Köşe Yazarları

Kuvvetler Ayrılığı Diye Bir Şey Var… Seçim Seni Aklamaz…


Özgürgün’e bir şeyler olmuş. Bu ne sertlik… Ya da kızgınlık… Ya da telaş…

Bir televizyon programında ağzından çıkanlar, sıkıda olduğuna işaret ediyor.

Hükümetin icraatlarına söyleyecek bir şey bulamayınca, herkese saldırmış.

Sıkıntısının asıl kaynağı kendisiyle ilgili tabii.

Derdi ülkenin yönetimi olsaydı, zamanında biraz gayret gösterirdi. Yüzlerce proje beklerken, paraların geri gitmesini seyretmezdi. Memleket usulsüzlük, yolsuzlukla çalkalanıyor olmazdı…

Öyle bir gailesi olmadı. Kendine çalıştı, şimdi aklanmaya çalışıyor.

Hükümet kendine karşıymış, dokunulmazlığını kaldırmak istermiş ya, partinin içinden de buna çanak tutanlar varmış...

E var ya. insanlar Partinin üstündeki kara lekeden rahatsız… O lekeyi temizlemek istiyorlar.

Onları da tehdit etmiş. Diyor ki; “Benim demokrasi anlayışım budur… Yani niye aday oldun demem kimseye, ama seçimden sonra da partinin birlik, bütünlüğünü bozan, disiplinini bozan biri varsa o zaman tedbiri alırım, hiç gözünün yaşına bakmam dedim. Sonrasında içlerinden bakan da yaptım bazı arkadaşları. Aynı şartlar yine geçerlidir”…

Bu sözler bana çok tanıdık geldi, ya size..?

Özgürgün’ün itibarı kimsenin umurunda dağil, insanlar partilerinin başında ‘kaynağı belirsiz para hareketleri’ olan birini görmek istemiyor. Konu sırf dedikodu olsa, içlerine sindirecekler. Ama mahkemede açıklanmış konular bunlar.

Kendisine çok yakın bildiği insanlarla konuştum. Düşündüklerimi ve UBP’nin uzaktan nasıl göründüğünü söyledim, “bitecek, temizlenecek” dediler. Gayet açık ve net.

Özgürgün, sonra hızını alamamış, hükümetin kendisini yargılamak için “Yargıyı, savcıyı, polisi tehdit ettiğini” söyleyivermiş.

Yani şimdi iş mahkemeye giderse, o yargıçlar, polisler bunu tehditle mi yapmış olacaklar?

Bu noktada yargıya müdahale eden ve baskı uygulamaya kalkan kendisi olmuyor mu?

Bu çıkışlara gerek yok. Çırpınmaya, herkesle kavgaya girmeye de gerek yok.

Yapılacak iş belli.

O mal varlığı, o paraların kaynağı açıklanacak.

Hatta o kadar kendinden eminse, gidecek, kendisi talep edecek dokunulmazlığının kaldırılmasını…

Ha, açıklayamıyorsa, ki şu andaki durum tam da budur, yargı yoluna gidilecek. İçeride daha önceki dönemden bıraktığı bir mal beyanı var. Duruşma sırasında açıklanan para hareketleri ise yeni. Nereden geldi bu paralar, neyin karşılığıydı. Bu kadar basit.

Hükümete hitap etmiş, “Sen kimsin de dokunulmazlığımı kaldıracaksın, beni yargılayacaksın… Halkın takdiri orada”…

İşte ben de orada çıldırdım.

Sandıktan çıkınca, her şey tamam mı oldu?

Yani halk onay verdi diye, kaynağı açıklanmayan paralar aklandı mı?

Seçmenin buna yetkisi var mı?

Üniversitede okuduklarına bir daha göz atsa keşke. Kuvvetler ayrılığına falan…

Kendini kurtaracağını sanarak, yargıya da dil uzatmaya devam ederse, o zaman da yapılacak iş bellidir.

 

YERİN KULAĞI VAR

ÇOK HOŞUNUZA MI GİDERDİ:  

Önce, “Türkiye bu hükümete randevu vermez” dediler. Randevu verildi, hem de en üst düzeyde karşılama ile. Şimdi ise, “gittiler fırça yeyip döndüler” dedikoduları aldı başını gidiyor. Sanki de Başbakan ve Yardımcısı “fırça çekilmek” için çağrılmış gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Öyle olsa çok hoşunuza giderdi değil mi? Eski fırçaları unutmadık…

