Köşe Yazarları

Kur dalgalanmaları ve para piyasalarındaki hareketlilik


Bu hafta şaşırtıcı bir biçimde TL karşısında döviz kurlarında düşüşler yaşandı. Buna sevinmek lazım tabii ki eğer kalıcı olacaksa. Bunda çeşitli nedenlerin olduğunu söyleyebiliriz.

Konuya geçmeden önce, bu hafta KKTC’de geçen haftalarda istifa eden 4’lü Koalisyon Hükümetinden sonra, UBP ile, istifa eden Hükümet ortaklarından HP arasında, UBP Başkanı Sayın Ersin Tatar Başbakanlığında kurulan yeni Koalisyon Hükümeti’ne başarılar diliyoruz.

Düşüşe yönelik Kur dalgalanmaları;

Öncelikle TCMB hafta içinde aldığı kararla, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarının, TC Merkez Bankası nezdinde tutulan zorunlu karşılık oranlarını 200 baz puan arttırarak bu işlemle piyasadan 4.2 milyar $ likidite çekebilecek bir durum yarattı. Tabii ki döviz karşılık oranlarının arttırılması bankalara döviz mevduat maliyetlerini de arttırdığı cihetle bankaların döviz mevduatı tutmayı caydıracağı düşünülmüştür. Kararda TL mevduatına avantaj getirmek ve dolarizasyondan ve daha doğrusu geçerli dövizden TL’ye kayma hedefi var.

İkincisi bu kararla TCMB döviz rezervleri de arttırılmış oluyor. Çünkü bankalar nezdindeki dövizin bir kısmı Merkez’e alınmış oluyor. Döviz rezervleri de son hafta bir miktar (haftalık 1milyar344milyon$)artmış durumdadır. Halen TCMB’nın  20milyar455milyon $ altın ve 73 milyar$ brüt döviz olmak üzere 93milyar547 milyon$ toplam rezervi mevcut(24.5.2019). Net döviz rezervi ise 24.5 milyar$ civarındadır ki net rezervler geçen yıllara göre düşmüştür.

TCMB bu kararını açıklarken bankaların TL mevduat toplamasının daha cazip olduğu da ifade edilmiştir. Ancak kur hareketleri durur istikrar olursa ve enflasyon paralelinde faiz politikası uygulanırsa tabiatıyla doğru olur. Temennimiz de budur.

Aslında bu karardan sonra döviz kurlarında bir düşüş oldu. Ancak tek neden bu karar olmamakla beraber bunun yanında diğer etkenlerden Türkiye’de yabancı turizm hareketinin bu ay %25 artmış olması ve yabancı turizmle döviz kazancının çoğaldığını söylemeliyiz. Ayrıca Kurban Bayramı dolayısıyla gerek ihtiyaçtan gerekse tatil amaçları için döviz mevduatlarından döviz bozdurulduğu da bir gerçektir..

Bu hafta diğer bir karar (SPK) Sermaye Piyasası Kurulu’nun almış olduğu karardır. SPK, gerek emeklilik gerekse standart para piyasası fonlarına alınacak varlıklar için yeni düzenleme getirdi. Emeklilik Fonlarında, para piyasası fonlarının portföyünün en az %25’inin devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS), standart fonların ise portföyünün %10’unu Borsa İstanbul’daki hisse senetlerinde değerlendirme zorunluluğu getirdi. Burada da likidite temin etme amacı var.  Hazineye de likidite sağlanmış olacak.

Bu para hareketleriyle Borsa İstanbul’a da para girişi hedeflendi ki 84 binlere inen Borsa İstanbul hafta sonunu 90binlere yükselerek kapatmıştır. Alınan kararla bu emeklilik ve standart fonlardan mecburi kesintiler ile hisse senetlerine aktarmalardan yükselişin olduğu değerlendirilmektedir. Geçmiş ay ve haftalarda 104 binlere ulaşan BİST, son haftalarda düşme eğilimine girerek hafta başlarında 84 binlere düşmüş iken Perşembe günü 87 binleri aştı, haftanın son günü Cuma gün ise 90,689 ile kapandı.  Bu arada TL faizlerinde de piyasada bir miktar artış oldu.

Enflasyon önemli.  Her durumda olduğu gibi bu durumlarda da çok önemli. Enflasyon bu yıl da yüksek seyretmeye devam ediyor. Temelde enflasyonun düşürülmesi ve Ülke kaynaklarından sağlanan döviz birikimlerinin yurt içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Hele yabancı sermaye beklerken ve döviz açıkları mevcut iken. İhracattan, gerekse turizmden kazanılan döviz gelirlerinin ülkeye getirilmesi mecburiyeti getirilmediği sürece en azından % 80’ler oranında getirilmedikçe ülke genelinde döviz sorunlarının devam etmesine engel olunması mümkün değildir. Çünkü bu dövizler ülkelerin kaynaklarının insan kaynakları emek, sermaye ve yeraltı ve yerüstü kaynakları kullanılarak ve üretilerek yapıldığına göre, turizmde de devletin verdiği çok çeşitli teşvik ve muafiyetler desteğine rağmen bu işletmelerin kazandıkları dövizler Ülkesine yeterli oranda getirilmedikçe döviz sorunu devam edecek kanaatindeyim. Çünkü devamlı devletin çeşitli ve ayrıca  bütçe desteğiyle, garanti sistemiyle borçların devam edilerek çoğalması da fasit daireden çıkışı  zorlaştırıyor. Belli bir kesim devamlı bütçe ve borç desteği ve teşviklerle ayakta duramaz. Kazanılan kazançların karşılığı dövizin ülkeye getirilmesi bir zarurettir. Getirilmeyenler bir yana yurt dışına mevduat transferinin çoğaldığı  iş aleminden sermaye çıkışının yurt dışına yönelik arttığına bakılırsa, kaynakların yurt dışında belli kesimlerde tutulduğu ve ülke kaynaklarının azaltılmasına neden olduğu düşünüldüğü çerçevede, ülke kaynaklarıyla kazanılan dövizlerin ülkeye yönelik disipline edilmesinin zorunluluğu  söz konusudur.

Çünkü döviz eksikliği, dalgalı kur rejiminde sürekli dalgalanacak ve maliyetler devamlı artma eğilimine girme riskleri artacaktır. Bir de  şimdi düşen kurlarda maalesef fiyatlar hiç düşmemektedir. Hep yükselene göre fiyatlar gitmektedir. Bu da enflasyonu tetiklemekte ve düşmesini engellemektedir. Ana önlemler ülkeden kazanılan dövizlerin öncelikle ülke içinde değerlendirilmesine ve yatırımlarına yönelik önlemlerin alınması ve yabancı sermaye celbinin gerektirdiği olumlu istikrarın ve beklentilerin oluşmasıdır.

Pazartesi mübarek Ramazan ayı tamamlanarak Ramazan Bayramına giriyoruz. Ramazan Bayramımızı kutlar hayırlı ve mutlu gelecekler dilerim.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı