Köşe Yazarları

MARAŞ KIVILCIMI

Erdoğan Özbalıkçı yazdı




Hayatın dinamik yapısı, hiçbir insanın ummadığı anda, farklı sonuçlara yol açar.

Bir kişiyi desteklemek için yapılan eylemler, farklı çelişmelere, farklı yollara neden olur.

Salı günü, Maraş’ın açılışıyla ilgili  propaganda çalışmaları da, hem Kuzey Kıbrıs’ta, hem de Güney Kıbrıs’ta zincirleme etkiler yarattı.

Kuzey Kıbrıs’ta, Halkın Partisi, gelişmelerde kendisine önceden bilgi verilmediği için, hükümetten çekilme kararı aldı.

Halkın Partisinin hükümetten çekilme politikası, Kuzey Kıbrıs’ta yeni süreçleri, yeni arayışları gündeme getirecek ve bu arayışlar yeni İTTİFAKLARA yol açacaktır.

Güney Kıbrıs’ta ise, özellikle Maraş kökenli Rumlar, Anastasiadis’in masallarından bıktıklarını, Maraş’ın adım adım ellerinden kaymasının ana suçlusu olarak Anastasiadis’in uzlaşmaz çizgisini gördüklerini açıkça tartışmaya başladılar.

Rum tarafında da Maraş kıvılcımı önemli siyasi sonuçlara yol açacaktır. Anastasiadis, artık oturduğu koltukta, kolay kolay rahat oturamayacaktır.

BM, Cuma günü, Maraş konusunu farklı yönleriyle ele almaya hazırlanırken, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye, Maraş’ın sahil şeridini Perşembe günü halkın kullanımına açacaklar.

BM genel Sekreteri, Kuzey Kıbrıs’taki seçimlerden hemen sonra, 3 Garantör Ülke , Kuzey ve Güney Kıbrıs Liderleri ve BM nin bir araya geleceği Gayrı-Resmi görüşmeler yaparak, tarafları bir araya nasıl getirebileceğinin yollarını araştıracaktı.

Türkiye’nin Maraş açılımından sonra, bu görüşmenin yapılıp yapılamayacağı hakkında bir yorum yapmak için, zaman erkendir.

Rum tarafı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz , Ayasofya’nın açılımı ve son olarak Maraş’ın açılımı politikalarının hangi sonuçlara yol açabileceğini analiz etme yeteneğini şımdiden kaybetmiştir.

Rum tarafının, şimdiye kadar kullandığı zamana oynama siyaseti, Kıbrıs’ın tümünü olumsuz olarak etkileyecek ve taraflar arasındaki buhran daha da derinleşecektir.

Türk tarafına gelince, Kıbrıs Türkü, kendisine değer veren kimsenin olmadığını her geçen gün yaşayarak öğrenmeye devam edecektir.

Maraş’ın sahil şeridinin açılımından sonra, Maraş’ın yerleşime açılması politikası da kesinlikle gündeme gelecektir.

Maraş konusu, Mülkiyet nedeniyle, uluslar arası hukuğun önemli bir parçasıdır.

Maraş’ta malı olan insanların mülkiyet haklarını, vakıf malları söylemiyle , esas sahiplerinin kullanamaması, birçok davaya ve Türkiye karşıtı eyleme yol açacaktır.

Maraş, BM tarafından birçok belgede sözü edilen ve Rumlara çözümle veya çözümden önce verilmesi söz konusu olan ana yerlerden biridir.

BM nin ve Türkiye’nin birçok uluslar arası toplantıda kabul ettikleri MARAŞ Politikasını, değiştirmek kolay kolay mümkün görülmemektedir.

Maraş, her iki toplumda ve Türkiye ile Yunanistan arasında önemli tartışmalara yol açacaktır.

Bu tartışma kıvılcımının bir macerayı değil, aklı ön plana getirmesi en büyük  dileğimizdir.

 







Başa dön tuşu