KURULTAY UBP’Yİ KARIŞTIRCAK:

hüseyin-özgürgünUBP’de başkanlık yarışı hız kazandı. Ertelenen ve bu yıl yapılması zorunlu olan kurultay öncesi UBP’de Genel Başkanlık için hevesli çok. Şu an için Özgürgün’ü koltuktan indirmek için sıraya giren dört aday var. Sucuoğlu, Taçoy, Tatar ve son olarak da Sunat Atun. Seçim sürecince Başkanlarına sahip çıkar görünürken, meğer hedeflerini sonraya saklamışlar…  Zaten kendisi de, “Maalesef bizim içimizde de parti içinde de bunlara çanak  tutanlar olduğunu biliyorum, bunu görüyorum” diyerek, kendisine karşı bir komplo olduğunu iddia ediyor. Esas hesaplaşma kurultay sonrası yaşanacak galiba…

MUHALEFETİ ÖĞRENECEKLER:

Meclis’in yeni partilerinden YDP, ne yazık ki muhalefetini belli bir minval üzerine kurmuş, aynı şeyleri tekrarlayıp duruyor. Seçimlerin üzerinde iki ay geçti. Bütün muhalefetleri ya “Doğuş Derya’nın yemini”, ya da “22 Ocak olayları”. Son olarak da, Erhürman ve Özersay’ın Ankara ziyaretiyle ilgili yaptıkları açıklama. Neymiş efendim “duyumlara göre” Ankara görüşmelerinin “gergin geçmesine üzülmüşler… Hani ülkenin sorunları bunlarla çözülecek olsa, tamam devam edin diyeceğim…

BU DA BENİM TALEBİM:

Hükümet kiralık araçlar konusuna el atınca, işletmeciler ziyaretlere başlamışlar. Konuşmalarından, kiralık araçların ülke trafiğinde yarattığı kaosun farkında oldukları anlaşılıyor. Haddinden fazla izin verildiğini kendileri söylüyorlar. Bu taraftan da, sahip oldukları muafiyetlerin devam etmesini istiyorlar. Ben de talebimi buradan bir kere daha yazayım; şu ‘5 senede muafiyetiyle birlikte sivil plakaya çevrilme’ olayına baksın hükümet. Ortalıktaki kiralık enflasyonunun esas sebebi bu. Ve bu iş ciddi vergi kaybına sebep oluyor. Birileri de bu işten haksız paralar götürüyor.

SİZ NE YAPTINIZ:

Trafik Dairesi Müdürü Nazmiye Çelebi Yenidüzen’e yaptığı açıklamada, “sigorta şirketlerinin muayenesiz, kayıttan düşen, seyrüseferi olmayan, işletme iznini(T,A,B ve Z izni) yenilemeyen araçlara da sigorta çıkarttığını açıkladı. İyi de bunları bildiğinize göre, söz konusu sigorta şirketleriyle ilgili nasıl bir yaptırım uyguladınız acaba…?

HAYDİ HAYIRLISI:

Asgari ücretle ilgili ilk toplantı yapıldı. Hür-İş Genel sekreteri Yeltekin,  kimsenin “1893 TL’ye insanlar mutludur, geçinir her şey tamamdır” rüyası görmemesini isterken,  İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu da, “ülkede herkesin iyi yaşama hakkı olduğuna inandıklarını” dile getirdi. Tarafların bu olumlu yaklaşımı, müjdeli haber bekleyen işçi kesimini sevindirdi. İnşallah toplantılar herkesi mutlu edecek bir son ile biter…

 

ZİRVEDEKİLER

Eşref Çetinel: “Geçmişte sorunlar fasit bir daire içinde dönüşümlü olarak gündeme gelirdi. Mesela hasat mevsimi gelmeden narenciye ile patates sorunundan söz edilmezdi! Ne var ki arpanın hasadından çok kuraklıktan alınacak para konuşulurdu! Okullar açılmadan kimse eğitimden söz etmezdi! Okullar açılırken eğitim sorunu gelirdi gündeme! Pislik bile göze batmazdı pek! Trafik canavarları   “TC’den DAÜ’ye gelen ZZ plakalı arabalı öğrencilerdi! Devran değişti! Büyüdük ki şimdi tüm sorunları hep birlikte ve çığlık çığlığa çağırıyoruz! Çünkü hepsinin altında kaldık canımız çıkıyor!”.

DİPTEKİLER

Kim Bu Müfettiş: Olay Girne Anafartalar Lisesi’nde cereyan etti. Bir kız öğrenci bir erkek öğrenci tarafından taciz edildiğini söyleyerek şikayette bulundu. Konuyu araştırmakla görevli müfettişin ise, “O tırnaklarınla tabi ki tahrik ettin, çocuk haklı, seni 35 yaşında hiç düşünemiyorum” dediği iddia edildi. Battaniyeden, küçük çocuktan, mini etketen tahrik olunanı duyduk da tırnaktan tahrik olanı ilk kez duyuyoruz. Hele bunu söyleyen bir “eğitim” müfettişiyse, durum oldukça vahim…

Foto Gündem

Keneddy T. Dede, cinayetinin 7 zanlısı aleyhindeki soruşturma tamamlandı. Polis zanlılardan 5’ine “Adam öldürme” diğer ikisini ise “suç örtme” suçlaması getirdi
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı