Memleket yangın yeri” dedi UBP Başkan adayı ve halihazırda düşük hükümetin Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy…
Vay bu uzaylılara vay. Ne hale getirdiler memleketi ha! Yoksa rahmetli babam mı yaptı?
Bak Maliye Bakanlığı Müsteşarına. Kaynak yokmuş, maaşları ödemek için Türkiye’den para beklerlermiş… Maliye Bakanı acele çıktı, Müsteşarını yalanladı. O siyasetçi, ben Müsteşara bakarım. Demek ki kasada para yok. Ödemeler de herhalde geçmiştekilere benzer bir marifetle yapılmış olmalı.
Vah benim memleketim…
Seçimin ortasında paraları dağıtan siz değil misiniz? Yanlış kararlarınızla virüsü ülkeye sokan, ilkokuldaki öğrencileri bile koruyamayan, yanlış kararlarınızla esnafı iflasa sürükleyen, yanlış kararlarınızla üniversiteleri kapatan, yanlış kararlarınızla turizmi bitiren, siz değil misiniz?
Ayrıcalıklılar yaratan, bu ülkenin kaynaklarını komik vergiler ödeyerek cebe indirenlere arka çıkan, kaçağın, göçeğin peşine düşmeyen siz değil misiniz?
Bugün bu ülkede devlet fakirse bunun müsebbibi siz değil misiniz? Devletin alması gereken payı “ekonomik dengeler bozulur” gerekçesiyle bilerek almayan, her türlü adaletsizliğe göz yuman siz değil misiniz?
UBP’nin başına geçince sorunları çözeceklermiş… Adayların hepsi bunu söylüyor. Adettendir. Hatırlayın, Tatar da başbakan olunca dövizin düşeceğini söylemişti.
Başkan olunca aniden zihniyet mi değiştireceksiniz?
Al gülüm ver gülüm ilişkilerinizi bitirecek, hızlı bir vergi reformu mu yapacaksınız?
Kaçağın peşine mi düşeceksiniz?
Yıllardır çıkmaması için uğraştığınız vatandaşlık yasasını mı çıkaracaksınız?
Yoksa yine çıkmaması için tek ayak üstünde direndiğiniz İmar Yasası’nı mı onaylayacaksınız?
UBP’nin başına geçince başınıza saksı mı düşecek?
Yok! Yapamazsınız…
Sizin varlık sebebiniz bu değil, diğeri. Bugüne kadar yaptıklarınızla varsınız, değişemezsiniz. Değişirseniz, yok olursunuz, bunu siz de biz de biliyoruz…
Öyle olsaydı, şu anda koltuklarında oturduğunuz bakanlıkların memurlarıyla delegelerinize haber yollamazdınız.
Boşverin süslü lafları. Siz işini hallettiğiniz ya da halletmeye söz verdiğiniz delege sayısını garanti edin, yola devam edin.
Milletle de dalga geçmeyin…
YERİN KULAĞI VAR
PARTİ KURULTAYINA MAHKUM EDİLEN ÜLKE:
Mesele sadece karantina değil. Yerel vakalar artıyor, en kötüsü okullarda her gün yeni vakalar çıkıyor. Eğitimle ilgili bir karar alınması gerekse, alınamaz. Allah etme bir doğal felaket olsa, mücadele edecek karar çıkamaz. Maliye Müsteşarı ‘para yok’ diyor, yasal olarak borçlanma bile yapılamaz. Millet perişan, istense de fırsatçının döviz vurgunu engellenemez, çünkü denetim kararı alınamaz. Bakanlar Kurulu’ndan karar bekleyen nice iş, nice vatandaş var, bunun yardımı var, desteği var…Ürün fiyatları var, hasat tarihleri var. Ya zaten berbat olan ekonomide yaratılan endişe ortamı, istikrarsızlık? Herkes bekleyecek. Çünkü UBP’nin kurultayı var. Mahkumsunuz. Efendilerin keyfi gelecek, hükümet kuracaklar. Onlar hepsini göze aldılar. E, sevgili yüzde 52 nasılsınız? Memnunsunuz umarım…
KURULTAY, PİKNİK, MEVLİD:
Yavaş yavaş dünyadan kopup, Sarayönü’nü dünyanın merkezi olarak görmemize ramak kala ülkenin gündemi çözüm süreci, pandemi, ya da her gün yeni bir rekor kıran döviz olması gerekirken bizimki UBP kurultayı, Maraş pikniği ve son olarak da, TRT’nin ilk kez KKTC’den yapacağı “Mevlid kandili” özel yayını… Tatar boşuna seçilmedi, seçilirken yeni bir gelecek sözü vermişti ya, işte o gelecek geldi bile.
BEGEN DA BEĞENDİĞİNİ AL:
UBP Cumartesi günkü kurultaya 5 adayla gidiyor. Adaylıklarını açıklayan bu 5 aday neler söylemiş
bir bakalım; Taçoy: “Ülke yangın yeri. Adaylar rakibim değil kardeşimdir…” Oğuz: “Kişisel menfaatlere UBP’de yer yoktur artık asıl hedef ülke yönetmektir…” Çavuşoğlu: “beni eleştirecek kişinin dili yanar…” Sucuoğlu: “İlim, bilim ve dürüstlük…” Üstel, “Ant içtim bu seçimi ben kazanacağım…”
Beğen de beğendiğini.
ARTIK UTANMAYACAKMIŞ:
Kenan Akın, Türkiye ziyaretlerinde “Kıbrıslı olduğunu gizlediği” söyleyerek, “Artık Türkiye’ye gittiğim zaman Kıbrıs’ta yaşadığımı söyleyebileceğim çok şükür. Ersin Tatar sayesinde… Artık Kıbrıslı olduğumuzu gizlemeyeceğiz” dedi. Kıbrıslı olmaktan neden utandığını bilmiyorum ama ben, Kıbrıslı Türk olmaktan her zaman gurur duydum. Akın’ın “Kıbrıslı” olduğunu da ilk defa duydum, eminim KKTC’li diyecekti, dili sürçmüş…
KAPANAN 9 BİN İŞYERİ, 40 BİN İŞSİZ:
Devletin bir araştırması yok, onun için Esnaf Zanaatkarlar Odası’nın rakamları yaşadığımız felaketle ilgili elimizdeki tek veri. Başkan Mahmut Kanber, 9 bin esnafın faaliyetini durdurduğunu, bin 200’e yakın işletmenin ise doğrudan kapandığını, 40 bin kişinin işsiz kaldığını söylüyor. Neden? Ülkeyi virüsten koruyamadıkları için. İşin kolayına kaçıp, herkesi eve tıktıkları için. Ahbaplarının baskısıyla kapıları karantinasız açıp, herkesi korkuttukları için. Bu kepenkleri kapatan virüs değildir. Saçma sapan, tutarsız, yanlış kararladır. Yoksa bu ülke hem bu ortamda turist de öğrenci için de çekim merkezi olurdu…
NEREDEN NEREYE GELDİK:
Eminim benim gibi birçoğunuzun da dikkatini çekmiştir. Facebook’da paylaşılan ve Kemal Sunal’ın oynadığı filmdeki bir karede, yemek masası üzerinde duran bir Bixi Kola tenekesi. Bu kare bizleri yıllar öncesine götürdü. Üreten ve ürettiklerinin birçoğunu da ihraç eden bir ülke, yıllar sonra bırakın üretmeyi, tüketen bir topluma dönüştü. Bu küçücük ülke sadece kola değil, sanayi Holdingin ürettiği birçok ürünü Türkiye pazarına ihraç ediyordu. Şimdi ise memur maaşını ödeyebilmek için bile Türkiye’den gelecek 100 milyonu gözlüyoruz. Bir gün “nasıl yok olduk” diye sorarsanız, cevabı buradadır.
































