Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Malı mülkü sıfırlamak

Sene 1878.

Kıbrıs İngiliz’e devredilmiş.
Ama bundan önce bir mesele var.
Bu devir İngiltere’de ve Kıbrıs’ın çevre ülkelerinde emlak piyasasını harekete geçirmiş.
Devir nedeni ile tez davranıp Kıbrıs’tan mülk alınırsa, bunların değeri kısa zamanda iki üç misli artacaktı.
Pek umulan olmasa da bundan yararlananlar olmuştu.

Ama esas harekete geçen Sultanın kendisiydi.
Şöyle olur:
Abdülhamit Han, devreye cingöz bir İstanbul Rum’unu koyar.
Amaç buradaki vakıf mallarını satmak.
Bunlar adanın yarısı eder, dağlar da dahil.
Bu çerçevede bütün mülkleri üzerine yazar.

Neticede girişim başlatılır ama İngiliz bu işe karşı çıkar.
Malların satılamayacağı üzerinde durulur.
Sultan ise yapılan anlaşmaların ilgili maddelerini öne sürer ve İngilizleri zora sokmaya çalışır.

Kısaca ada İngiliz’e devredilmiştir ama mülk sorunu çıkmıştır.
Sorunu çözmek için komisyonlar kurulur, çalışmalar başlatılır.
Bir neticeye varılmaz.
Zaman kalır…

Söz konusu topraklarda Kıbrıslılar çalışmakta, kimi mülkler de zenginlerin kullanımında bulunmaktadır.

Sultanın tezi toprakların kendisine ait olduğu,
İngiliz’in tezi ise üzerinde kullanılanlara ait olduğudur.

Netice Sultan’ın aleyhine biter.
Toprak, üzerinde işleyenin ve kullananın olur.
Böylece İngiliz bu davayı kazanır, vakıf malları özel mülk haline gelmiş olur.

Sömürge yönetimi “yönetim” olarak pılısını pırtısını toplayalı çok oldu.
Ama Kıbrıs’ın üç garantöründen biridir.

Havadis’in geçtiğimiz haftaki Poli ekinde Mete Hatay’ın konu ile ilgili araştırmasından haberi olmayanların, bu bilgi dolu araştırmayı okumalarını salık veriyoruz.
Hatay, yazısını şöyle bitiriyor:
“Zamanla toprağı işleyen köylünün hakları İngiliz Liberal yönetimi altında iyice gelişecek ve Sultan’ın iddialarını yenmeyi başaracaktı. Toprağı yıllardır işleyenler sonunda mülkiyet haklarını kazanmışlardı.”

Sonuç olarak Sultan’ın adadan birşey almadığı,
Ve zaten niyetinin tüm toprak ve mülkleri satıp paraya çevirmek olduğu anlaşılıyor.
Bununla birlikte adadaki Müslüman nüfusun haklarını korumak gibi bir gailesinin olmadığını söylemek de mümkün.

Bugünün koşulları değişiktir.
Yukarıdaki mülk sorunu1878 koşullarında çıkmıştır ve konu Sultan’ın mülkleri ile ilgili.
Sultan mı haklı, İngilizler mi haklı bunu herkesin kendi yorumuna bırakıyoruz.
Şimdi yaşanan mülk sorunu ise 1974 koşullarında ortaya çıkmıştır ve sorun toplumsaldır.

Kısacası,
Sultan malı sıfırlamak istiyordu…

Bu sefer bakalım ne olacak…