Özkan Yorgancıoğlu’nun Başbakanlığa devam etmeme, Serdar Denktaş’ın da 3 bakanlığa eş değerdeki Başkan Yardımcılığı görevini bırakacaklarını açıklamalarından sonra önümüze aynı model ama farklı isimlerden oluşan bir kabinenin çıkacağı kesindir.
Peki aynı model yani Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler ile Demokrat Parti Ulusal Güçler hükümetinin devamı olan fakat yeni yüzlerden oluşacak kabine ne yapacak? İcraat planları ne olacak? Ve daha önemlisi hayal ettikleri icraatları ne kadar hayata geçirebilecekler?
Çok yakın zamanda meydana gelen örnek bir olaydan devam edelim.
Mağusa’nın Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum sakinleri her iki taraf için de büyük kolaylık sağlayacak Derinya sınır noktasının sivil geçişlere açılması için eylem yaptılar.
İlk kez her iki tarafta da bu denli güçlü bir irade ve talepkar olan kalabalıklar bir araya geldi.
Türk tarafındaki eylem bizzat dikkat çekiciydi.
Hükümetin her iki ortağının Mağusalı bakanları eylemde bizzat yer aldılar.
Eylem yerinde gazetecilere yaptıkları açıklamalarda “Derinya Kapısı’nın derhal açılmasını” talep ettiler.
Eylemde ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi de vardı. Ki ben buna son derece yüksek değer biçiyorum.
TDP dahil diğer muhalefet partileri de vardı.
Yani siyaseten Kıbrıs Türkü’nü temsil eden tüm partiler oradaydı.
Muhalefetin sadece talep etmesi normaldir.
Çünkü muhalefetin elinde icraat yapacak yetki yoktur.
İktidar partilerinin temsilcilerinin söyledikleri son derece önemlidir.
Eğer ağız birliği ile “Derinya Kapısı derhal açılmalıdır” diyorlarsa biz vatandaşların beklentisi “en kısa sürede bu kapı açılacak” şeklinde olur.
Haklı bir şekilde hükümetin kararlılıkla verdiği sözün derhal yerine getirilmesini bekleriz.
Fakat durum hiç de öyle değildir.
O kapının ne zaman açılacağı belli değildir.
Hükümet yetkilileri de ne zaman açılacağını söyleyememektedirler.
Peki bu nasıl bir hükümettir?
Kararlı bir şekilde verdiği sözü dahi yerine getiremeyen bir hükümet ne işe yarar?
Ve Özkan Yorgancıoğlu ile Serdar Denktaş gittikten sonra yerlerine gelecek yeni ve muhtemelen genç yüzler neyi değiştirecekler?
İktidar sahibi ve icraat yapmak için mi gelecekler yoksa aynı düzenin devamını mı sağlayacaklar?
***
Kıbrıs Türkü hayatını dönüştürecek ve değiştirecek güzel icraatlar yapılmasını istemektedir.
Ve daha da önemlisi kendi seçtiği yetkililerin iktidar sahibi olmasını istemektedir.
Yani bu topraklarda kendi kendini yöneteceği bir düzen talep etmektedir.
Vatandaş bu kukla düzenden artık sıkıldı.
Seçtiklerini de tuluat perdesindeki kuklalar olarak görmek istemiyor.
CTP, DP ve tüm partiler bunu anladıkları gün başlarına neler geldiğini anlamış olacaklar.
İşte o gün bu memlekette iyiye ve güzele doğru gidişat başlayacak…
































