Köşe Yazarları

NELER OLUYOR NELER!


Kıb-Tek’in yolsuzluklarla sarsıldığı…Telekomünikasyon’nun mobil telefonlara yenik düşürüldüğü. Zaten Mağusa’daki Telekomünikasyon Dairesinin de bir başka yere taşınırken, mevcut binanın TC konsolosluğu haline getirileceği… Belediyelerin tümden iflas ettikleri… Yıllardır sadece işlevini değil, Kooperatifçilik ruhunu da kaybettiği için artık ne olduğunu kimselerin bilemediği Koop. Merkez Bankasının özelleştirilerek elinden kurtulmanın amaçlandığı…  Ulaştırmanın, kara ve deniz yollarının döküldüğü zaten “hava” kısmının” yıllar önce devreden çıktığı… KKTC limanlarının döküm döküm döküldükleri…*** BU ahval ve şerait içinde artık kaçıncısı olduğunu kimselerin hatırlayamadığı “TC-KKTC İktisadi ve Mali Ekonomik Protokolü” övgüler, saygılar, bağlılıklar, temenniler ve “telekonferans” gibi  teknolojinin son harikasının da yardımıyla karşılıklı imzalanarak hayata geçti sayın seyirciler…

YALNIZ! Her yardımın bir diyeti vardır. 2 buçuk milyar söz konusu olduğunda diyetin bedeli de katlanır..

Nitekim önceki protokollere uyulmadığı için uzun süredir Ankara bir yenisini gündeme getirmediydi. Zaten CTP Koalisyon Hükümetleri dönemlerinde de TC-KKTC Mali ve Ekonomik Protokollerine hiç sıcak bakılmadıydı. Tek nedeni “bizim sistemimize uymaz” dedikleri “bazı kurumların özelleştirilmek istenmesiydi..”

BUGÜN de durum değişmedi. Mesela yeniden reorganize edilerek KKTC’nin “Kooperatifçilik” gelişiminin lokomatifi olacak “Koop. Merkez Bankasıyla” ilgili son Protokolde bakın ne deniyor:

“KOOP. Merkez Bankası Yönetiminin profesyonelleşmesi, Bankanın yeniden yapılandırma planının hazırlanması ve fasıl 114 Koop. Şirketler (Değişiklik) Yasası çıkartılması.” Parantez içinde de (2020 yılında diyor) yani çok acele!

Ki söz konusu “değişim” Koop. Bankalarının “Profesyonelleşmesini” getiriyor.. Ve hemen akıllara “Öğretmenler Koop. Bankaları,” “Esnaf ve Zanaatkârlar Bankaları” gibi üyelerinin iştiraki ve yönetim kurullarıyla yönetilen Bankaların ya kendilerini lağvetmelerini yada “özelleştirmelerini getiriyor!..

Dahası bir Koop. Kuruluşu olan “Sütçülük” gibi “müesseselerin” de “özelleştirilmesi” gündeme geliyor ki “daha şimdiden diyor kulaklara fısıldananlar, yeni sahipleri bile belirlenmiş..”

MESELA Türkiye’de Hükümete çok yakın olan KKTC’de büyük iş hacmine sahip “süt ve sütlü ürünlerle iştigal eden bir gıda şirketi!..”

…Protokolün hangi birini yazalım” derken mesela bir de Mağusa limanı var ki evlere şenlik!

***

YA buna ne demeli? Kamuda (Kurum ve Kuruluşlar dahil) yeni istihdam edilecek toplam personel sayısı, (geçici süreli personel dahil) 2020 yılı için bir önceki yılda kamudan ayrılanların sayısını geçmeyecek…”

Yani ne? KKTC de istihdamlar dondurulacak!

Bazı ekonomistlerin vurguladığı gibi zaten bu protokol “ilerleme ve kalkınmaya” değil, tasarrufa ve borçların ödenmesine yöneliktir. Ve her zamanki ki “Devlete bağlı kamu kurumlarının” özelleştirilmesine… ***

GERÇEKTE evet KKTC’nin bir “değişime, yenileşmeye” ihtiyacı vardır. Devlet kurumlarıyla birlikte “köhnemiş!” Her tarafından su alan bir gemi gibi batması da cabası!

VE evet her zaman bu plan programlara “mali ve ekonomik protokollere ihtiyaç duyulmuştur..

ANCAK zaten KKTC’de yeterince var olan buna karşın yine de KKTC’i  “kalkındıracağız” kulpu takarak TC sermayesini Kuzey’e taşımak; ola ki “mevcut yerli sermaye kesimini” de muhtacı dide durumuna düşürmesin diyoruz!

Nitekim belki ilgisi yoktur ama vakti zamanında Kıbrıs Türk Hava yolları batarken “kurtarma” namına tırnaklık himmette bulunulmadıydı ama  battıktan sonra “boşluğu” TC’nin özel Hava yolları şirketleri doldurduydu hem de fahiş uçuş biletleriyle!

YANİ ipin ucu kaçarsa kaybeden yine Kıbrıs Türk halkı olur! Bu nedenle “protokol” uygulanırken (ki hiç umudum yok) bari “Kıbrıs Türk halkı olarak “varlığımızı” koruyacak bir gıdımlık potansiyelimiz kalıversin…

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı