Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MEVCUT HÜKÜMET DEVAM ETMELİ, BÜTÇE FATURASINI ÖDEMELİ…

Ülkeyi erken seçim havasına sokan, malum Ersin Tatar’dı. Sırf önündeki seçime olumlu etkisi olsun diye ortaya atmıştı bunu. Hatta tarih de vermiş, Ocak falan demişti…

Yarın öbür gün Başbakan koltuğuna oturması artık kesinleşen Faiz Sucuoğlu, “erken seçimin düşünülmesi gereken en son şey olduğunu söylüyor. En geniş anlamda, dünyaya Tatar’dan farklı baktığını gösteren bir işaret…

Bir ortak seçim hükümeti kurulsun, bekleyen sorunlara çare üretilsin, bu daha iyi bir seçenektir diye de düşünülebilir. Hani Sibel Siber hükümeti gibi, belki tüm partilerin katılacağı ya da teknokratlardan oluşan bir hükümet…

Ancak bu noktada UBP’nin boynundaki bir vebali, yine UBP’nin ve tabii HP’nin temizlemesi gerektiğini düşünürüm.

O da bütçedir…

Pandemi falan derken, hesapsız harcamalar, altına koca koca imzaların atıldığı, “Türkiye’den en iyi parayı ben alırım” diyerek var olan hükümeti bozdurup, yenisini kuran ama binde birinin uygulanmadığı protokoller; yanlış karantina masrafları gibi kararlarla, ona buna ayrıcalıklı yardımlar, destekler ve kıyaklarla zarara uğratılan maliye; sonuçta 10 ayda 3,5 milyar açık veren bir bütçe.

İşte onu bizzat bu ikisinin temizlemesi gerekir. Öyle Özgürgün’ün “seçime gidiyorum” diye çıkartmadığı bütçe gibi olmamalı. Zaten bu ortamda olamaz da. Ne devletin, ne vatandaşın 2021 ortalarını bekleyecek takatı yok.

Sanırım muhalefetin de hükümete girmekten çekinmesinin nedeni budur. CTP Genel Sekreteri bir kez daha hükümete girmeye sıcak bakmadıklarını yineledi, “Sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yiyoruz” diyerek geçmiş UBP-CTP koalisyonunu da hatırlattı, ayrıca ne dış ne iç konularda UBP ile mutabakat sağlayamayacaklarını vurguladı. Ancak hükümet kurulamazsa, 2021’de erken seçim olabileceğini de ekledi.

HP’nin Genel Sekreteri ise sıcak baktıkları izlenimi veriyor.

En doğrusu, taşları fazla yerinden oynatmadan, bu iki partinin geçmiş 1,5 yılın faturasını ödemeleridir.  Öyle bürokrat değişimine falan da gitmeden.

UBP’nin başkanlığına aday olan biri, başına gelecekleri biliyordu. Karşısına çıkacak faturayı da. Şimdi o faturayı ödeme görevi, Sucuoğlu’nundur…

İnsan iyimser olmak istiyor. Bakanlığı döneminde bizim de bolca eleştirdiğimiz Faiz Sucuoğlu’nun elinde, UBP’nin imajını düzeltme fırsatı vardır.

Elbette, “aydınlık yarınlar”, “şöyle bir gelecek, böyle bir refah” sözlerinin yerine gelmesini beklemiyoruz. Onların Tatar’ın seçim martavalları olduğunu biliyoruz. Bu kaosların üstüne mucize bekleyemeyiz. Beklentimiz, en azından yaşanan kayıpları yerine koyabilecek bir yaklaşımdır. Kendisi de farkında aslında, gerekirse radikal kararların alınabileceği bir ateşten gömlek giydiğini söylüyor.

Akılcı, mantıklı, yancı, kayırmacı, partizan değil; ADİL…

Yeter ki, kamunun çıkarını onun bunun çıkarından üstün tutsun, biz de bunu hissedelim. Tuttuğu makamın sorumluluğunu taşısın, öyle davransın. Bu devletin kurumlarına, kurallarına, demokrasisine ve iradesine öncelik versin. Sadece bu bile, UBP için ciddi bir değişimdir.

Sağlık, ekonomi ve eğitim başta olmak üzere yakıcı sorunlarımız, kendilerine zamana oynama ya da kaçma lüksünü tanımıyor. Yeteri kadar kaybettik zaten.

Ağır başlı, ne yaptığını bilen, geçmişinde adı kötüye çıkmamış bir isim olarak, Sucuoğlu’nun bizi şaşırtmayacağını ummaktan başka, yapacak bir şey yok…


YERİN KULAĞI VAR

ÖYLE BİR YETKİSİ YOKTUR:

Bugün beklenen buluşma gerçekleşiyor. Tatar ve Anastasiadis gayrı resmi de olsa ilk kez bir araya gelecekler. Aslında bu bir ön yoklama. BM Genel Sekreteri, pozisyon bekliyor.  Eğer Tatar, seçim sürecinde söylediği gibi, gider de “biz federasyon görüşmeyeceğiz” falan derse, bilsin ki, buna yetkisi yoktur. Müzakereci makamı, yetkiyi halktan ve onun temsilcisi Meclis’ten alır. Meclis’ten çıkan en son karar da federasyon görüşmelerinin devamıdır…

 

“KABİNE KAFAMDA OLUŞTU”:

Kurultayın ilk turunda aldığı oyla başkanlığı garantileyen ve olası bir hükümette başbakan olması kesinleşen Faiz Sucuoğlu, kendisine yapılacak yönlendirmelere itibar etmeyeceğini, olası kabineyi de kafasında oluşturduğunu söyledi. Böylece UBP içinde asıl cümbüş önümüzdeki hafta yaşanacak. Kurultayda Sucuoğlu’na destek veren ve bunun diyeti olarak bakanlık bekleyip de olamayanların hayal kırıklıklarını mı göreceğiz? Ben olsam, HP’yi ikna eder, aynen devam ederim.

 

PİŞMAN MISINIZ?:

Kudret Özersay, Maraş konusunda atılan adımlardan Dışişleri Bakanlığının haberi olmadığını, bunun “yakışıksız” olduğunu ve KKTC-TC ilişkilerinin hiç de sağlıklı bir halde olmadığını söyledi. Hükümet ortaklığınız döneminde, UBP’nin size attığı kazıkların haddi hesabı yok, bunları siz bizden iyi bilirsiniz. Görüyorsunuz, iş Dışişleri Bakanlığını da tanımamaya kadar vardı. Bu artık sözün bittiği yerdir. İnsanın başına böyle bir acı tecrübe hangi sıklıkla gelir acaba?

 

ŞİKAYET ETMEYİN, DÜNYAYA KAFA TUTUYORUZ:

İşte bunlar bizi delirtiyor. Hala aynı kafa. UBP Genel Sekreteri Ersan Saner, “dünyaya kıyasla KKTC iyi durumdadır” diyor. Kime kıyasla acaba? Piyasaya milyarlarca dolar, euro, sterlin pompalayan ülkelerle değil, olsa olsa geri kalmış Afrika ülkeleri ile kıyaslamış olabilir. Asgari ücretin 300 sterline düştüğü bir ülkeyi kiminle kıyaslıyor olabilir ki?

 

AKLI OLAN:

Önümüzdeki hafta büyük ihtimalle hükümet kurma çalışmaları başlayacak. CTP’nin aklı varsa hükümette yer almaz. Aslında aklı başında hiçbir parti bu dönemde hükümette olmak istemez. Hazine tam takır, kuru bakır. Bu ay olmayan para ile yeni bütçenin görüşülmesi başlayacak. Zamlar yağmur gibi yağacak. Erken bir seçimin geleceği garanti. Böylesi bir ortamda kurulacak hükümete hiç sorumluluğu olmayan partiler niye ortak olsun ki? Yarattıklarını temizleme fırsatı UBP ile HP’nin önünde. Ya yaparlar ya da seçimde yanıtını alırlar.

 

ONLAR GİBİ OLMADIĞINDAN:

Master Chef Şef programında bizi temsil eden Tanya Kilitkayalı, sonunda yarışmadan elendi. Sosyal medyada kendisine yönelik, hakarete varan paylaşımlar yapanlarla ilgili olarak, “ben onlara ne yaptım ki, beni neden sevmediler” dedi. Nedeni çok basit sevgili Tanya, sen onlar gibi nefret dolu olmadığın için. Haftalar boyunca hep kendin oldun, hep biz oldun. Teşekkürler…


elektronik kelepçe

KUMARCIYA BİLEKLİK DE YOK: Pilli açıkladı, 3 günlüğüne gelenlere bileklik de yok. Yine adam kayırma. Tercümesi, kumarcıya bileklik yok. E, nasıl denetleyeceksin? Karantinada kalanı bile denetleyemezken, evine ya da otele yolladığını nasıl denetleyeceksin? Hangi ekip ordusuyla? Dalga geçer gibi. Aklı olan yerliler, otellerin kapısından içeri girmemeli bence. Ama öyle değil işte. Sanki devlet kumar oynayan yerlilere teşvik veriyor sanırsın, öyle bir rağbet var. Sonuç, kısa sürede hüsran olacak. Bu akılla ne ekonomi düzelir, ne turizm, ne de halk sağlığı…(Foto Hürriyet)