Köşe Yazarları

NEDEN SEÇMEN GİDEREK SANDIKTAN UZAKLAŞIYOR?

Halil Paşa yazdı








Anladık. Faiz Sucuoğlu acemi Başbakan. ‘Dagga bir gol bir’ aldığı ekonomik tedbirlerden belli:




 



1.Emlak kiralarında Dolar’ın10 TL, Euro’nun 11 TL, Sterlin’in 12 TL’ye sabitlendiğini açıkladı.

 

Hükümet bu konuda yasa çıkarmış ve zaten çıkarması da mümkün değil. Bu bir tavsiye kararı. Emlak sahibi ve kiracı. İki taraf arasında kavgalar-davalaşmalar-mahkemelik olmayı da içeriyor. Yani Başbakan bu açıklamasıyla kaş yapacağım derken göz de çıkabilir.

 

2.Başbakan Sucuoğlu, dövizle yapılacak kira stopajının yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıkacağını, TL ile sözleşmelerin teşvik edileceğini söyledi.

 

Türk lirasındaki kira stopajı %8. Buna karşılık son birkaç ay içerisinde pound (15 Ekimde 12 tl iken 15 Aralık 18 tl oldu) artış %50. Hangi emlak sahibi pound ile kiralamaktan vazgeçer ki?

 

3.Temel gıda madde fiyatlarında da çalışmaların devam ettiğini dile getiren Sucuoğlu, “İndirim veya kabul edilebilir seviyede tutabilme konusunda çaba sarf ediyoruz. Özellikle ekmek konusunda çalışma yapıyoruz” dedi. Ne hükümetin, ne de yerel yönetimlerin marketlerde sürekli değişen raf fiyatlarını denetlemedekilerini ve denetleyecek bir kuruluşun olmadığı, bir önceki UBP’li Başbakan Ersan Saner bu görevi Ayşe teyzeye devrettiğini bilmeyen mi var?

 

4.Bankalarda dövizde vadeli mevduata %5 faiz verilip sermaye çekeceğini söylemiş yeni Başbakan. Ancak parası biten KKTC Hükümetinin Resmi Gazete’de yayımlanan kararında, Kıb-Tek’in akaryakıt ödemelerinde kullanılması amacıyla, Yakındoğu Bank’tan %3. 95 ile 3 milyon dolar ve K.İktisat Bankasından %5,50 faiz oranı ile 7 milyon dolar, toplam 10 milyon USD tutarında overdraft limiti kullanılmasına karar veriyor.

 

Yani dövize %5 faiz veren hangi banka bu kredi faizleriyle borç verebilir ki? Üstelik hiçbir yatırımcının dövizle borçlanmayı aklından bile geçirmediği bu günlerde.

 

Belki çiçeği burnunda başbakan olarak, az zamanda çok şeyler yapıp, kendisini AKP’ne ve Kıbrıs’taki mensuplarına göstermek isteyebilir. Ama öyle gösteriyor ki ne kendisi bu donanıma sahip ve ne de çevresindeki akıl hocaları. Ve sanırım AKP’liler de bunun farkında.

 

Ama seçim ibresi neden hala UBP’den yana?

 

Neden anketlerde en çok oyu alacak parti UBP çıkıyor?

 

Bu sorulara karşılık ikinci demem de şu ki; seçmenin çoğunluğu, Tatar’ın kazandığı seçimin de rüzgarıyla UBP etrafında toplanmış, ‘kişisel istikbal’ arayışında. Üstelik de krizin fakirleşmeyi dibe vurdurduğu, orta sınıfın hızla kaybolup yoksullar ordusunu genişlettiği, Kıbrıs görüşmelerinde belirsizliğin doruğa çıktığı, yönetenlerin yönetmeyi beceremediği ve yağladıkları AKP’nin dünyadan izole olup Türkiye’de en az seçmen desteğini yaşadığı bu günlerde!

 

Başka nasıl oluyor?

 

Sanırım bu, Annan Planından bu yana geçen süreçle de ilgili. Anan Planından bu yana ne mi oldu?

 

İşte o zamandan bu zamana hükümetler:

 

14 CTP Başbakanlığında; 6 UBP Başbakanlığında ve 1 de seçim hükümeti yaşanmış.

 

CTP Başbakanlığında koalisyon hükümetleri dönemi 9 yıl 4 ay sürmüş. UBP koalisyon hükümeti ve tek başına hükümet dönemleri ise 7 yıl 4 ay sürmüş. Ve 2 ay da seçim hükümeti yaşamışız.  Bu koalisyon hükümetlerine DP çok kez ve iki kez de TDP katılmıştır.

 

Neden sol seçmen ve hatta genel olarak seçmen sandıktan uzaklaşıyor?

 

Sanırım biraz da son 17 yıllık süreç bunu açıklıyor…

 









Başa dön tuşu