Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kalyoncu ne dedi, ben ne anladım?

Kendisine de söyledim.

Ömer Kalyoncu ile röportaj yapmak zor.
Gazeteci arkadaşlarım bilir.
Meclis kürsündeki “polemik” hali, maalesef röportajlarda yok.
Başbakan oldu, daha da ketum bir hal aldı.
Birçok soru sordum röportajda…
Cumhurbaşkanı ile…
Parti içi muhalif kesimlerle…
Geçmiş hükümetle…
Sivil toplumla…
Muhalefetle…
Kimseyle polemik yaratmamaya özen gösteren açıklamalar yaptı.
Ancak, “cümleleri bir yere getirip durdu” diye hissettiğim kısımlar vardı.
Birçok konuda, “Kalyoncu’nun söylediklerinin aksine” manalar çıkardım.
Mesela…
“Akıncı da benim işime karışmasın” demedi…
“Cumhurbaşkanı ile polemik konusunda şunu söyledi:
“Cumhurbaşkanı ile herhangi bir konuda istişare etmekten rahatsız olmam. Ama Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı’dır görevleri bellidir, hükümet hükümettir görevleri bellidir. Ben görüşmecinin nasıl görüştüğü meselesine karışma hakkımı kendimde görmem. Ve bir şey söyleyeceksem de ona uygun ortamda söylerim.”
Bu cümlenin üzerine, “Cumhurbaşkanı da benim işime karışmasın diyor musunuz?” diye sordum. Çünkü, “Ben Cumhurbaşkanı’nın işine karışmam, o da bizim işimize karışmasın. Bir şey söyleyecekse de medya önünde değil, benimle direkt bağlantı kursun. Eğer düzeltmiyorsak, bizi halka şikayet etsin” diye anladım ben söylediklerini.
Ama ısrarlı sorularıma rağmen, kendi pozisyonunu anlattı…
Karşıdan ne beklediğini anlatmadı…

Kooperatif ve DAÜ
Bir başka konu…
Kooperatif Merkez Bankası’nda kaybolan 3 milyon TL, Şeker Sigorta’da gelişen olaylar ve kurultay öncesi yapılan istihdamlar toplumun gündeminde. Kamu vicdanını yaraladı.
DAÜ’de ise “yurt yapımları” üzerinden bir sıkıntı var. Yönetim kurulu üyesi olarak atananlar, yatırımcılarla ortak iş yapar oldu. Sadece DP’li üyeler değil, CTP’li üyeler de tartışılıyor.
BRT başka alem… LAÜ başka alem… Limanlar başka alem…
“CTP’li üyeleri ne yapacaksınız?” diye sordum…
İşte cevabı:
“Parti bir karar alarak partinin yürütme organlarında görev alanların devlet kurumlarının yönetimine girmeyeceğini belirtti. Bu kararı uygulamaya koyacağız. Yanlış yapan biri varsa onu da görevden alacağız. Uyumsuzluk gösteren biri varsa onu da görevden alacağız. Bu net bir durumdur. Bu kurumların özerk hale getirilmesi için de belli bir çalışma başlatılıyor.”
Peki, bu söylemlerden ne anladım:
“İlçe başkanı, belediye başkanı, belediye meclis üyesi gibi görevleri olanlar, müsteşar, müdür görevlerini ifa edenler kurumlarda görev almayacak. LAÜ’de Lefke Belediye Başkanı, DAÜ’de Mağusalı Belediye Meclis üyeleri görevde olmayacak. Ötesi, Güzelyurt İlçe Başkanı Doğan Şahali Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu Başkanı görevini bırakarak Güzelyurt İlçe Başkanlığı’na devam edecek…”