Seyahat

LEONARD COHEN’İN ADASI HYDRA (IDRA)


Ağustos ayında 15 kişilik arkadaş gurubumla Yunanistan gezisini planlamıştık. Rotamızda Atina başta olmak üzere belli başlı şehirleri ve pek tabii ki Saronic (Saron) adaları olarak bilinen Yunan adalarından 3 ünü de programımıza dahil etmiştik.

Bugün sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım ada 1975 yıllarında hit olan ‘Dance me to the End of Love’ şarkısı ile dillerden düşmeyen besteci ve şair Leonard Cohen’in de adası olarak bilinen Hydra Adasıdır. Leonard Cohen, 1960 yılında bu adada bir ev satın almış ve 6 yıl bu adada yaşamış. Besteci, Marianne ile yaşadığı aşk sırasında pek çok bestesini burada yazmıştır. Adada yazmış olduğu besteleri arasında ise ‘So Long Marianne’ adlı şarkısı en çok bilinenlerdendir.

Saronic(Saron) adaları deyince akla ilk gelen adalar Salamis, Agean, Angistri ve Poros’tur. Bazen bu adalar gurubuna Hydra da dahil edilmektedir. Konum itibarı ile Yunanistan’ın kuzey doğusunda yer alan Mora (Peloponez) yarımadasındadır.  Adanın alanı takriben 50km’dir

Antik Yunan döneminde ada Yunan yarımadasındaki krallıklar için deniz üssü olarak kullanılmıştı. MÖ 12. yüzyılında Dor istilası neticesinde ada tamamen boşaltılmış; aradan geçen uzun yıllar sonrasında ise ada 8.ci yüzyılda çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşanlar tarafından yeniden dolmaya başlamıştır. Ada ekonomisi bu dönemlerde ağırlıklı olarak tarıma dayanmaktaydı. Hydra adası, 13.cü ve16.cı yüzyıllar arasındaki dönemde ise Venedik idaresinde kalmıştır. Venediklilerden sonra ada bir dönem Osmanlı idaresine geçmiştir. 1792 yılında adada büyük salgın hastalıklar yaşanmıştır. Ölümler neticesinde hayatlarını kaybedenlerden ve hayatta kalanların adayı terk etmeleri ile ada nüfusunda büyük bir düşüş yaşanmıştır. 18.ci yüzyılın sonuna gelindiğinde ise ticaret adada önemli bir yer almaya başlamıştır. 19.cu yüzyıl başlarında adada denizci nüfusu artmaya başlamış ve hatta bu dönemlerde ada genelinde denizci sayısının 10.000’e kadar ulaştığı bilinmektedir. Geçen zaman içerisinde Hydra Limanını süsleyen konaklar deniz taşımacılığının adaya getirdiği zenginliğin göstergesi oldu. Lagoudera Deniz Kulübünün Babis Morres tarafından 1958 yıllarında açılması ile dönemin jet sosyetesi ve yıldızları arasında olan Maria Callas, Aristotle Onasis, Sophia Loren gibi kişiler de adaya gelmeye başlamışlar.

Adadaki en büyük kasaba Hydra Port; günümüzde kafeler, restoranlar, marketler ve sanat galerileriyle liman çevresindedir. Kıbrıs’ın Girne limanında olduğu gibi bu liman da Venedikliler döneminde U şeklinde yapılıp at nalına benzetilmiştir. Limana girişte dağların üstünde Yunanistan Kurtuluş Savaşı sırasında filo komutanı olan Andreas Miaulis’in heykeli vardır. Adanın taş merdivenli daracık sokaklarında evler ve küçük butik oteller yer alıyor. Adadaki yerli halk Hydra Port yanı sıra Vlychos ve Mandraki civarında da yaşamaktadır. Ancak bu yerler arasında 2.000 civarındaki nüfusu ile en kalabalık ve canlı olanı Hydra Port’dur.

 

 

 

 

Nasıl gidilir

Atina’ya kadar gitmişken adaları da gezmek istiyorsanız ulaşım için en kolay yol Atina’dan otobüs veya metro ile Pire limanına inmenizdir. Adanın küçük oluşundan dolayı adada havalimanı yoktur. Bu adalara ulaşım Pire limanından düzenli olarak feribot veya deniz otobüsleri ile sağlanır. Pire limanı kocaman bir liman olup farklı destinasyonlar için toplamda 11 kapıdan hizmet vermektedir. Kapılar arası mesafe uzun olduğundan kapı çıkış için yanılma payı olmaması gerekir. Genelde bu adalara 2 numaralı kapıdan hizmet verilir. Yolculuk süresi 40 deniz mili olan Girne -Taşucu arasından daha yakın olup 37 deniz milidir. Bu süre yaklaşık 2 saattir. Hellenic Seawaysin günde 5, Anes Ferries’in ise haftada 4 seferi var. En yoğun dönem Temmuz ve Ağustos ayına denk geldiğinden adalar için biletinizi çok önceden internet üzerinden almanızda fayda vardır. (www.bookonlinehellenicseaways.gr)

 

Bizler, Atina gezimiz sonrası metro ile Pire limanına varışımızın ardından  feribot ile 2 saat süren rahat ve konforlu yolculuğumuz sonrası Hydra limanına varmıştık. Adada karaya ayak basar basmaz sol tarafınızda Denizcilik Akademisini görürsünüz. Merkeze doğru ilerleyince liman çevresinde toplanmış birbirinden güzel takılar, hediyelik eşya satan dükkanlar, sanat galerileri, cıvıl cıvıl kafeler ve restoranlar var. Bizler, önce gezebildiğimizce adayı gezelim sonra güzel bir kahve molası yapalım düşüncesi ile adayı dolaşmaya başladık. Beyaz badanalı evler, daracık sokaklar arasında dolaşırken hiç sokak ismi görmeyişimiz tuhafımıza gitmişti. Adalıların ev numaraları ve sokak isimlerine sahip tabelaları sevmediklerinden ada genelinde tabela ve numara uygulaması yoktur. Sokak veya adres bulmada gideceğiniz yere ulaşmak için yardımı orada yaşayan kişilerden alabilirsiniz.

 

Ada içi ulaşım

Hydra adası konumu itibarı ile ada içinde motorlu araç kullanımını tamamen yasaklamıştır. Bu uygulama neticesinde otobüs, motosiklet gibi araçlar ada genelinde kullanılmamaktadır. Adada çöp toplamak ve temizlik yapmak için sadece belediye araçları kullanılır.

Peki bu uygulama ile ada halkı marketten aldıkları eşyaları evlerine nasıl taşırlar diye merak ettiniz mi?  Ada genelinde taşımacılık eşek, katır veya atlarla yapılır. Adada yaşayan herkesin genelde bir eşeği vardır.  Hatta limana ayak bastığımızda bizi eşeklerden oluşan filonun adayı gezdirmek için beklediğini görmek çok tuhafımıza gitmişti.

Koylar arasındaki ulaşım ise motorlu teknelerle yapılır. Merkezden kalkan bir teknenin sizi farklı bir koya götürmesi takriben gidiş /dönüş €6 kadardır.

 

Adada gezilecek yerler

Yürüyerek kısa bir gezinti yapmak istiyorsanız daracık bembeyaz sokakları ile bakımlı evleri ve rengarenk çiçekli bahçeleri adaya ayrı güzellik katmaktadır. 18.yüzyıldan kalma konakları, eski kiliseleri, manastırları ve kaptan evlerini gezerken zevk alabileceğiniz bir adadır. Denize girmek için ise ada çevresinde birbirinden güzel koylar ve plajlar vardır. Bunlar arasında Agios Nikolaos, Mandraki, Spilia sadece birkaçıdır.

