BİLDİRİM DÜN YAPILDI: 5 Ağustos’ta işten durulacaklarına dair ihbarname gönderilen 64 CAS çalışanı, hükümetin girişimleriyle sorun aşıldı diye rahat soluk almaya hazırlanırken yeni bir şok daha yaşadı. Şirket dün itibarı ile 64 çalışana, asgari ücretle yeniden işe başlayabileceklerine dair bildirimde bulundu
DEVLETTE İŞ VERİLMESİNİ İSTEDİLER: Asgari ücrete yeniden işe başlama teklifi yapılan CAS çalışanları, eski KTHY binası önünde eylem yaptı. Asgari ücretle yeniden işe başlamayı reddeden 64 çalışan diğer KTHY mağdurları gibi kendilerine de devlette iş verilmesini istedi
KTHY’nin iflası sırasında kurulan yer hizmetleri şirketi CAS’ta işe başlayıp 5 Ağustos’ta işten durulacaklarına dair ihbarname gönderildikten sonra daha düşük maaşla yeniden CAS’taki işlerine geri dönecekleri bildirilen 64 çalışan soluğu KTHY’nin önünde aldı.
Daha düşük maaşa işe alınacak olmalarını büyük bir haksızlık olarak değerlendiren çalışanlar diğer KTHY çalışanları gibi kendilerine de devlette iş verilmesini istedi. 64 kişi devlete işe alınmamaları durumunda eylem yapacaklarını açıkladı.
“Hep mağdur olduk”
KTHY’den CAS’a geçtiklerinde maaşlarının yarı yarıya düştüğünü söyleyerek şimdi ise kendilerine bin 500 TL civarında maaş verilmek istendiğini anlatan 64 kişi şu şekilde konuştu:
“KTHY kurtulsun diye bizi CAS’a aldılar, kabul ettik. Maaşlarımız neredeyse yarı yarıya düştü. Daha sonra bizi CAS’tan da durdurdular. Şimdi ise daha az bir maaşa yeniden CAS’a alacaklarını söylüyorlar. Bu para bizim benzin paramızı bile karşılamaz.”
CAS çalışanları ne dedi?
Serkan Tuğralı
“Biz devlette işe giremeyen KTHY çalışanlarıyız. 2008’de CAS kuruldu. 2010 yılında biz orada çalışmaya başladık. Bize tüm özlük haklarımızı verdiklerini söylediler. Ancak bu doğru değildir. Biz özlük haklarımızın yarısını ancak aldık. Daha sonra CAS’ta faaliyetlerini durdurdu. CAS devreye girmeyecek dendi. Şimdi bize gelin asgari ücrete müracaat edin deniyor. Burada en az 10 yıl ve en çokta 21 yıl görev yapan arkadaşlar var. Bu kişiler nasıl asgari ücrete çalıştırılır. Bizi de diğer arkadaşlarımız gibi devlette ise alsınlar.”
Naim Doğan
“1993’te işe başladım. 1998’te CAS’ı kurdular. KTHY’yi yaşatmak için bizleri feda ettiler. Bizde evimize ekmek götürmek zorunda olduğumuz için CAS’ta işe başlamayı kabul ettik. Maaşlarımız bin 700 TL civarında oldu. Şimdi gene durdurulduk. Bizi şimdi asgari ücretten işe başlatmak istiyorlar. Bizler gene feda ediliyoruz. Biz evimize nasıl ekmek götüreceğiz.”
Savaş Şimşek
“Bizi KTHY’de çalışırken ‘İşsiz kalırsınız’ tehdidi ile CAS’ta işe aldılar. KTHY’de 15 yıl çalışıp 2 bin 500 TL maaş alırken CAS’ta 700 TL maaş almaya başladık. Özlük haklarımızın yarısını alabildik. Diğer KTHY çalışanları ise devlette işe başladı. Ardından burada işten durdurulduk. Ödeneksiz izne çıkarıldık. Şimdi bize gelin sizi asgari ücrete işe başlatalım deniyor.”
Osman Yücelen
“Biz CAS’a kendi isteğimizle başlamadık. Evimize ekmek götürmek zorunda olduğumuz için başlamak zorunda olduk. Ayrıca bir şirket yetkilisinin söylediği gibi bu şirketin batmasının sebebi emekçi değildir. Bunun sorumlusu üst kademeler yöneticilerdir. Bizi CAS’a başlarken zamanın hükümeti CTP-ÖRP hükümetinin ilgili bakanlarıyla sözleşme yapıldı. Bu çalışanlar KTHY çalışanıdır diye. Aynı sözleşme ardından gelen UBP hükümeti ile de yapıldı. Bu belgeler hep elimizdedir. Protokol imzaladık. Biz CAS’ta işe mecburiyetten başladık. KTHY’de aldığımız maaşların yarısını aldık. Özlük haklarımızın yarısını aldık. Bu konuda başbakan ve başbakan yardımcısına büyük görev düşüyor. Eğer bu sorun çözülmezse onlarda evlerinde arabalarında rahat etmeyecekler. Bunu tehdit anlamında demiyorum. Yanımızdan geçerken paramız olmadığı için para isteyeceğiz. Ayni zamanda Ben CTP-BG’den LTB meclis üyesiyim. Bu sorun çözülmezse meclis toplantılarına katılmayacağım.”
Mustafa Sarpkaya
“Yaptığım iş nedeniyle 2 defa bel fıtığı ameliyatı geçirdim. Haftada iki kez Lefkoşa’ya doktora gelmek zorundayım. Doktor ‘Rahat bir iş bul. CAS’taki iş sağlığına uygun değil’ diyor. Sigortadan aldığım 700 TL ise ancak mazot parama yetiyor. Ben Paşaköy’den haftada 2 kez Lefkoşa’ya gelmek zorundayım. Bir oğlum var. Üniversiteye gideceğinde oğlum sen gitme devlet yetkililerinin çocukları mı gitsin diyeceğim.”
































