, önce net bir karar vermeli…