Hydra Katedrali: Limanın tam ortasında konumlanmış ve 17.ci yüzyılda inşa edilmiş eski manastır olarak bilinen Hydra Katedralini görürsünüz. Zaten şehir girişindeki mermerden yapılmış kocaman çan kulesi hemen dikkatiniz çekecektir. Adada yaşanan 1774 yılındaki depremle manastır zarar görmüş ve yeniden restore edilmiştir.

Hydra Din Müzesi: 1999 yılında açılan müzenin içerisinde mücevherler, dini objeler ve tarihi belgeler vardır.

St. Elijah Manastırı: Bu manastır 19.cu yüzyılın başında inşa edilmiş olup sadece erkekler için yapılmıştı. Günümüzde muhteşem ada manzarasını görebileceğiniz bu manastıra gitmek biraz zordur. Bir yamaçta konumlanmış olan bu manastırı gezmek istiyorsanız yürümeyi ve tırmanmayı göze almalısınız. Yunan devrim kahramanlarından olan Theodoros Kolokotronis’in bir süre bu manastırda gözaltında tutulduğu bilinmektedir.

Tarih Arşivleri Müzesi: Hydra adası ve devlet tarihi ile ilgili belgeler burada saklanmaktadır.

 

Adaya ne zaman gidilir

Kış ayları genelde ılık ve yağmurlu olup sıcaklıklar 12-15C arasında seyreder. Yaz aylarının başlaması ile sıcaklıklar 30C kadar çıkmasına rağmen özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında adada yoğunluk yaşanır. Hydra, gerek farklı ülkelerden giden turistler gerekse Yunanistan’dan giden yerli halkın tercih ettiği adalar arasındadır. Adada sessiz ve sakin bir tatil geçirme düşüncesindeyseniz sizin için en ideal aylar sonbahar ayları olmalıdır. Bu dönemde kalabalık azalmış ve yerini sakinliğe bırakmış olur.

 

Adada nerede kalınır

Hydra adasında yeni konut yapımı yasaktır. O nedenle ada çapında büyük oteller göremezsiniz.  Oteller genelde eski yapısı değiştirilmeden restore edilmiş tarihi binalar veya konaklardır. Birbirinden güzel olan bu otellerde fiyatlar hiç de ucuz değildir. Bu oteller içerisinde olan Hydrea eskiden konak olarak kullanılan yapılardandır. Lotus Sweet Home Hydra(3 yatak odalı ev) gecelik fiyatı €290, Maria’s House (2 yatak odalı) gecelik fiyatı €230 civarındadır. Yaz aylarında talebin artması ile bu fiyatlarda hayli artış olur. Aylar öncesinden rezervasyon yaparsanız daha uygun fiyat bulabilirsiniz. www.hotels.com arama yapacağınız internet sitelerinden olabilir.

 

Adada ne yenir

Akşam yemeği için Lagoudera’nın eski yerinde bulunan Omilos ve Sunset restoranlar mutlaka gidilmesi gereken yerlerdendir. Fetta peynirli Yunan salatası, souvlaki, mousakka gibi bilinen yemeklerin yanı sıra peynirli kalamar veya kırmızı safranlı midye yemekleri ise Hydra adasının yerel yemeklerinin başında gelir. Bu yemeği tamamlayacak olan ouzo ise vazgeçilmez içeceklerdendir. Tadı damağımızda kalan birbirinden nefis tatlıların satıldığı ‘Cool Mule’ a uğramadan adadan ayrılmayınız.

 

Festivaller

Ada genelinde yıl boyu festivaller düzenlenir. Bunlar arasında en çok bilineni Şubat ayında yapılan Badem Festivalidir. İlkbaharın gelmesi ile Apokreas Karnavalı düzenlenir. Haziran ayında ise Andreas Miaylis’in anısına sergiler, konserler ve yarışmalar yapılır.

 

Yunan sosyetesinin gözdesi olan ada, beyaz badanalı evleri sakin plajları ve tarihi yapıları ile bir tatil beldesidir. Atina’ya kadar gitmişken gezerken keyif alacağınız bir adadır HYDRA.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum’da buluşuncaya kadar sağlıkla kalınız.

 

 

 




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı