Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne ölüler konuşur, ne yıldızlar…

IŞİD’medinizse işidin.

Yakında IŞİD de adaya gelecek.
Her şeyin geldiği gibi…

“Büyük soygun” hayırlısı olsun.
Çok heyecanlı.
Eksiklikler tamamlanıyor…

Biz işimize bakalım.
Yeni başlayacak avcılara eğitim veriliyormuş.
Normal.
Hatta çok iyi.
Acemiliğe gerek yok…

Öte yandan Lefkoşa Belediyesi’nde zabıtalara bisiklet sürme eğitimi veriliyormuş.
Bisiklet sürme eğitiminin olduğunu bilmiyorduk.
Olabilir tabii.
Çok zordur.
Bunun için en iyi eğitimci Kemal Köse abimiz olsa gerek.
Bir bisikletin bütün aksamlarını ve bunların fonksiyonlarını en iyi o bilir.

Liderler dünkü görüşmelerinden önce Antropoloji Merkezinde gözlemlerde bulundular.
Burası NASA değildi tabii.
Hani Mars’ı,  güneşi falan gözlemlemediler.
Bizde zaten böyle bir merkez yok.
Güneşi, ayı ve yıldızları gökyüzünde göründükleri gibi biliriz.
Bu durumda Güneş Tanrısına inananlardan bu yana, ilk bilgilere sahibiz.
Astronomi bilgisi olarak belleğimizde kalan en iyi bilgiler küçük ayı ile büyük ayı’dır.
Ayıların eşgalini filmlerden bildiğimizden, bunlara neden ayı dendiğini de çözebilmiş değiliz.
Ama başka yeteneklerimiz var.
Girne sahillerine bakan bazı yerlerde dürbün kullananlar mevcuttur.
Hatta gelişmiş teleskop.
Bu büyüteçlerle  karşıdan geçen yatlar gözlemlenir.
Ya da kumsalda sere serpe yatanlar…

Liderlerimiz Antropoloji Merkezinde kayıp şahısların arda kalan kemiklerini incelediler.
Servis edilen bir fotoğrafta görüldüğü gibi, bir kayıp vatandaş upuzun yatıyor.
Kim bilir kimin nesi.
Bir kafatası.
Dişler bir tamam.
Belli ki genç biri.
Omurga kemikleri dizilmiş.
Kaburga kemikleri etrafında.
Kol ve bacak kemikleri.
Upuzun yatıyor.
Boyu uzunca biri.
Her bir kemik parçası numaralandırılmış.
Garibin, daha çok çekeceği var.
Nereden bilirdi ölüsünün başında bir gün gelip liderlerin dikili duracağını?

İki lider kayıp şahsın kemiklerinin başında durdular.
Kafatasında belki iki kurşun deliği izi vardı.
Kim bilir eğe kemiğinde.
Ya da hiç iz yoktu, ne olduğu anlaşılamayan birkaç ezikten başka.
Bir kuyuda bulunmuştu.
Belki orada yatan Mehmet’tir, belki Niko.
Belki Maria’dır, belki Ayşe.
Liderlerden kayıp şahsın çukur gözlerine bakarken güzel şeyler düşünmeleri beklenir mi?
Hüzün basar.
Kahreder insan.
Bir de o kayıp şahsın adı Barış ya da İrini ise…

Liderler daha sonra konuşmak üzere görüşmelere geçtiler.
“Barış”ı yattığı yerde bırakarak…

Bu arada, bu gece küçük ayı ile büyük ayı çok net izlenebilir.
Her zamanki gibi çıplak gözle.
Gece dolunaysız.
Bunu çocuklara da öğretin.
Bilgiler nesilden nesile aktarılsın…

Ha o kayıp şahsın kemiklerine baktınız,
Ha küçük ayı ile büyük ayı’ya.
Ne ölüler konuşur, ne yıldızlar nasıl olsa…