Köşe Yazarları

Notu 92.75 olan başarısız






“Daha ne kadar çözeyim anne” başlığı ile kolej sınavında notların yükselişini ve bunun tehlikesini tam bir yıl önce aşağıdaki satırlarda anlatmıştım. Lefkoşa TMK’dabu yıl alt sınır 93’e çıktı. Daha ne olsun yani. 100’e daha zaman var. Merak ediyorum ebeveynler ilk ciddi tepkilerini ne zaman ortaya koyacaklar. Daha kaç çocuğu harcayacağız. Lafı daha fazla uzatmadan geçen yıl yazdığım yazıyı aynen yayımlıyorum. Çünkü aynı şeyleri yeniden yazmaya gerek yok. Film aynı film…

********



Geçtiğimiz hafta sonu KGS-2 yapıldı. Gazetelerde yine manşetten verilen başlıklara bakıyorum. Kolej sınavı için kimisi “rezalet” demişi kimisi de “ alışılmış görüntüler” demiş… Gazetedeki resimlere bir bakıyorum. Demir korkuluklar arkasındaki aileler, ağlayan çocuklarını teselli etmeye çalışıyor. Çocuklara bir yudum su içmeleri için su uzatıyorlar. Bunlar sadece gazetelere yansıyanlar. Ya görmediklerimiz! Evlerde, kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor neler… Son birkaç yıldır sınav merkezlerine gitmiyorum artık. Gerçekten çocuklara acıyorum. Çocuklara yaşattıklarımızdan utanıyorum. 10-11 yaşındaki çocukların taşıyabileceği bir yük değil bu yük. Gerçekten durum yürekler acısı…

Bu sınav rezaletinin, bu vahşi rekabet ortamının geldiği noktaya bakar mısınız? Lefkoşa TMK’ya 130 öğrenci alınacak. KGS-2’ye göre bu okula öğrenci kabul edecek olsaydık, sınavda 90 ve üzeri not alanlar koleje girebilecekti. 89 alanlar giremeyecekti. İddia ederim ki, bu çocukların anne-babaları bu sınava girse 90 alamazlar. Ne demek? 89 alan bir çocuğa “sen başarısızsın” demek… Bu çocuğun yaşadığı psikolojik travmayı tahmin etmek istemiyorum.

Bugün ortaöğretimde not ortalaması 10 üzerinde 8.50 olan çocuklara başarısını “pek iyi” diye tanımlamıyor muyuz? Derecesi 8.50’nin üzerinde olan çocuklara “takdirname” vermiyor muyuz? Harf yöntemi ile notlandımada 100 üzerinde 85 ve üzeri alan çocuklara A vermiyor muyuz?

Şimdi kolej sınavında 100 sorunun 89’unu çözen çocuk nasıl başarısız ilan edilecek? Bu çocuğa bunu nasıl anlatırsınız?

Allah aşkına bu vahşi rekabeti, bu vahşi yarışı ortadan kaldırın artık. Geçtiğimiz gün bir dostum anlatıyor komşusunun çocuğunu… Aynen onun ağzından anlatıyorum. Çocukla annesi sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra tartışıyorlarmış… Çocuk “daha ne kadar çözeyim anne” diye bağırıyormuş. Çocuk sınavdan 88 almış ve Lefkoşa’da alt sınır 90 olduğu için çocuk alt sınırın altında kalmış. Gerçekten de bu çocuklar daha ne kadar çözsün.

Bu yarış artık kabul edilebilir noktada değildir. Bunun adı eğitim olamaz. Bu rezaletin önüne geçmenin zamanı çoktan geçti. Bu durum özel okulları teşvik etmekten başka bir işe yaramıyor. Ondan sonra da eğitimi yönetenler “kamusal eğitimi unuttunuz” dediğimizde de memnuniyetsizlik belirtiyorlar.

Bu kadar talep olduğuna göre “kolej programlarını yaygınlaştırınız” diyoruz ama dinleyen yok. 80 puanın üzerinde not alan onlarca belki de yüzlerce çocuk koleje gidemiyor. Dolayısı ile özel okulun yolunu tutuyor. GCE ve A Level programını takip etmek isteyen çocuklar ya kolejlere ya da özel okullara gitmek zorunda. Başka bir alternatif olmadığına göre 89 alan çocuk da özel okulun yolunu tutuyor. Özel okulların yıllık ücreti en az 10 bin TL. Öde ödeyebilirsen…

“Bu bir sıralama sınavıdır” deyip işin içinden sıyrılmak en kolayı. Bugüne kadar sorumluların yaptığı da bu… Bu vahşi yarış bu şekilde devam ettiği sürece taban puanlar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bundan sonra da yükselmeye devam edecek. Bugün Lefkoşa TMK’da alt sınır 90 ise, önümüzdeki yıllarda daha da yükselir. E insaf artık! O çocuğun dediği gibi “daha ne kadar soru yapacak bu çocuklar”.

Bu böyle gitmez artık. Her ne kadar sendikalar ironi yaparak Eğitim Bakanı Özdemir Berova’yı KGS şampiyonu ilan ettilerse de, Berova kolej sınavını kucağında buldu. Esas kabahat kolej sınavını yeniden 10-11 yaşındaki çocukların önüne koyandadır. Bu konunun çözümü ile ilgili olarak 5. Milli Eğitim Şurası’nda çok sayıda akademisyenin önerileri vardır ve kararlar içerisinde yer almaktadır. Sayın Berova’nin yapması gereken bu şura kararlarını yeniden gözden geçirmek ve bu konuda gerekli adımları atmaktır.

Bilinsin ki bu sınav bu şekli ile vahşi rekabet ortamında devam ettiği sürece, sağlıklı nesiller yetiştiremeyeceğiz.







Başa dön tuşu