Köşe Yazarları

MUCİZE BEKLİYORSANIZ, BEKLEYİN…







Anketlerle algı yaratma dönemi geri geldi. Nasıl bir iştir ki, ah, vah eden insanların belli bir kesimi, anket sonuçlarına bakar, ne çektiklerini unutur, döner yine güçlü görünene yönelir. Zaten anketlerin hedef kitlesi de bu kesimdir. Bilirler ki, seçimin sonucunu belirleyen, “kilit taban” olmayan bu kitlelerdir. Onlar çok fazla düşünmezler, analiz yapmazlar, gözlerine sokulanı doğru kabul ederler, hiç yargılamadan oy verirler…




Bu defa öyle olmaması gerekir diye düşünürüm. Çünkü bu defa, gerçek anlamda büyük bir enkazın altında gidiyoruz seçime. Pandeminin etkisini, döviz krizini en az ikiye katlayan 3 yıllık bir kötü yönetim deneyimiyle…



UBP Genel Başkanı bütün bunlara rağmen, büyük konuşuyor… “Ekonomik refah, müreffeh gelecek” (ikisi de aynı şey ya neyse)…

Devleti parasız, vergiyi adaletsiz, kamuyu allak bullak, okulları kırık dökük, işçiyi perişan, sağlığı kaos, geleceği karanlık edenler, müreffeh bir gelecek vaat ediyor…

Aniden ne gibi bir mucize olacak? Vergi adaleti mi getirecek, görmezden geldiği kaçağa el mi atacak, kamuya yıllar içinde partisinin doldurduğu binlerce vasıfsız elemanı sınava mı alacak, yoksa en azından adaletsiz istihdama son mu verecek? Delik deşik bütçeyi toparlamak için elini çalışanın cebinden çekmeye mi karar verecek? Şu anda emekçinin vergi muafiyetini sıfırlamaya çalışan parti bu değil midir? 23 Ocak’tan sonra nasıl bir cesaret kazanacak da yerel gelirleri artırmak için başka yollar deneyecek? Bunca zamandır toplamadığı vergileri mi toplayacak yoksa vergileri bağışlamaya son mu verecek?

“Enkazı kaldıracağız” dese anlayacağım da müreffeh büyük laf. Bir kere bu ülkenin kalkınması için gereken işleri yapmak onların raconuna ters…

Yani şimdi, bu halkın yüzde 35-36’sı bunları bilmez mi? Başlarına gelen bunca şeyden sonra nasıl bir gönül rahatlığıyla gidip oylarını UBP’ye ve yancılarına verecek?

Bu bir intihar değil midir?

 

EĞİTİMDE OTORİTE SIFIR

İki özel okul online eğitime geçmeye karar verdi. Arkasından Eğitim Bakanı’ndan bahtsız bir açıklama; bu kararla Bakanlığın ilgisi yokmuş…

O okullardan birinin, patlayan vakalar sonucu hükümete yazı yazıp, “biz başa çıkamıyoruz” dediğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı topu eğitim Bakanlığı’na atmış, o da o okulu denetime almak yerine “alakam yok” demekle yetiniyor…

Sorumluluktan sıyrılmak bu kadar kolay olabilir mi? O iki özel okul bu Bakanlığın kontrolunda değil mi? “Kontrolumuzda” diyor da, pek öyle değil… O okullara, “Dur kardeşim, yapamazsın, kararı ben veririm” diyemiyor.

Otoritenin ortadan kalktığını gören KTÖS de açıklama yapıyor ve “Biz de devlet okullarını online eğitime geçirme kararı aldık. Tüm ana okul, ilk ve orta eğitim okullarıyla, özel eğitim okullarını online eğitime geçireceğiz” diyor.

Ne yapacak şimdi bu Bakanlık? Devlet okulları yüz yüze eğitime, özel okullar online eğitime mi devam edecek? Yoksa Sendika’nın çıkışından sonra, yanlışını örtmek için bütün okulları online eğitime mi geçirecek?

Devletin en temel görevi eğitim çoktan özelleşti, eğitimde fırsat eşitliği çoktan ortadan kalktı; şimdi de sağlıkta fırsat eşitliği ortadan kalkıyor.

Tam bir kaos. Kötü yönetim derken kastedilen budur…

 

YERİN KULAĞI VAR

KARAR ZAMANI:

“Adalet Müşaviri” atamasına resmi bir açıklama yok. Tam olarak ne için atandığını anlatan da. Olay,  KKTC yargısından rahatsızlık duyulmasıyla ilişkilendirildi bile. Bir başka ülkenin kendi elçiliği içine istediği memuru ataması normal de, ikna edici bir açıklama gelmediği sürece, spekülasyona açık kalacak. CTP, TDP ve Bağımsızlık yolu tepkili, hükümet sağırları oynuyor. İşte bu nedenledir ki, ocak seçimleri Kıbrıs Türkü için çok çok önemli. Ya irademize sahip çıkacak ya da bundan sonra yapılacaklara onay vereceğiz, karar sizin…

 

“İÇİMİZDE CASUSLAR VAR”:

Kaç zamandır kamuda doktorlar iş yavaşlatıyor; diğer sağlık çalışanları eylem yapıyor; Bakan’dan randevu talep ediyorlar, Bakan Pilli bırakın talepleriyle ilgilenmeyi, görüşmüyor bile. Tıp-İş Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu, poliklinik muayenelerinin de durdurulduğunu açıklıyor ve bunun sebebinin “Sağlık Bakanının olumsuz tutum, diyalog yolunu tıkayan konuşma ve tavırları” olduğunu açıklıyor. Pilli yanıtını medya üzerinden veriyor; “Şu anda eylem yapma zamanı değil… İçimizde casuslar var”… Gördünüz mü ne kolay… O da kalkmış hekimleri suçluyor.

 

HP’Yİ VERMEME ÇALIŞMALARI:

Memur ve emeklilere verilecek hayat pahalılığı oranı, İstatistik Kurumu’nun verilerine göre yüzde 37,26 olarak ortaya çıktı çıkmasına da Maliye Bakanlığı’nın aynen geçen yıl yaptığı gibi, bu defa da artışları bir süre için erteleme ya da bölerek verme çalışması yaptığı haberleri geliyor. Hatırlarsanız, 2021 Mart ayı hayat pahalılığını, ancak da Aralık ayında alabildi çalışanlar. Kısaca anladığımız, bu rakam seçim yatırımı olarak ilan edildi, sonrasında vermemek için ellerinden geleni yapacaklar. Aynen asgari ücrete yaptıkları gibi…

 

KRİMİNAL CAZİBE:

“Ercan’dan sahte para ile çıkış yapmak” ne demek? Ya bu sahte paralar artık KKTC’de üretiliyor ya da KKTC dünyaya dağıtılması için ayak oluşturuyor. Her ikisi de felaket. Bir süredir kara para, kripto dolandırıcılıkları, uyuşturucu dağıtımı suçlarına sahte para işi de eklendi. Hiçbirinin ana kaynağına ulaşılamadı. Bu durum da potansiyel suç çetelerini mıknatıs gibi KKTC’ye çekiyor. İstikrar diyor ya Başbakan, işte istikrar…Kriminal cazibemiz gayet istikrarlı bir şekilde gelişiyor…

 

MAHKUMUZ:

İngiltere, 10 Ocak’tan itibaren KKTC aşı kartlarını tanıyacağını kendi resmi sitesinden duyurdu. Öyle bir durumdayız ki, bizi tanımayan ülkelerin inisiyatifine mahkum olmuşuz. Alabilen güneyden safepass alacak, alamayan böyle bekleyecek, biri daha çıksın da tanısın. Konunun KKTC makamlarının başarısı olmadığı aşikar. Aksi olsaydı, çoktan “Biz başardık” falan diye dümbür düdük etmezler miydi?

 

SOSYAL MEDYADAN:

Sosyal medyada bir arkadaş paylaştı bu gönderiyi. Seçim arifesinde bizleri çok iyi anlatan bu ifadeleri sizlerle de paylaşmak istedim… “Bu ay hıyar yüzde 104, kabak ise yüzde 98 artışla en çok zamlanan iki ürün olmuş. Bu günlerde sürekli kabak doğrayan hıyarların olduğu bu ülkede bu artışlar normal sayılmalı”.

 









Başa dön tuşu