Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ruh hastaları…

IŞİD… El Nusra… El Kaide…

Ne yaparlarsa, İslam adına…
Çünkü İslam bu…
Öyle mi?
Kendi kendilerine yorumladıkları İslam’ı…
Ortaçağ zihniyeti ile uyguluyorlar…
Kafa kesiyorlar…
Bomba patlatıyorlar…
Toplu infaza girişiyorlar…
“Allah” adını ağızlarına anarak, yaptıkları  her şeyi İslam’a vakfediyorlar…
Maalesef, insanlığın en büyük düşmanı gericilik…
IŞİD’i de…
El Nusra’yı da…
El kaide’yi de…
Hatta PKK’yı ve diğer terör örgütlerini de…
Hatta yarattıkları terör devletleri de…
Hiçbiri “gerizekalılar” tarafından yönetilmiyor.
Hepsinin bir amacı var.
Bu amaç doğrultusunda “ruh hastası” insanları kullanıyorlar…
Enteresandır…
Terör tek elden yönetilmeye devam ediyor.
Bakınız…
ABD’nin öyle ya da böyle, CIA’nın isminin geçmediği tek bir terör olayı far mı?
Ortadoğu’yu karıştıranlara bakın?
ABD…
Rusya…
İsrail…
Gerisi piyon…
Arap baharı safsatası…
Türkiye’nin içine düşürüldüğü  durum…
Fransa…
Almanya…
Hatta İngiltere…
Tümü…
“Pentagon’daki aklın” çıkarları için kullanılmaya devam ediyor.
Ortadoğu ve üzerinde oturduğu enerji kaynakları, maalesef kendisini “çağdaş” olarak nitelendiren ülkelerin çıkarları altında ezim ezim eziliyor…

Neden Fransa?
Fransa neden sık sık terör saldırılarından hedefini alıyor…?
Neden masum Fransızlar ölüyor?
Bunun cevabını yıllar önce Suriye Lideri Esad vermişti:
“Biz alışığız ve direniriz… Savaşırız…
Ama bugün muhalif grup diye Suriye devletine karşı savaşanları destekleyenler yarın büyüttükleri bu ateşte yanacaklardır…”
Surç’ta patlayan bomba…
Ankara’daki katliam…
Fransa’daki canlı bombalar…
Tamamı aslında Esad’ın söylemlerinde gizli…
O yangına benzin taşıyanlar, bugün alevinin altında etkileniyor.

“Peki hangi İslam…”
Ortadoğuyu en iyi bilen gazeteciler arasında yer alıyor.
Hüsnü Mahalli…
Diyor ki son yazısında:
Peki hangi İslam?
“70 yıllık ideolojik çürümenin ürettiği İslam.
Çok kolay yalanlarla gariban insanlara yutturulan İslam.
IŞİD, Nusra, Kaide ve diğer ruh hastası tiplerin İslamından hiç farkı yok.
IŞİD'i kimin kurduğu ya da kimin beslediği hiç önemli değil. Önemli olan IŞİD'i yaratan ve devamını sağlayan koşulların ne zamana kadar var olacağıdır.
ABD ve müttefikleri IŞİD'e karşı koalisyon kurdu ama işe yaramıyor. ABD ve müttefikleri samimi olsaydı gider Suriye ve Irak ordusu ile işbirliği yapar ve bu işi çok kısa bir süre içinde çözerdi.
Ama yapmıyor, yapmayacak. Çünkü IŞİD henüz görev ve misyonunu tamamlamadı. Adı ne olursa olsun biz bu yapılanmaları daha 30-40 yıl konuşuruz.
Örneğin Aynelarab ( Kobani) savaşında IŞİD'i yendiği için YPG’yi 'uygar dünya adına mücadele eden kahramanlar' olarak ilan eden ABD ve müttefikleri 4 yıldır IŞİD'e karşı savaşan Suriye ordusu için 'Halkını öldüren teröristler' diyor.

Tehlike yanıbaşımızda geziyor
Kıbrıs’ta bile “İslam” adına cinayet işlenmesini savunan o kadar çok insan var ki?
IŞİD misyonunu tamamlamadığı gibi…
“İslam adına emperyalistlerle savaşıyor” süsü ile içinde öfke biriktiren bir çok Müslüman’ı yanına çekebiliyor.
Üsler nedeniyle Kıbrıs adası da IŞİD’in hedefleri arasında.
Tehlike bu adaya uzak değil…
Ortadoğu’da patlayan bombaların şarapnel parçaları kıyımıza düşüyor.
Ölen masumların acısı yüreğimize düşüyor…
Ve maalesef, bugün Türkiye’de yetişen önemli bir kuşak, yarın IŞİD benzeri bir cani yapının parsçı olmaya aday…

Din adına yapılan her şey mübah mı?
Yazıyı yine Hüsnü Mahalli’nin makalesinden bir kesitle bitirelim…
Sorduğu soruyu ise iki kez düşünelim:
“DURUM HER YERDE AYNI
Afganistan, Pakistan, Somali, Nijerya, Yemen… Taliban, El-Şabab, Boko Haram, Kaide… Aynı kaynaktan beslenen tonları farklı ruh hastaları…
Kafa kesmeler, cami, kilise, mabed ve dini mekanların yıkılması, kız kaçırıp tecavüz etmeler, intihar saldırıları, katliamlar ve herkesi düşman bellemeler…
'Gerçek Müslüman benim' ve 'peşimden gelmeyen kafir ve katli vaciptir" mantığı. Vahabi Selefi öğreti ve ideolojisi.
Müthiş başarılı bir organizasyon: 'Tüm Müslümanlar ya bizim gibi olur ya da onları zorla yola getiririz'. 'Hepsi öldürülemeyeceğine göre çoğunu ruh hastası yaparız'. Nitekim yaptılar, yapmaya çalışıyorlar.
İçi boşaltılmış dine inandırmak, aptalca dini kavram ve öğretilere alıştırmak ve din mevzu bahis olunca akan suların durması gerektiğini herkese kabul ettirmek…
Özetle beyinleri kilitleyip esir almak.
Kafa kesmek, öldürmek, katliam yapmak, tecavüz etmek, çalmak, rüşvet almak ve her türlü yolsuzluğu yapmak ve din adına yapılan herşeyi normal hatta kutsal kabul etmek…

Kafalar kesilirken, tepkisiz, neşeli çocuklara bakar mısınız? Sonra onlar eve gidiyor… Büyüyor… Toplumun içine karışıyor… Bu kan kolay durmaz… Bu ateş, herkesi yakar…