Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MARAŞ’A ÇIKARMA YAPAN AVRUPA ORDUSU…

Önce haberi okuyalım;

“Avrupa Parlamentosu’nun kıdemli Rum milletvekili Takis Hacıyorgiu, Kıbrıs sorunu ve Rumların, Avrupa Parlamentosu ve AB üst yönetiminde kimsenin umurunda olmadığını söyledi. Kıbrıs sorununu sadece kendilerinin gündeme getirmeye çalıştığını belirten  Hacıyorgiu, AB dönem başkanlığını yürüten İtalya’nın Dışişleri Bakanı Federica Mongherini’nin ülkesinin dönem başkanlığına ilişkin programını açıklarken, soru sormalarına rağmen Kıbrıs sorununa hiç değinmediğine dikkat çekti.”
Haber böyle.
Başarılı bir gazetecilik döneminden sonra AKEL’den milletvekili seçilen sonra da Avrupa Parlamentosu’na giden ve “kıdemli milletvekili” unvanı da alan Takis Annan planına evet diyen az sayıdaki AKEL’cilerden birisiydi.
Ve o tavrını hala sürdürüyor.

Dönemin AKEL yönetiminin çözüm planına hayır diyerek Kıbrıs sorununu çözümsüzlüğe ittiğini hala söylüyor.
Söylüyor ama değişen bir şey yok.
Neyse, Takis’in konuşmasının devamı benim daha çok ilgili çekti.
Takis “eğer dramatik bir gelişme olmazsa Kıbrıs sorununu çözecek bir anlaşmaya ulaşmak mümkün değil” diyor.
Avrupalıların ilgisizliğinden şikayet ettikten sonra Takis’in “eğer dramatik bir gelişme olmazsa…” demesi önemli.
Ne açıdan önemli biliyor musunuz?
AKEL de dahil Rum siyasi partileri aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği tam üyesi olmasına sıcak bakmıyorlardı.
O dönem AKEL hükümet ortağı olmasına ve elinde yetki bulunmasına rağmen AB üyeliğine zımnen destek verdi.
Çünkü ortağı Papadopulos (ki kendisi de Avrupa Birliği’ne karşı idi) şunu söylüyordu;
“Biz 70 milyonluk Türkiye ile baş edemeyecek kadar küçük bir ülkeyiz, arkamıza 370 milyonluk Avrupa Birliği’ni alırsak ancak Türkiye’ye o zaman diz çökertebiliriz…”

Yani anlayacağınız, karşı olmalarına rağmen Rum resmi politikası Avrupa Birliği üzerinden Türkiye’ye diz çökertme hayalleri kuruyordu.
O dönem bazı Rum fanatikler Avrupa Birliği’nin oluşturacağı asker gücünün örneğin Maraş’a çıkarma yaparak Maraş’ın Türk işgal askerilerinin elinden alabileceğini dahi söylüyorlardı.
“Kıbrıs Cumhuriyeti 1 Mayıs 2004’te Avrupa Birliği tam üyesi oldu.
Üzerinden 10 yıl geçti.
Durum şimdi Takis’in söylediği gibidir.
Avrupalılar değil ordu hazırlayıp Türkiye’nin üzerine yürüme, Rumların sordukları sorulara bile cevap vermiyorlar.
Tam üye Rum ortaklarına adeta “ne haliniz varsa görün” diyorlar…
Kıbrıs’ta 2004 referandumlarından sonra başka bir statüko oluştu.
Avrupalılar bu statükoyu belli ki sevdi.
Ve devamına ses çıkarmıyorlar.
İşin daha büyük kısmı Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yerleşen statükoyu da sevdiler.
Türkiye’yi kapının önünde bekletmek istiyorlar.
Rum yönetimi de açılacak müzakere başlıklarını ha bire veto ederek statükocu Avrupalılara hizmet ediyor.
Umarım ki Takis ve diğer barış-anlaşma yanlıları bunu çok iyi anlarlar.

Çünkü en dramatik gelişme Türkiye’nin müzakerelerini tamamlayarak Avrupa Birliği tam üyeliğine hazır hale gelmesidir.
Ancak o zaman Kıbrıs’ta al-ver süreci başlar.
Bunun karşıtı da Avrupa’nın ordular oluşturup örneğin Maraş’a çıkmasıdır.
Sizce Takis hangisini tercih ediyor?