Orff Schulwerk veya kısaca Orff yaklaşımı gelişimsel bir müzik eğitimi yaklaşımıdır. “Schulwerk” kelimesi Almanca “okul işi” , “okulda yapılan çalışmalar” anlamına gelmektedir. Orff schulwerk ise “okulda yapılan müzik işi” gibi bir anlam taşımaktadır.
İçerisinde temel unsurlar olarak müzik, hareket ,drama ve konuşmayı barındırır. Müzik eğitimi, çocuğun dünyasına çok küçük yaşlarda oyun yolu ile girer. Çocuklar oynayarak ve eğlenerek öğrendikleri için çoğu zaman etkinliklerin bir müzik dersi olduğunun bile farkına varmazlar. Orff schulwerk ülkenin kendi kültürüne ait olan şarkı dağarcığına önem verir. Çocuklara öncelikle kendi kültürüne ait şarkıların öğretilmesini destekler. Orff Schulwerk yaklaşımı her yaştan insana müziği öğretmek için kullanılabilir.
Orff Schulwerk Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Orff Schulwerk’in temelleri 1920li yıllarda dünyaca ünlü besteci Carl Orff ve meslektaşı Gunild Keetman tarafından atılmıştır. Yaklaşımın temelleri ilk kez Münih’te kurulan Günther okulunda atılmaya başlanmış, bu okulda çocuklarla yapılan müzik ve hareket eğitimi çalışmalarının ürünü olarak “Çocuklar İçin Müzik” adlı beş ciltlik kitap serisi yayımlanmıştır. Bu kitapların yayımlanmasından sonra “Orff Schulwerk” yüzyılın yükselen müzik pedagojisi sistemlerinden biri haline gelmiştir.
Carl Orff, Afrika’daki müziğin en ilkel ve doğal müzik olduğuna inanmış ve insanların kendilerini ve kültürlerini ifade etme biçimi olarak müziği kullanmalarına hayran kalmıştır. Bu sebepledir ki orff çalgılarının çoğu (ksilofon, djembe, bongo, afrika cabasası vb.) Afrika kökenlidir. Orff, Afrika ksilofonunu almış ve çocukların daha kolay kullanabileceği şekilde düzenlemiştir.
Orff Schulwerk Sınıfı Nasıl Olmalıdır?
Orff Schulwerk yaklaşımında yaratıcılık ön plandadır. Burada çocuk etrafında bulunan doğal enstrümanlarla ders içerisinde yeni melodiler yaratabilmeli ve bunları çekinmeden arkadaşları ile paylaşabilmelidir. Bu nedenle en temel ve sade olan müzik (elementer müzik) Orff yaklaşımında oldukça değerlidir. Öğrenci merkezli bir yaklaşım olan Orff Schulwerk’te çocuk, arkadaşları tarafından kabul göreceği bir ortamda olur ve bu ortamda paylaşım yapmaktan, yaratmaktan kaçınmaz. Böylece çocuğun özgüven duygusu gelişir ve ileriki hayatında toplum içerisinde kendisini daha iyi ifade eden birey olarak yer alabilmesine olanak sağlar.
Orff yaklaşımının kullanıldığı bir sınıfta çocuk kendini rahat hisseder , bireysel ve grup performansları sergilemekten kaçınmaz. Arkadaşları tarafından nasıl karşılanacağı kaygısına kapılmaz. Bu nedenle sınıf ortamı doğal ve çocuğun kendini rahat hissedebileceği bir ortam olmalıdır. Çocuklar grup arkadaşları ile birlikte birşeyler yaratma , paylaşma ve sunma deneyimleri elde eder. Bu da çocuğun bir grup içerisinde diğer arkadaşlarına uyum sağlayabilmesini, arkadaşlarının fikirlerine saygı duymasını, grup dinamiğine uymayı ve bir grup olarak hareket edebilme becerisini geliştirir. Orff Schulwerk yaklaşımı etkinliklerine zaman zaman aileler de katkı koyarlar. Çocuk böylece ebeveyni ile sınıf ortamında birşeyler paylaşır. Böylelikle etkinlikler, orff yaklaşımı ile yapılan etkinliklerin ev ortamına da taşınmasını, ev ortamında ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte okuldaki dersi destekleyici kaliteli zaman geçirmesine olanak tanır.
