Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KÜLTÜREL VARLIKLAR, IŞİD VE BİZ

Abdi Çavuş sokağı içerisindeki bazı eski konaklarda,

Arabahmet mahallesinin bazı evlerinde,
Ayasofya Camisinin çevresinde bulunan kimi evlerde bulunur…

Türk hamamları…

Türkler hamamla Anadolu’ya geldikten sonra tanışmışlar.
Herhalde daha önceleri dere kenarlarında falan yıkanıyorlardı.
Hamamın hikayesi Antik Romalılara kadar dayanıyor.
Antik Pempeii kentinde yapılan kazılarda bu tür hamamlara rastlandığı belirtilir…

Neticede hamam kültürü Türklere de intikal etmiş,
Tez zamanda kendi stilini yaratmıştı…

Bir zamanlar hamama gitme alışkanlığı vardı.
Erkekler ve kadınlar için ayrı saatler belirlenir,
Herkes sıkça hamama giderdi.
Lefkoşa’da üç dört tane hamam vardı.
O saatlerde temiz pak insanlar sokaklara dağılır,
Yasemin kokularına sabun kokuları karışırdı…

Hamamların daha küçükleri kimi varlıklı insanların evlerinde de vardı.
Bu yüzden, birçok evde bu hamamlar hâlâ ayakta durmaktadır…

Bir ankete göre turistler Lefkoşa’da gezerken en çok Büyük Hamam’dan etkileniyorlarmış, bir de Ayasofya Camisinden…

O halde,
Turistleri Surlariçinin dışındaki yerleşim yerlerine koysanız,
Etkilenebilecekleri tek bir şeyin olmadığı anlaşılıyor.
Nesine baksın?
Neresinden baksın?
Hangi taşına,
Hangi panjuruna,
Hangi kapısına,
Hangi köprüsüne,
Hangi meydanına?

Lefkoşa’yı göz önüne alırsak,
Elde bir tek bu masalımsı bölge var.
Şeher dedikleri…

Çok şeyler söylenmesine rağmen, bir türlü seçilmişlerin bu kentten turistler kadar etkilenmemeleri şaşırtıcı boyuttadır…

Adaya eskiden gelenler de hamamlardan etkilenirlerdi.
Avusturya Arşidükü Louis Salvador bunlardan biridir.
1872 yılında Kıbrıs’a gelen Salvador Lefkoşa’da sekiz adet hamamın bulunduğunu belirtir ve Büyük Hamam hakkında da bilgiler verir…

Büyük Hamam Lüzinyan dönemindeki kalıntıların üzerine yapılmıştı.
Bazı kaynaklara göre hamamın yerinde St. George of Latin Kilisesi bulunuyordu…

Kiliseleri ahıra, hamama, depoya döndürmesini bilen milletin,
Siyaset eyleyeceği yeri de tütün fabrikasından devşirmesi şaşırtıcı olamaz.
Kültürüne uygundur…

Ve şeherin yüzüne kimse bakmıyorsa,
Evleri teker teker dökülüyorsa,
Köşelerden bucaklardan bütün anıları siliniyorsa,
Kimseye suç bulmaya gerek yoktur.
Kültür budur…

Bir örnek;
Demirhan’daki tren istasyonunu yerle bir ettiğimizde,
Kültürel varlıkları tek tek yıkan IŞİD henüz yoktu…