Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çetrefilli müzakereler: (Türkiye için kuzey büyük önem kazanıyor.)

Geçen hafta “Müzakerelerde “konuların derinliğine girildi” de dendi, “Yeni bir Kıbrıs yaratmak için müzakere masasındayız”  da dendi! Tabi Güney’de Rum gençlerinin Türk gençlerine saldırıları havayı bulandırsa da beklenen oldu ve Rum tarafı olayı kapatmadan deşerek “suçluları tutukladı.”
Eide’ye göre programlanan 6 görüşmeden 3’ü tamamlandı!  Mülkiyette nelerin  görüşüldüğü konusunda bir açıklama yapılmadı ama anladığımızca sorun müzakereleri olumsuz etkileyecek kadar önemli! Ki tam bunu düşünürken CTP Genel Başkanı Talat  geçen hafta yorumunu yaptığımızca “Demopulos kararını” hatırlatarak Kuzey’deki Rum mülkünde ilk mal sahibi kadar şimdiki kullanıcının da hakkı olduğunu söyledi! Öte yandan Talat’ın altını çizdiği bir diğer sorun da Yönetim ve Güç Paylaşımında  Rum tarafının ayak sürümeye başladığıydı. Mesela Rum tarafı olası çözümde “tanınmış Rum Devleti ile tanınmamış Türk devletini  yan yana koymak istemiyor!” Eşit statüyü kabul ediyor ama “ayni ağırlıkta ayni haklara sahip iki ayrı devleti” kabul etmiyor…
MÜZAKERELERE DEVAM: Bundan bir süre önceye kadar diyar diyar dolaşıp “referandumda halkı evet”  demeye çağıran Talat  son günlerde “çözüm konusunda kesinlik taşıyan açıklamalarda bulunmaktan”  kaçınıyor. Anlıyoruz ki “Rum tarafı sandıktaki suratını ortaya çıkardıkça çözüm umutlarını kırıyor!
ZATEN DİKKAT DİYORUZ: Anastasiadis’li Güney bir yandan silahlanırken öte yandan artık Suriye’ye taşınan ve   Doğu Akdeniz’e iyice yerleşen Rusya ile de ilişkilerini koyulaştırıyor. İsrail  ve Mısır zaten çoktan kankası oldular! Bölge ateşler içinde yanıyor, son olay Türkiye’nin iyice canını sıkan Türkmenlere yönelik Rus saldırıları oluyor.. Es kaza Türkiye’de müdahale edecek olsa kıyamet kopacak.
KIBRIS SORUNUNU ETKİLEYECEK: Şu anda Güney ile Türkiye tam zıt siyasetlerde birbirlerine hasım iki “ayrı taraf” oldular! Anastasiadis Rusya, İsrail, Mısır, Lübnan ile ilişkilerini artırıyor! Rusya’nın Suriye ve Güney’deki varlığı nedeniyle Rum tarafı    Esat’tan yana olmak zorunda kalıyor!  Ve  tam bir Türkiye karşıtı durumuna geliyor!   Tabi dış siyasetin bu kadar alengirli olduğu bölgede   Türkiye için Kıbrıs’taki varlığı  daha bir önem kazanıyor!  Ve tabi ki adayı terk etmeyeceği  bir yeni strateji zorunlu hale geliyor.
KISACA: Artık Türkiye’nin de istediği gibi bir çözüm dayatması ya “vardır” veya kaçınılmazdır, olacaktır! 
     **********     

BOŞA GEÇEN HAFTALAR. (BİRİKİM ÖZGÜR’ÜN ÇIKIŞI.) 

        Bir haftayı geride bıraktık yenisine başladık. Öyleyse soralım: “Geçen hafta ne yaptık?” Mesela “bir büyük ekmek çok mu satılsın!” Veya bir tesisin açılışı mı? TC’den gelen su çeşmelere ulaşması için borulara mı verilmeye başlandı? Trafik kazalarında azalma mı oldu? İlk defa çiftçiler huzurlu bir hafta mı yaşadı? Sendikalar eylemlerinden mi vazgeçti? Elle tutulur bir “yasa” mı çıktı?.. 
YA NE OLDU GEÇEN HAFTA? Memlekette 71 lösemi hastası varmış! Çiftçiler Birliği Devletin kendilerine milyonlarca lira destek ve mazot paraları borcu olduğunu açıkladı! Rum tarafında Rum gençleri Türk gençlerine saldırdı! KTTO’sı Hükümeti uyararak TC ile yeni bir ekonomik protokol yapmanın şart olduğunu söyledi! 2015 yılının ilk 9 ayında Güney’de 2.6 milyon turist gelirken, Kuzey’e 1 milyon 113 bin turist geldi! Vergi listeleri yayınlandı ama yine boş ve kof çıktı! Kaç aydır Erenköy Belediyesi çalışanları maaşlarını alamıyorlar, son çareyi TC Büyük Elçiliği’nin kapısına dayanmakta buldular! Falan…
ÖZGÜR NE DEDİ: Hiç mi elle tutulur bir iş yapılmadı?  “İş” değilse bile önemli bir uyarıydı. Ki bu nedenle olmalı Birikim Özgür Maliye Bakanı olmasına karşın cesurca bir uyarıyla  kendi “hükümetini”  hizaya girmeye davet etti! Ve Türkiye ile imzalanan ekonomik protokollerin uygulanmaması nedeniyle hem Türkiye’yi kandırma yoluna gidildiğini hem de KKTC maliyesi ile ekonomisinin çok zor durumlara düştüğünü açıkladı…
Aslında Özker Özgür’ün “CTP’nin aksi tutumuna karşın bu söylemleri yeni değildir… Değildir ama bu ülkede “yetkili ve sorumlu makam sahibi” olunmadıkça ne yazılıp söylense vız gelip tırıs gidiyor”
Nitekim yıllardır benzer yorumlarla “TC–KKTC Mali Ve Ekonomik Protokollerin uygulanmaları gerektiğini “hasbelkader” yazıp söylerken, Türkiye’nin de  “sıfır gümrük” uygulamasını Kıbrıs’tan esirgememesi   gerektiğini çok tekrarladık. Çünkü dobra yazmak gerekirse bu gümrük sorunu nedeniyle   TC’den 100 liralık ithalat yapılıyorsa  1 liralık da  ihracat gerçekleştiriliyor.  Dolayısı ile KKTC’yi TC tarafından sömürülen bir ülke konumuna sokuyor!
Tabi Genç Maliye Bakanının batan gemiyi nasıl kurtaracağını  bilemiyoruz ama şuna inanıyoruz:  Her devrede bir  “kurtarıcı” bulunur..               

**********

KISACA TAKILDIKLARIM:  (GENE SU GENE TRAFİK!)        

Geçen hafta yüzüm çok kızardıydı! Utandım çünkü davullu zurnalı bayram yapmamız, dünya alemin gazetecilerini medya mensuplarını davet edip “işte büyük eserimiz”  diyerek gurur duymamız, sevinçten yüreklerimizin kuşlar gibi uçması gereken bir olayı, tam “bize benzeyen” bir kaosa dönüştürdük! TC’den akan su! Hâlâ sahibi kimdir diye tartışıyor ve bazılarımız hâlâ akan suyun bize zararından başka bir faydası olmayacağını iddia ediyor! Yüzüm çok kızarıyor çokk!
TRAFİK SORUNU: Sorunları geri kalmışlık mı yaratıyor, yoksa sorunlar mı geri kalmışlıktan kaynaklanıyor? Mesela Yol? Var! Çemberler?  Var! Yollarda arabalar? Hem de sürücüleri ve binlercesiyle yollardalar!
Şimdi sorarsınız?  Trafik kazaları da var mı? “Pöö” dersiniz  eğer her gün ölümlüsü yoksa, arabalar yüzlercesiyle çarpışmaz, insanlara çarpmaz, duvarlara toslamaz, yollardan çıkıp takla atmaz, önlerinde ne bulurlarsa içlerine dalmazlarsa; KKTC’de “yaşam olduğunu” ne anlayan olacak ne  gören! Trafik kazaları ve yollardaki fecaatı nedeniyledir ki Kıbrıs Türk halkı ispat’ı vücut eylemektedir!