Köşe Yazarları

Maraş konusu öne çıkacak gibi…


 

Önceki gün müzakereleri başlatan toplantıdan sonra bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Eroğlu’na sorduğu soru, bu kez görüşme sürecinde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor. Konu Maraş… Eroğlu bu soruya yanıt olarak, “Masaya geldiğinde yanıtını veririz” dedi ama masaya gelmesi pek de gecikecek gibi değil.
Müzakerelerin başlaması konusunda Beyaz Saray’dan yapılan açıklama da bunu düşündürüyor. Topu topu bir kaç paragraflık açıklamanın bir paragrafının Maraş konusuna ayrılması, detay sayılabilecek bir alt başlığın bu şekilde öne çıkarılması dikkat çekici. Açıklamada, “ABD, iki toplumca üzerinde uzlaşıldığında, Gazimağusa bölgesinin gelecekte yeniden canlandırılması hedefine dönük adımları da içeren, çözüm müzakerelerini güçlendirmeye yönelik olası girişimlerin keşfi için tüm ilgili taraflarla diplomasi yürütecek” denmekte… Ardından gelen “Adanın petrol ve gaz kaynaklarının, tüm kaynakları gibi, genel bir anlaşma bağlamında her iki toplum arasında eşit şekilde paylaşılması gerektiğine inanmaya devam ediyoruz” ifadesi de Maraş konusunu dengelemek için konmuş izlenimi veriyor…
Geçtiğimiz hafta Rum basını, Rum lider Anastasiadis’in, kendisine “Sizin için ne yapabiliriz” diye soran ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ı “Ekonomi, Kıbrıs sorunu ve Maraş” dediğini yazmıştı. Nitekim birçok kaynak, süreçte Maraş ve güven artırıcı önlemlerin öncelikli olacağını belirtiyorlar.
Kıbrıs Türk tarafı her ne kadar “Maraş bütünlüklü çözümün bir parçası” demeye devam etse de, sanırım bu defa Maraş, Uluslararası Havaalanı, yada Mağusa Limanı’nın açılmasıyla değil, doğal gaz konusuyla bağlantılı olarak masaya gelecek…

Niye çözemiyoruz?..
Bir buçuk yılın ardından önceki gün yeniden başlayan görüşmelerle ilgili olarak tüm dünyada, genel anlamda olumlu bir yaklaşım sergilendi.
Kıbrıs sorununa doğrudan veya dolaylı olarak taraf olanlar görüşmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundular…
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek “Olumlu başladık inşallah olumlu bitiririz” derken, KKTC’deki tüm siyasi partiler görüşmelerin yeniden başlamasına destek verdiler. Sivil toplum örgütleri ve sendikalardan, hatta “Kıbrıs Havaları Derneği”nden bile destek geldi.
En olumlu, en umutlu ve en yoğun açıklamalar Türkiye’den geldi. Yine çabaların hep bir adım önde devam ettirileceği vurgulandı. Sürecin hazırlanmasında bu kez epeyce derinden giden Yunanistan; iki liderin “ortak açıklama metni” üzerinde mutabakata varmasını “önemli bir gün” diyerek yorumladı.
BM, ABD, AB, ayrıca AB’nin birçok üyesi iyimserlik ve destek mesajları yollarken, komşuda aynı niyet ve heyecanı göremedik… Rum lider Anastasiadis görüşmeleri “İyi bir başlangıç” olarak değerlendirirken, Rum siyasilerin büyük çoğunluğundan ortak açıklamanın içeriğiyle ilgili, itirazlar ve uyarılar geldi. Hükümet ortağı DIKO Başkanı Papadopulos müzakerelerin çok kötü bir zeminden başladığını söylerken Rum siyasi partilerin büyük çoğunluğu da ortak açıklamada bir dolu tehlike görüyor. AKEL ise temkinli destek vermekle yetindi… Bu durumda ortam sadece Anastasiadis’in partisi DİSİ’yi tatmin etmiş görünüyor.
Manzaraya bakıldığında, dünya yüzünde, Rum siyasiler dışında adada kalıcı bir çözüme varılmasını istemeyen yok gibi. Malum ret cephesi hemen mevzilerine girdi. “Elli yıldır bu sorunu niye çözemiyoruz” sorusunun yanıtı burada yatıyor galiba. Öyle açık ortaya çıktı ki.

