Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

NERESİNİ TUTSAN…

Güneyden aşı istedik!

Aşıyı isterken “iki devletli” liği de istedik!

İki devletlilik üzerine BM temsilcileri ile geyik muhabbeti yapıldığı sırada, güneyde çalışan işçiler de meclis önünde eylemdeydiler.

Bugüne kadar güneyde izlenen siyasete göre, federasyon tezi Kıbrıslı Türklere verilen bir taviz olarak görüldü.

Bu taviz, KKTC anayasasına eklenen bağımsızlık bildirgesinde mevcuttur.

Kıbrıs Türk tarafı KKTC’yi ilan etmişti ama federasyondan uzaklaşmamıştı.

Aslında olay “mış” gibiydi çünkü birkaç görüşmeci hariç, Türk tarafı masada federasyondan uzak görüşmeler yapmayı tercih etmişti; dediğimiz gibi federasyon “mış” gibiydi…

Zaten burada her şey mış gibi!

Mevsim kış(mış) gibi,

Devlet, devlet(miş) gibi,

Siyaset siyaset(miş) gibi,

İrade, “iradey(miş) gibi,

Barış, barış(mış) gibi,

Elçilik, eliçilk(miş) gibi,

Domates, domates(miş) gibi,

Ekonomi, ekonomiy(miş) gibi,

Para, paray(mış) gibi,

Halk, halk(mış) gibi,

Muhalefet, muhalet(miş) gibi,

İktidar, iktidar(mış) gibi,

Başbakan, başbakan(mış) gibi,

Cumhurbaşkanı cumhurbaşkanıy(mış) gibi…

 

Böyle olunca her şey olur.

En olmayacak, en düşünülmeyecek, en yapılmayacak şeyler.

KKTC anayasasının girişinde 15 Kasım 1983’te kabul edilen Bağımsızlık Bildirgesine atıfta bulunulur.

Bildirgede şöyle denir:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının iki eşit halk arasında ortaklığın bir federasyon çatısı altında yeniden kurulmasını ve sorunların çözülmesini engellemeyip, kolaylaştırabileceğine kani olan…”

Anayasayı tanımam, saygı da duymam demişti…

Buraya da mı bulaştı?

Hem aşı isterler, hem iki devletlilik.

İsteyebilirler tabii.

Muhatapları da isterlerse mesele yok…

Neyse.

Şu siyasete fazla karışmasak.

Neresini tutsan elinde kalıyor da!