Köşe Yazarları

Merkez bankalarının bu haftaki faiz kararları ve İngiltere seçim sonucu






TCMB, Para Politikası Kurulu’nun 2019 son toplantısı olan Perşembe günkü Kararı ile faizler 200 baz puan indirimle % 12’ye düşürüldü. 2019’un İlk 6 ayında sabit 24 olarak tutulan TL faizleri, Temmuzdan itibaren kademeli olarak toplamda 1200 baz puan indirimle %12 ‘ye geldi. 

Piyasaların beklentisi daha azdı. TCMB, gerekçe olarak, çok özetle, rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu olduğu, dezenflasyon ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki toparlanmanın devam ettiği, cari işlemler dengesinin alınan önlemlerle ılımlı bir seyir izlemesi sonucu bu kararın alındığını belirtti. Ayrıca enflasyondaki iyileşmenin devam ederek düzelmede olduğu, TL’nin istikrarlı seyrinin yanında çekirdek enflasyon göstergelerinin ılımlı seyrettiği, makroekonomik göstergelerin de iyileşmesi ve risk priminin düşmesi nedenlerinin kararlarını etkilediği yönündedir.

Enflasyon faiz ilişkisi çok önemli ve reel faizin enflasyona bağlı olmasına göre halkın gerek TL mevduat yatırımını gerekse döviz alımına yönlenmesini etkilediği cihetle kur artışına neden olmayacak seviyede tutulması esastır. Çünkü gerek Türkiye’de gerekse KKTC’de enflasyon-faiz ve kur ilişkisine bağlı olarak, – diğer ekonomik nedenler dışında-, dövize olan talebin artışı kur artışını getirir. Ekonomideki dengelerin sağlanmasını müteakip faiz düşüşüne gidiş önemlidir. 2020’de toplantıların 8 yerine 12 defa yapılacak olması bu konuların daha yakından takip edilip gerekli önlemlerin alınacağı mesajları da söz konusudur.

Perşembe günkü karardan sonra kurlarda önemli bir hareketlilik olmadı ise de Cuma günü özellikle de sterling’de önemli ölçüde TL’ye karşı % 1.55 değer artışı oldu. Hatta bir ara % 1.80’leri aştı. Dolar ve euro’da daha az seviyede oldu.. Tabii İngiltere seçim sonuçları da sterling’in değer kazanmasına neden olduğu değerlendirilmektedir.

2020’de Küresel gelişmelerin durağan seviyelerde ve dünyada genel büyümenin yavaş olacağı, ayrıca gerek ABD’de gerekse AB’de parasal genişleme politikalarının sürdürüleceği açıklanmıştır ki bunun Türkiye para piyasalarına olumlu etkisi olması da yüksek ihtimaldir.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı C. Legarde ise faizleri sabit bıraktıklarını açıkladı. 2020 Politikasını açıklarken AB’ nin ekonomik istikrara doğru gittiği ve gerektiğinde AMB’nin bu amaçla tüm araçlarını kullanacağını, Euro bölgesi enflasyonunu yükseltme çabalarının devam edeceği ve % 1.5’a ulaşması beklentisini ifade etti. TCMB’nın faiz kararı gününde, tesadüfen Legarde’ın başkanlığında ilk defa toplanan AMB politika toplantısında ise faizleri sabit tutmaya karar verdikleri gibi aldıkları analiz sonuçlarından büyük oranda ekonomiye parasal desteğin gerektiğini söyledi. Enflasyonun %2 seviyelerine çıkarılması için de faizlerin düşük tutulması ve aylık 20 milyar Euroluk tahvil alımlarının yani parasal genişleme politikasına devam etme ve gerekli olduğu kadar da, devam ettirmek istediklerini açıkladı.

Bu  politika Türkiye ekonomisine yatırım ve sermaye akımının geliştirilmesine imkân sağlayacaktır. Şimdiki koşullar devam ederse güven ve toparlanma açısından Türkiye geçen yılara göre daha şanslı durumda.

Avrupa ekonomisinin gelişimi için AB üye ülkeleri Hükümetlerine önemli görevler düştüğüne değinen Legarde, büyüme potansiyellerini geliştirmek için teşviklerden bahsetti..

Ekonomik büyüme için, elverişli finansal ortam, istihdam, ücretler ve teşviklerle desteklenmesi gerekecek.

ABD para politikalarına bakarsak geçen günlerde ABD Merkez Bankası da AB politikalarına benzer veya paralel açıklamalar yaptı. Faizlerin yatay gideceğini arttırmayacaklarını hatta düşürebileceklerini de açıkladılar. ABD de parasal genişleme politikalarından söz etti. Tabii ki bunun gelişmekte olan ülkelere de Türkiye dahil, faydaları olabilecek..

Ancak 2020’de üretime yönelik bir büyüme stratejisinin uygulanması şarttır. Ve üretim ağırlıklı sektörlerin mal ve hizmet üretimi yapan sektörlerin teşviklerden yararlanması ve ekonominin büyümesi esastır. Tüketime dayalı büyüme geçici olur. Başka sorunları davet eder.

 İngiltere Seçimleri,

Muhafazakâr Parti ve Başkanı B.Johnson seçimlerde önemli bir başarı sağladı. Brexit anlaşma metnindeki geçmişte İngiltere parlamentosunda  meydana gelen karşı çıkışlar ve tartışmalar sonucu erken seçim kararı alan Johnson tek başına iktidara sahip oldu. Hükümeti kurma yetkisini bu günlerde aldıktan sonra 20 Aralık’ta parlamentoda Brexit oylaması yapılacak. Sonuç belli. Aynı zamanda Brexit konusunda referandum alternetifi de ortadan kalkmış oldu. Çünkü Johnson’un politikası açıkça  ortada olduğu cihetle seçimle seçmen  tarafından Brexit de onaylanmış oldu.

Esasen AB tarafı da İngiltere seçiminin ardından hemen Brexit konusunda görüşmelere hazır olduklarını İngiltere’ye bildirildi. Bir an önce Brexit’in gerçekleşmesi ve anlaşma suretiyle İngiltere ile AB arasındaki ekonomik,mali, ticari vs, ilke ve ilişkilerin oturacağı esasların kesinleşmesi, AB’nin de bir süreden beri istediği ve deklere ettiği bir husustu.

Tabii ki oldu bitti diye bir durum olmasa da Brexit sürecinin başlaması safhasına girildi. Herhalde zorlu bir müzakere süreci olacak..Ancak her zaman söylediğim gibi her iki tarafın menfaatlerinin söz konusu olması ve sertlik politikasının her iki tarafa zarar vereceği görüşüyle ticari, mali, ve ekonomik ilişkilerin oturtulmasında yakın işbirliği ve menfaat ortaklığının ağır basacağı ve orta yolu bulacaklarını tahmin ediyorum. İngiltere’nin kendi görüşüne göre diğer konular yanında özellikle istihdam konusunda ve ithalat ihracat dengesinin aleyhine seyrettiği gerekçeleriyle Brexite gitmeye karar vermişti. O tarihlerde verilen istihdam rakamlarına göre İngiltere’nin 3 milyon AB üye ülkeleri istihdam ettiği, buna mukabil AB’nin 1milyon İngiliz vatandaşı istihdam ettiği ve daha çok AB malı ithal edip daha az ihracat yaptığı iddiaları ön planda idi. Dolayısıyla işsizlik oranına ve dış ticarette dengesizlik dolayısıyla İngiltere ekonomisine olumsuz etki yaptığı iddiaları vardı.

Brexit’in Türkiye ile İngiltere’nin ticari ilişkilerine yararı olacağına inanıyorum. Türkiye-İngiltere ticari ilişkilerini daha da geliştirme konusunda olumlu bir gidişe her iki tarafın da istekli olduğunu birkaç ay önce ve sonrasında Türkiye ve İngiltere Ticaret Bakanlarının görüş ve beyanatlarından görüyoruz. Buna her iki ülkenin de ihtiyacı olacak.

 







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu