Bu kasvetli memlekette, son 5 aydır yattık su, kalktık enerji…
Başarı hikayelerini unuttuk…
Güzel şeyleri unuttuk.
Neredeyse eve gidip, su için Gülsev ile kavga edeceğim…
Dün, gazeteyi tasarlamak için masa başına geçince…
Baktım ki ardı ardına pozitif haberler…
Mesela suyu biz yöneteceğiz, ihaleyi de biz açacağız.
Kaynağını “kamu- özel” ortaklığında biz yaratacağız…
Türkiye, “suyu bize satacak”…
Biz de bu yatırım için Türkiye’den para almayacağız…
Sonra bir güzel haber daha…
TEMA Vakfı…
“Erozyon dede” ile tanıdığımız vakıf…
Hayrettin Karaca…
Hatırladınız mi?
Bembeyaz sakalları ile, TRT’li yıllardan bize ağaç ekmemizi, bunun erozyonu önlediğini, havayı temizlediğini söyleyen adam…
Şimdi “torunları” ha babam, de babam, ağaç katillerine inat dikip dikip duruyor…
KKTC’ye de el attılar.
200 bin ağaçlık bir orman alanı yaratılacak.
1995 yangınını hem gazeteci, hem de asker olarak yaşayan biri olarak, o görüntüler halen gözümün önünde…
Bu nedenle ekilen her ağacı çok önemsiyorum.
600 bin TL harcayacak TEMA…
Ne güzel bir haber değil mi?
600 bin de biz harcasak, al sana 400 bin ağaç…
Fark ettim ki, en fazla da güzel haber almayı özlemişiz…
Daha ne olsun…
Duygu Alan, bir süredir bir yazı dizisi üzerine çalışıyor…
Kanseri yenerek, hayata yeniden tutunanlar…
“Güzel haber almaya ihtiyaç” duyduğumuz bu dönemde, dün, Gökhan Gökberk’ün haberini okudum…
Bugün bir kez daha hep birlikte okuyacağız…
Fotoğraflarını gördüm…
Hem düne ait…
Hem de bu güne…
Kanseri nasıl yendiğini anlattı.
Duygu o kadar güzel kaleme almış ki eline sağlık, Gökhan ile o günleri yeniden yaşadım.
Ailsine sarılmış Gökhan…
Annesine…
“Işık” olarak görmüş annesini…
Gökhan Gökberk, kanseri yenmenin en kolay yolunun “ışığı görmek” olduğunu söylerken, hem ışığı görmüş, hem ışığa sarılmış…
Annesine yani…
Herkese kaptığı gözlerini annesi için açmış.
Annesine inanmış…
Annesine tutunmuş…
Anne, ‘Sabredeceğiz… Savaşı biz kazanacağız’ demiş…
Gökhan sabretmiş.
İğnelere de…
En acı ameliyatlara da…
Dayanılmaz denilen ağrı- sızılara da…
Kazanmış en sonunda…
Bugün kazanmakla kalmamış…
Işık da olmuş, “ışığı” görme ihtiyacı olanlara…
***
“Sabredin, başarabilirsiniz…”

Bir yakınımızın kanser olduğunu duysak, “veda etme hissi” doğar hepimizde…
“Dayan” derken bile, bir gün onu kaybedeceğinizi düşünürsünüz hep.
Yalan mı?
Öyle değil işte.
Öyle olmadığını anlatıyor Gökhan hepimize…
Gökhan Gökberk, halen benzer hikayelerin içinde olan herkese net bir mesaj veriyor:
“Hayata pozitif olun. Kendinizi mutlu edin. Stresten uzak durun. Hayattaki en önemli şeyin sağlık olduğunu hatırlayın ve en önemlisi asla, hiçbir koşulda umudunuzu kaybetmeyin. Sabredin, inanın, direnin, başarın…”
Çünkü Gökhan, sabretti…
Direndi…
Ve elbette kazandı.
Okudum…
Çok mutlu oldum…
Ailemin de bir parçası kanser…
Hepimizin aslında…
Bu küçük toplumda, bizi kıran, döken, perişan eden bu illete dik durmak gerek.
Dik duranların hikayelerini paylaşacağız sizlerle her Pazartesi…
Kim bilir daha kaç “Gökhan” hikayesi vardır, bilmemiz, sarılmamız, örnek almamız gereken…
Bunu ifade edebilmek de Gökhan gibi bir mücadele adamına yakışırdı.
Belki de bugün “daha pozitif” güne devam etmenin bir sebebidir Gökhan.
Eline sağlık Duygu…
Yüreğine sağlık Gökhan…
Kazanılması gereken daha çok kanserle savaşımız var…
Örnek olsun…
