Orff Schulwerk’in temelinde yaparak-yaşayarak öğrenme biçimi ve bilinenden bilinmeyene doğru ilerleme felsefesi yer alır. Çocuk sadece bir enstrüman çalarak değil , bunun yanında vücudu , sesi ile müziği deneyimler. Bedenini enstrüman olarak kullanabilmeyi onunla ses çıkarabilmeyi öğrenir. Şarkılar içerisinde geçen müzikal cümleleri harekete çevirerek dans ederek tanımlayabilir. Bir resme bakarak bir beste yaratabilir. Herhangi bir “melodiyi doğru çalma baskısı” altında kalmadan orff aletleri ile şarkılara eşlik edebilir. Doğada bulduğu taşlarla , dallarla bir enstrüman yaratabilir. Kendi yarattığı müziğe bununla eşlik edebilir.
Orff Schulwerk yaklaşımını kimler kullanabilir?
Orff Schulwerk yaklaşımının eğitim veren temel merkezi Carl Orff ve Gunild Keetman’ın birlikte kurdukları Salzburg’ta bulunan Orff Enstitü’südür. Dünya’daki tüm Orff Schulwerk Dernek ve Merkezleri Salzburg’ta bulunan bu Enstitü’ye bağlıdırlar. Bu enstitüde yüksek lisans yapan veya “special course” denilen eğitimi tamamlayan kişiler dünyaca geçerli “eğitmen eğiticisi” ünvanına sahip olurlar. Bunun dışında bu alanda profesyonel olarak çalışmak isteyen öğretmenler için her yıl Salzburg Orff Enstitüsü’nde yaz kursları verilmektedir. Bu yaklaşımı sınıfında doğru bir şekilde uygulamak isteyen dünyadaki eğitimciler bu kursa giderek eğitimlerini en üst seviyeye çıkarabilirler.
Ülkemizde Orff Schulwerk
Ülkemize 2012 yılından itibaren Türkiye Orff Merkezi’ne bağlı olarak Türkiye Cumhuriyet’inden çeşitli zamanlarda Orff Schulwerk eğitmenleri gelmiş ve workshoplar düzenlemişlerdir. Bu workshoplar sınıfında orff yaklaşımını kullanmak isteyen öğretmenlere bir nevi ışık tutmuştur.
Ancak uluslararası eğitimlere bakıldığı zaman görülüyor ki; Orff Schulwerk sadece bir ritim çubuğu ile şarkıya eşlik etmek değildir. Burada öğretmen Orff Schulwerk’in temelinde kullanılan pentatonik diziler hakkında bilgi sahibi olmalı ve iyi bir ksilofon ve blok flüt çalabilir seviyede olmalıdır. Öğrenciye temel anlamda kazandırılacak ritim duygusunun ileride öğrencinin şarkı içerisinde ritim kalıplarını kendinin keşfetmesi, bu ritim kalıpları ile yeni besteler yapabilmesini destekleyici nitelikte olmalıdır. Öğretmen drama, hareket ve ses eğitimi almış olmalıdır. Müziksel cümleleri dans ve hareket ile ifade edebilecek şekilde öğrenciyi doğru şekilde yönlendirebilmelidir.
Ülkemizde Salzburg Orff Enstitü’sünde eğitim almış öğretmenlerden biriyim. Bunun yanında ülkemizi Anadolu Orff Schulwerk Derneği, Türkiye Orff Merkezi ve Amerika Orff Schulwerk Derneği üyesi olarak temsil ediyorum .
Umarım bu yaklaşım tüm dünyada kullanıldığı kadar ülkemizdeki çocuklar için de doğru şekilde kullanılarak onların müzikal gelişimlerine destekleyici temel yaklaşımlardan birisi haline gelir.
Gelecek yazımız müzik eğitiminde Kodaly Methodolojisi hakkında olacaktır.
































