Köşe Yazarları

Larnaka’daki Cami-i Kebir’in bir zamanlar iki minaresi vardı







Osmanlı valilerinden Seyit Mehmet Ağa tarafından 1835 yılında inşa edilen tarihi Büyük Cami (Cami-i Kebir)’nin bir zamanlar iki minaresi olduğu ortaya çıktı. Sayfadaki fotoğraflardan da görüleceği üzere camide iki minare vardı. Konuya ilişkin olarak kendisine başvurduğumuz arkeolog tarihçi dostumuz Tuncer Bağışkan bizlerle aşağıdaki bilgileri paylaştı.




Camiden önce kilise
Cami önce “Holy Cross” olarak bilinen Kutsal Haç Kilisesi olarak yapıldı, sonra da 1835-36 yılında Seyyit Elhaç Mehmet Ağa tarafından yapılan ilavelerle camiye dönüştürüldü… Alt kat kilise görünümünü korurken, üst kat ise sonradan ilave olduğu anlaşılıyor.



İlk minare
Minare ise caminin güneydoğu köşesindedir. Kilisenin çan kulesi üzerine yapıldığı kaydedilen minarenin günümüze gelinceye kadar defalarca yıkılıp yeniden yapıldığı arşiv belgelerinde kayıtlıdır. 1850’li yılların sonu ile 1860’lı yılların başında caminin hemen yanındaki kalenin hapishane odalarında vuku bulan çok büyük bir infilak, minarenin kaymasına ve üzerinde çatlakların oluşmasına neden olmuştu. Daha sonra zelzelelerden de etkilenmişti.
Nihayet yıkılma tehlikesi geçirdiğinden damın seviyesine kadar olan kısımları yıkıldıktan sonra 11.3.1889 tarihinde yeniden yapılmaya başlanmıştır. İnşaat 22.3.1889 tarihinde tamamlanmış ve bu amaçla £5 harcanmıştır. 1892 yılında bu sefer de şerefesi yıkılma tehlikesi geçirmeye başladığından aynı yıl içinde Evkaf Muhasebecisi Hulusi Efendi’nin tavsiyesi üzerine usta Salvo Zammit tarafından tamir edilmiştir.
Ancak bu tamirattan birkaç yıl sonra gerçekleşen zelzele sonucu tehlikeli duruma geldiğinden Evkaf İdaresi tarafından caminin dam seviyesine kadar yeniden yıktırılmıştır. Minarenin kaideye kadar hasar gördüğü Kamu İşleri Dairesi Müdürü Edward Nicholls’un 17.7.1899 ile 14.10.1899 tarihli raporlarıyla belgelenmiştir. Raporlarda, minarenin kaidesi sağlamlaştırıldıktan sonra üzerine ancak 20 ayak yüksekliğe kadar inşaat yapılabileceği, onun üzerinde inşaat yapılması halinde tehlike arz edeceği kaydedilmektedir.

Padişah Abdülhamit
O sırada minareyle ilgilenen Padişah Abdülhamit’in Kıbrıs’a bir mektup yazarak minarenin yeniden inşa edilmesinin maliyetini sorduğu ve bu maliyeti karşılayacağını söylediği kaydedilmektedir. 9.9.1901 tarihi itibarıyla minarenin yapımı için çağrılan Larnakalı yapıcı ustaları (Costanti Vorka, Bandali, D. Triba, H.Tennoudi, Ch. Haci Yanni ve P. Nicolakki), minarenin bir yıl önce tamir edilen alt kısmının (kaidesinin) kaydığını belirterek minarenin yapımını üstlenmemişlerdir.

İkinci yeni minare
Nihayet Kamu İşleri Dairesi’nin görüşleri doğrultusunda £175’ya mal olacak yeni bir minare yapımına başlanmış ve bu minare 30.10.1902 tarihinde tamamlandıktan sonra 8.11.1902 tarihinde törenle açılışı yapılmıştır. Şimdiki minarenin kapısı, kuzeydoğudaki ahşap kadınlar mahfilinden buraya doğru uzanan ahşap bir balkona açılmaktadır. Silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Külahı taş örgülüdür. Gövdesi yatay silmelerle üç bölüme ayrılmıştır. Üst ile alt bölümlerinin araları dikine silmelerle yapılmış üç dilimli (gotik) kemerlerle süslüdür. 1996 yılında gerçekleşen yersarsıntısı sonucu kaydığından, 2003 yılı itibariyle, Kıbrıs Cumhuriyeti Eski Eserler Dairesi tarafından restore edilmeye başlanmıştır.

Ön cepheden Cami-i Kebir 1973 (Tuncer Bağışkan’ın arşivi)

Minaredeki siyah nokta mücahitler tarafından açılan mazgal deliği olup, buradan Rum tarafına ateş ediliyordu

***

Larnaka’daki Cami-i Kebir’in iki minaresi olduğunu gösteren fotoğraf (Love’s Cyprus-1925, tarihi eserden aktaran Derviş Yüksel)

***

Kale tarafından Cami-i Kebir 1973 (Tuncer Bağışkan arşivi)

Fotoğrafta sol köşede o mücahit ve polislerin barikat kontrol noktası görülüyor

***

Arka cepheden Cami-i Kebir ve 1902’de tamamlanan ikinci minare









Başa dön tuşu