Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe YazarlarıManşet

NAMİ- MAVROYANNİS TARTIŞMASI

Erdoğan Özbalıkçı

Zaman geçerken, geride kalan olaylar adım adım ortaya çıkar. Birçok sorunun perde arkasını yıllar sonra daha iyi görebiliriz.

Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının eski müzakerecileri Özdil Nami ile Andreas Mavroyannis’in, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakereler konusundaki tartışması, hala güncelliğini koruyan Montana’daki başarısızlığın arkasında ne var sorusuna cevaplar vermesi açısından tarihi bir tartışma oldu.

Fileleftheros gazetesi, eski müzakereciler Nami ve Mavroyannis’in yüz yüze,  Avrupa Parlamentosu üyesi Fidias Panayotu’nun, Kıbrıslı Türk tik-toker İbrahim Beycanlı  ile birlikte düzenlediği müzakerelere ilişkin tartışmaya katıldığını yazdı.

Tartışmanın odağında, Crans Montana ile Nami ile Mavroyannis’nin tanıklık ettiği olayların olduğunu yazan gazete her iki eski müzakerecinin de bu olaylara ilişkin farklı değerlendirmelerde bulunduğunu da belirtti.

Habere göre Mavroyannis, o dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yemek sırasında kendisine “geriye kalan askeri birliklerin her zaman adada kalması gerektiğini” söylediğini savundu.

Burada açıklanması gereken nokta, GERİYE KALAN ASKERLER kavramıyla ne  ifade edildiğidir.

Bu askerler 1960 antlaşmasından kaynaklanan askerler mi?.Hangi askerlerden geriye kalanlar sorularının cevaplarını tartışma içerisinde göremiyoruz.

Özdil Nami  o dönemin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in GÖRÜŞME ORTAMINDAN  ayrılmaya hazır olduğunu belirtti.

Nami “Vatanın yeniden birleşmesi konusunda tutkulu olan bir Kıbrıslı başkanın, Çavuşoğlu ayrılsa ve diğerleri gitse bile Crans Montana’dan hiçbir zaman ayrılmaması gerekirdi.” ifadesini kullandı.

Mavroyannis, bir çok kez Nami’ye, önerilerini yazılı sunan ve Guterres belgesinin altı noktasını kabul eden tek tarafın kendileri olduğunu söylerken Nami, Türk tarafının ilk kez garantörlük anlaşmalarının yeniden değerlendirilmesinin görüşülmesini ayrıca müdahale hakkının sürdürülebilir olmadığı ifadesini kabul ettiğini ifade etti.

Nami sözlerinin devamında bu nedenden dolayı BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, altı noktanın görüşülmesi ve bunların aşılması yönteminin ele alınması için yemek organize ettiğini belirtti.

Nami ayrıca Anastasiadis’in yemek boyunca sinirli ve stresli olduğunu, sürekli Türk tarafının garantiler ve güvenlik konusuna ilişkin nihai görüşünü istediğini de söylediğini belirtti.

Kendilerinin sadece bir konuyu değil , paketi kesinleştirmek için burada olduklarını söylediklerini ifade eden Nami, Anastasiadis’in ise son bitiş tarihiyle birlikte sıfır asker sıfır garanti de ısrar ederek “hayır, hayır, hayır” dediğini söyledi…

Nami , Genel Sekreter’in garantilerin tamamıyla kaldırılmasını talep etmediğini garanti sisteminin sürdürülebilir olmadığını, garantör güçlerin de dahil olacağı yeni bir sistemin yaratılması gerektiğini dile getirdiğini belirtti.

Nami- Mavroyannis tartışmasından çıkan en önemli sonuç, Rumların çözümle birliktee sıfır asker, sıfır garanti konusunda ısrarlı olduklarını, Türk tarafının ise adım adım GARANTİLER KONUSUNUN da gündeme geleceği bir yol izlenmesini öne sürdüğünü göstermektedir.

Kıbrıs sorununun çözümünde mutlaka  bir ARA GEÇİŞ dönemi olacağı çok açıktır. Çözümün sadece bir tarafı değil, her iki tarafı da tatmin edecek şekilde olması zorunludur. Bunun dışında sadece bir tarafın isteklerinin kabul edilmesinde ısrarın diğer anlamı, ÇÖZÜM İSTEMEMEKTİR.