YERİN KULAĞI VAR
LEFKOŞA’DA CTP ADAYI HALUK MUT MU: Haziran ayında yapılacak yerel seçimler öncesi partilerin aday tespitleri sürerken, Lefkoşa’da şimdiki başkan Kadri Fellahoğlu’na karşı, Haluk Mut ismi konuşuluyor. Fellahoğlu’nun on bir aylık başkanlığı süresince verdiği birçok sözü yerine getiremediği ve örgütlerin haziranda yapılacak seçimlere yeni bir isimle gitmek istediği ve uzun yıllardır parti içerisinde de görev yapan Haluk Mut için nabız yokladığı gelen haberler arasında…
BAŞKANI KIRAMADI: Adı DP-UG Genel Sekreterliği için geçen ancak, Serdar Denktaş’ın tercihini Hasan Taçoy’dan yana kullanmasının ardından adaylığını geri çeken Erhan Arıklı, genel başkanın arzusu hilafına o makama seçilmenin ve makamda görev yapmanın yanlış olduğunu gerekçe gösterdi. Bu akşam yapılacak toplantıda önceden yapılan bir pazarlığın son aşamasına gelindiği ve Taçoy’un seçilmesinin kesinleştiği anlaşılıyor… Yalnız adında “demokrat” olan bir partide bu nasıl demokrasi, orası anlaşılamıyor.
DAVUTOĞLU-NAMİ ORTAKLIĞI: Önceki gün başlayan görüşmeler ve imzalanan ortak metinin yaratıcıları olarak TC ve KKTC Dışişleri Bakanları öne çıkıyor. Herkes doğal olarak iki lideri öne çıkarıyor ama sürecin bu noktaya gelmesinde, tüm engellemelere rağmen sıkı bir temas halinde olan bu ikilinin, hakkını vermek gerekir diye düşünüyorum…
CEZA YASASI’NDA DEVRİM: Tufan Erhürman Meclis’e devrim nitelikli yeni bir Ceza Yasası Değişikliği göndermiş. İçinde rüşvet verme ve alma, zimmet, irtikap ve yolsuzluk suçlarının cezalarının artırılması; bu suçların milletvekili dokunulmazlığının dışında kalması da var. Ayrıca en az bunlar kadar önemli bir başka değişiklik kamuda ve kamu hizmeti yapan diğer kurumlarda yapılacak istihdamlarla ilgili. Bakın değişiklik neyi öngörüyor: “İstihdam koşullarını ilan etmemek ve istihdam edilecek makam için başvuruda bulunan kişileri sınava tabi tutmamak suretiyle fırsat eşitliğini engelleyen kamu hizmetinde görevli bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.” Önerinin kamuoyundan destek göreceği şüphesiz. Meclis’te birçok kez bu suçları işleyen siyasiler var. Değişikliğin onlara rağmen geçmesini dileyelim…

YOK ARTIK: Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşanan sorunlara değinen Başbakan Yorgancıoğlu, sorunların çözülmesi için kararlı adımlar atılmaya devam edileceğini, biraz daha zamana ihtiyaç duyulduğunu söylemiş. Yok artık, partinizin adayı Kadri başkan kazanalı neredeyse bir yıl oluyor, sizin ise hükümet oluşunuzun üzerinden altı ay geçti. Hala daha zamana ihtiyacımız var diyorsanız biraz ayıp oluyor…

NASIL YANİ: BES Lefkoşa Türk Belediyesi çalışanlarının alacakları ve geçmeyen bütçeyi protesto etmek amacıyla hafta başından beri iş yavaşlatma başlattı. Dün de Başbakanlık önünde eylem yaptılar. Hemen ardından toplanan Bakanlar Kurulu’nda her ne karar alındıysa, “Sorunlar aşıldı” denildi. Oysa Başbakan daha Bakanlar Kurulu’na girerken zaman istemişti. Ne oldu da bir çırpıda çözüldü anlayamadık. Şu işler zamanında yapılsa ne olur sanki. Ne insanlar sokağa dökülür, ne de vatandaş pislik içinde kalır…

ZİRVEDEKİLER
Arslan Bıçaklı: Türk-Sen Genel Başkanı Bıçaklı, “Çalışanlara yıllardan beri tek kuruş artış verilmezken ve alım gücü sıfırlanarak açlık sınırının altında inim inim inlerken, hükümet edenler buna çare bulacakları yerde tam aksine, hayatı daha da çekilmez hale getirmek ve halkı göçe zorlamak adına her gün zam üstüne zam yapmaktadır” dedi. Sendikaların sessizliğinde, Bıçaklı’nın çıkışı dikkat çekti.

DİPTEKİLER
Rekabet Kurulu: Kurul, ortak fiyat açıkladıkları gerekçesi ile Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği hakkında soruşturma başlatmış. Deniyor ki, “Aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip teşebbüslerin birlikte fiyat belirlemesi, her ne ad altında olursa olsun Rekabet Yasası 4’üncü maddesi tahtında rekabeti önemli ölçüde engelleyen bir unsur olarak ele alınmıştır ve yasaklanmıştır”… Peki ya fırıncıların fiyat açıklaması? Ya da şu tüp gaz konusu… Rekabet Kurulu o konuda da soruşturma başlatmıştı ama tüp gaz o arada ikinci bir zam daha yemişti. O soruşturma ne oldu, müdahale edilemedi mi? “Soruşturma açıyoruz” diyenler, sonucunu da halka açıklamak zorunda değil mi..?

Foto Gündem

KKTC’nin en büyük göleti konumundaki 4 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip Gemikonağı Göleti kurumaya yüz tuttu. Geçtiğimiz yıl şubat ayında ülkenin aldığı yağış nedeniyle dolup taşan Gemikonağı Göleti bu yıl etkili olan kuraklık nedeniyle sürekli su kaybediyor

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı