Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Müsaadenizle…

Üçü yine bir araya geldi.

Mısır, Güney Kıbrıs, Yunanistan.
Hedef, doğal gaz için Güney Kıbrıs’tan Mısır’a boru hattı döşenmesi.
Afrodit parselinden Dimyat’a…

Öyledir.
Bizim tarafa bakılacak olursa,
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak mümkün…

Türkiye “Biz de sondaj yaparız” demişti.
Daha iki gün önce…

Dimyat ve pirinç meselesi…

Napolyon savaşta İspanya’yı yenmiş.
İspanya Kralı “siz ancak para ve mal için savaşırsınız, biz ise namusumuz ve şerefimiz için savaşırız” demiş.
Bunun üzerine Napolyon:
– Evet insanın neyi eksikse onun için savaşır demiş…

Gürültünün sebebi bu mu?

Ne denilse laf şamatasıdır.
Atı alan Üsküdar’ı geçer nihayetinde…

Bir gün Eflatun, öğrencilerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış.
Öğrenci: “İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum” diye itiraz edecek olunca, yanıt gecikmemiş.
Eflatun öğrencisine: “Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum” demiş.

Kırk yıl yetmedi…

Neye ihtiyacımız var?
Öncelikler nedir?
Hidrokarbon’daki payımız Kıbrıs Cumhuriyetindeki ortaklığımızdan kaynaklanıyorsa,
Ona göre davranırsın.
Değilse, söylersin,
Yine ona göre davranırsın…

Anlaşılır…

Cemil Çiçek  ”Kıbrıslı Türklerin adanın tabii kaynakları üzerinde eşit ve ayrılmaz hakları” olduğunu söyledi.
Anlaşılmadı.
Bu hakların nereden kaynaklandığını söylemediğinden!

Bak, şimdi boru döşeyecekler.
Önce sen döşedin onlar baktı.
Şimdi onlar döşeyecek sen bakacaksın…

Komşularla sıfır sorun politikası yüzde yüz soruna varınca, ucu buralara kadar geldi.
Akdeniz ısındı.
Hala birbirlerine tafra atılmakta.
Kardeşim,
Biraz müsaade…

Çok şişman olan Yahya Kemal, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken, içeriden çıkan garson:
– Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?
Yahya Kemal, tebessüm edip:
-Evlat, demiş, müsaade edersen biraz nefes alacağım…

Yokuşun üstündeyken,
Müsaadenizle diyecek biri yok mu?