Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya dönük müzakerelerde önemli bir dönüm noktasına gelindiği konusunda herkes hem fikir.
Liderler sorunu çözme ve yeni yılla birlikte referandumu toplumların birinci gündem maddesi haline getirmek için çalışıyorlar.
Ve ikisi de bunu başaracaklarına inanıyorlar.
Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB ve Mülkiyet konu başlıklarında taraflar önemli ilerlemeler sağladılar.
Toprak konusu kritik bir konu olarak liderleri bekliyor.
Toprakta da başarı sağlamaları halinde müzakere sürecinin başarıya ulaşacağı ve referanduma gidişin önünün açılacağına kesin gözle bakılıyor.
Müzakere sürecinde iki lider ve müzakerecilerinin ortaya koydukları performans dikkate alındığında insan umutlanıyor.
Liderler, toprak konusunda da karşılıklı iyi niyet, pragmatik yaklaşım ve sorun çözme iradesi ile meseleye yaklaşarak ortak bir zeminde buluşmayı deneyecekler.
Kuşkusuz toprak konusu liderler için en zor konu başlığı olacak.
Bu arada gelinen aşamada varılacak uzlaşıların AB’nin birincil hukuku olması meselesi de hala bir köşede duruyor.
Bu konunun varılacak uzlaşının kalıcı ve yaşayabilir olması için olmazsa olmaz olduğu gerçeğini artık üçüncü taraflar da teslim etmeye başladı.
Önemli olan Rum tarafının da bu konuda diretmemesi ve varılacak uzlaşının AB’nin birincil hukuku olması konusunda katkı koymasıdır.
Böylece masada yakalanan uyum perçinlenmiş, müzakere süreci de daha çok hız kazanmış olacak.
Müzakerelerin dönüm noktasında olduğunun söylenmesinin nedeni işte bunlar.
Liderler müzakere sürecinde toprak ve birincil hukuk meselesinde virajı arabayı devirmeden alma başarısını gösterirlerse bu iş sonuç aşamasına geçti diyebileceğiz.
Müzakerelerde dönüm noktasına gelinirken KKTC içindeki sorunların büyüyerek devam ediyor olması endişe veriyor.
Ekonomik durum, mali yapı, eğitimde ve sağlıktaki sorunlar, çökmüş olan kurumlar, kamunun verimsizliği, siyasete olan güvenin dibe vurmuş olması ve daha bir çok sorunun varlığı çözüme ulaşılması halinde bizi çok zora sokacak.
Durum bu kadar vahim iken tedbir alınamaması ve sorunların çözümlerinin ötelenmesi Kıbrıs Türkünün geleceğini tehlikeye sokacak boyutta.
Umarım siyasette rol alanlar bu tehlikenin artık farkına varırlar.
Ve olası bir çözümün Kıbrıs Türkünün kabusu olmaması için evin içini düzenleme yönünde harekete geçerler.
Yoksa işimiz çok zor olacak.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























