Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Nefesler tutuldu…

Artık son haftaya girdik. Önümüzdeki pazar günü sandık başına gidip, Cumhurbaşkanı’nı, bir diğer adıyla toplum liderini seçeceğiz… Eminim sizler de benim gibi merak içindesiniz, çünkü sonucu belli olmayan bir seçim yaşıyoruz. Siz bakmayın adayların “bu işi ilk turda biter” dediğine. Aslında hepsi de bu işin 26 Nisan’da biteceğini biliyor. Hatta, yarışta favori olan 4 adayın istisnasız hepsinde de ikinci tura kalamama korkusu hakim…
Bu hafta önemli, taraflar artık net olarak belirginleşti. Son rötuşlar yapmak ve mevcut durumu korumak, hatta bir türlü ikna edilemeyen küskünler üzerinde, son bir şans denemek için bir fırsat olacak bu 5-6 gün…
Sönük geçen propaganda döneminden sonra, bu birkaç gün seçim havasını dolu dolu yaşayacağız. Sokaklar ve meydanlar dolacak ve adaylar son bir kez, ikinci tur şansını yakalamak, kazanma şansını bir üst tura taşımak için mücadele edecekler…
Daha önce de yazmıştım, Kudret Özersay’ın alacağı oy oranı, ya onu ikinci tura taşıyacak, ya da ikinci tura kimin kalmayacağını belli edecek. Sizin anlayacağınız seçimlerin kilidini açacak olan anahtar Kudret Özersay’ın elinde… Bu anahtar ilk turda birisini ikinci tura taşımakla kalmayacak, ikinci turda kazananı da belirleyecek…
Akıncı TDP ve BKP’nin oylarının yanı sıra, partilerine küskünlerle, kararsız oylardan biraz alıp iki partinin oylarının üzerine koymaya çalışacak. Bu onu ikinci tura taşımaya yetecek mi bilmiyorum ama iki partinin toplam oylarının üzerinde bir oya ulaşacağı kesin gibi görünüyor…
CTP adayı Sibel Siber ilk günlerdeki durgunluğu üzerinden atmış görünüyor. Gerek bölge gezilerinde, gerekse tv programlarında gösterdiği performansla hem artı puan kazanmayı başardı, hem de “Kıbrıs konusunu bilmiyor, birileri eline bir şeyler yazıp veriyor, o da söylüyor” diyenlere gereken cevabı fazlasıyla verdi… Israrla, “CTP içerisinde Sibel’in adaylığına karşı duran büyük bir kitle var, ayrıca bıyıklı-bıyıksız kavgası parti içinde devam ediyor” dedikodularına son eylemlerle gereken cevabı vererek, partinin birlik içerisinde olduğunu ve seçimlere asıldığının mesajını verdi. Bunlar Sibel Siber’i ikinci tura kalacak en güçlü adaylardan birisi olarak göstermesinin yanı sıra, ikinci turda da ipi göğüslemeye en yakın aday olmasını sağlıyor. Zaten Eroğlu’nun da, ikinci turda Sibel Siber dışındaki bir adayla yarışmak istediği, dönüp dolaşıp Siber’e çatmasından anlaşılıyor…
UBP ve DPUG destekli Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ise, siyasi hayatı boyunca yaşadığı en zorlu seçime hazırlanıyor. Diğer adaylarla ilgili iddialarının aksine, aslında kendisine destek veren iki parti UBP ve DPUG tabanının dağınıklığının ve de isteksizliğinin farkında. En büyük korkusu da, bu iki parti tabanından gelecek beklenmedik bir darbe. Etrafa şöyle bir baktığımızda, sağda solda konuşulanlara kulak kabarttığımızda Eroğlu’nun bu kaygısının hiç de yabana atılır bir iddia olmadığını çok net olarak görüyoruz. Bu da bırakın kazanmayı, daha ilk turdan yarış dışı kalmasına bile neden olabilecek bir tehlike olarak karşımızda duruyor…
Zaten geçtiğimiz hafta Eroğlu’na destek veren UBP ve DPUG Genel Başkanları yaptıkları açıklamalarda UBP’nin %90’ı, DPUG’lilerin de %70’nin Eroğlu’na oy vereceklerini söylediler. Yani iki partiye mensup seçmenin  belli bir kesiminin kafadan Eroğlu’na oy vermeyeceklerini kabul etmiş durumdalar. İki partinin oyunu hesaplayın, bundan Eroğlu’na oy vermeyeceklerin oranını düşün. Eroğlu’nun ilk turda niye kazanamayacağını anlarsınız…
Bu son etapta yapılacak bir hata, tüm adayları devre dışı bırakmaya neden olabilir. Bu nedenle bu hafta sürecin daha da gergin geçeceği, adaylarla ilgili olmadık iddiaların ortaya atılacağı, kazanmak adına hoş olmayan dedikoduların konuşulacağı zor bir hafta olacak…
Kazanmak adına, rakibine karşı avantaj sağlamak adına çirkin ve seviyesiz bir sürece imza atmaktansa, seçim sonrası da birbirlerinin yüzlerine bakacaklarını unutmadan, temiz ve kazananların alkışlandığı bir yarış olmasını temenni edelim…

 

      
YERİN KULAĞI VAR

SONUCU KİM BELİRLEYECEK:
Seçime katılan adayları destekleyen partilerin oy oranları üç aşağı beş yukarı belli. Mutlaka bu oy oranlarında bazı kopmalar yaşanacak. Kimisi partisinin çıkardığı adayı beğenmediğinden, kimisi eski defterleri açacağından, bazı adaylarda çok, bazılarında az bir düşüş olacağı kesin. Ama esas belirleyici olan, yüzen-gezen oylar. Genelde %15-20 arası olan bu oylar, son yıllarda bu oranın biraz daha üstüne çıkmış durumda…  Seçim sonucunu belirleyecek olan da bu “kaygan oylar” olacak.

SÜREKLİ DEĞİŞTİRİYOR:
Eroğlu, oldukça sıkışmışa benziyor. Önce 2 yıl istedi, baktı olmuyor, bugünlerde 2015 sonu referandum görüşünü ortaya attı. Köy gezilerinde 11 Şubat’ta imzaladığı “tek egemenlikten” bahsetmemeye özen gösteren, aksine Rumların aşırı taleplerinden, istedikleri köylerden bahseden Eroğlu, yıl sonu hangi şartlarda bir referandumu hayal ettiğini ise hiç söylemiyor…

DİLİN KEMİĞİ YOK:
Hani derler ya, insanın başına ne gelirse dilinden gelir diye. Zamanında rahmetli Denktaş için söyledikleri, bugün Eroğlu’na hatırlatılıyor. Eroğlu, 2000 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde o dönem rakibi olan, rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için “Değişimi reddeden, çöküşün mimarıdır. İnsanoğlunun ilerlemeyi reddeden tek kurumu mezarlıktır” sözleri, şimdi diğer adaylar tarafından hatırlatılıyor. Demek ki insan ne söylediğine dikkat etmeli. Gün gelir bu sözler döner ve sizi vurur…

TEK ÇARE KAVGA ETMELERİ:
Birileri baktı gördü olmayacak, kazanmak için tek çıkar yolu, CTP ile Akıncı’yı kavga ettirmekte buldu. CTP ve Akıncı taraftarlarının söyledikleri bazı sözlere, birtakım anlamlar yükleyerek, bu kavgaya adeta benzin döküyorlar. Bu da hoş olmuyor…

BOŞUNA SÖYLEMİYOR:
UBP Parti Meclisi üyeliğinden bir süre önce istifa eden Avukat Muhabbet Mevsimler, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun mal varlığını açıklamamasının “KKTC’yi tanımadığı ve kimseyi sallamadığı anlamına geldiğini” söylemiş. Panolara “Devlet demek, Eroğlu demek” diye boşuna yazmamışlar demek…

KKTC’DE CHP ÖNDE ÇIKMIŞ:
Bu da Türkiye’de yapılacak genel seçimlerle ilgili bir haber… “Adayım Kim” isimli internet platformu, bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden, 32 ülkede oy kullanacak TC vatandaşları arasında anket yapmış. Genelde AK Parti her yerde yüksek çıkmış. Hatta Cezayir’de %85, Mısır’da % 88’i bulmuş. Bunun tek bir istisnası görünüyor, o da KKTC. KKTC için çıkan sonuç;  AKP 41.4, CHP 42.6, MHP 14.2, HDP 1.6…

ZİRVEDEKİLER
Kadın Emeğinin Ekonomiye Kazandırılması: İş Kadınları Derneği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve DAÜ ortak projesi, kadınların el emeklerinin ekonomiye kazandırılması için girişim başlattılar. Önümüzdeki haftadan itibaren bölgelerde bilgilendirme toplantıları başlıyor. Haberin kendisi umut verici. Dilerim uygulamaya geçer ve kısa sürede sonuç alınır. Çünkü kendi çapında üreten ve nasıl satacağını bilemeyen öyle çok kadınımız var ki… 

DİPTEKİLER
Anastasiadis Bildiğiniz Gibi: Bizim adaylara bakıyorum; en sağdan en sola hepsi “çözüm” umutları veriyor. Bir de Anastasiadis’e bakıyorum; yeni bir sürecin daha başında “İyimser değilim” diyor. Geçmişi baz alarak söylüyormuş bunu. Geçmiş deyince benim aklıma, iki tarafın liderlerinin altına imza attığı Annan Planı ve referandum sonucu geliyor. Anlaşılan Rum lider, Güney’deki red cephesine oynuyor. BM’nin hakemliğinin de olmadığı bir süreçte nasıl bir anlaşma olacak onu da anlamakta zorlanıyorum. Umarım Eide de bu sözleri bir yere not eder…